Şikâyet TDK, Türk Dil Kurumu isim (şikâ:yet) Arapça şikÂ¥yet Hoşnutsuzluk belirten söz ya da yazı, sızlanma, sızıltı, yakınma (II)...
Şikâyet
TDK, Türk Dil Kurumu
isim (şikâ:yet) Arapça şikÂ¥yet
Hoşnutsuzluk belirten söz ya da yazı, sızlanma, sızıltı, yakınma (II), yakıntı:
TDK, Türk Dil Kurumu
isim (şikâ:yet) Arapça şikÂ¥yet
Hoşnutsuzluk belirten söz ya da yazı, sızlanma, sızıltı, yakınma (II), yakıntı:
"Vali ne yapsa başat onu imzalar ve hiçbir şikâyet mevzusu duyulmazmış."- A. Ş. Hisar.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
- şikâyet etmek
- şikâyet getirmek
- şikâyette bulunmak
Birleşik Sözler
- şikâyet kutusu
- şikâyetname
Okul yönetimini nereye yakınma edebilirim?
Kötüye kullanımı Feysbuk'a iyi mi yakınma ederim?
Feysbuk'ta birini iyi mi yakınma edebilirim?
ŞİKAYET, -ti a (ar. yakınma).
1. Hoşnutsuzluğunu belirten söz ya da yazı, yakınma, sızlanma: Tabip ilkin hastanın şikâyetlerini dinledi. Bu tür şikâyetlerinle hepimizi üzdüğünün bilincinde mısın?
2. Tedirginlik veren, hastalık yaratan bir vaka ya da durumu ilgili bölgelere, kimselere bildirme; bunu bildiren söz ya da yazı: Şikâyetini geri almak. Şikâyetinizi sözlü olarak değil, yazıyla yapın.
3. (Bir şeyden) şikâyet etmek, ondan yakınmak, sızlanmak: Parasızlıktan, ilgisizlikten şikâyet etmek.
4. (Bir kimseyi) şikâyet etmek, bir kimsenin yanlış bir davranışını ya da doğru olmayan bir işini ilgililere söz ya da yazıyla iletmek
5. Şikâyet kutusu, kimi durumlarda, kamu hizmeti görülen yerlerde görevin yürütülmesi ya da görevlilerle ilgili şikâyetlerin yazılı olarak iletilmesi amacıyla belirli bölgelere konulmuş kutu. || Şikâyet mektubu, bir görevlinin yanlış ve fena eylemleriyle davranışlarını ilgili ve yetkili makama bildiren yazı. || (Bir yerinden) şikâyeti olmak, bir organıyla ilgili bir rahatsızlığı bulunmak: Midesinden şikâyeti var. || Şikâyetin, şikâyetiniz nedir?, bir rahatsızlığın, probleminin, yakınmanın nedenini öğrenmek için kullanılan kalıp söz. || Şikâyette bulunmak, şikâyet etmek.
*Anayas. huk. Şikâyet hakkı * DİLEKÇE- HAKKI.
*Ask. Silahlı kuvvetlere mensup her rütbedeki personelin, hizmete ve özlük işlerine ilişkin olarak yasa ve yönetmeliklerin kendisine tanımış bulunmuş olduğu hakların herhangi bir nedenle zedelendiği kanısına vardığı süre, hakkını aramak suretiyle ilgili makamlara başvurması. (Bk. ansikl. böl.)
*Cez. us. huk. Suçtan ziyan olan kişinin yetkili adli makamlara başvurması. (Bk. ansikl. böl.)
*ic. ifl. huk. icra ve batkı dairelerinin hukuka aykırı işlemlerine karşı, bunların iptali ya da düzeltilmesi için, icra incelem merciine meydana getirilen müracaat. (Bk. ansikl. böl.)
*ANSİKL. Ask. Şikâyet söz ya da yazıyla ilk amire yapılır. Eğer ilk amir şikâyet edilecekse bu makam atlanarak onun üstündeki amire başvurulur. Silahlı kuvvetler mensubunun toplu olarak şikâyeti iç hizmet kanun ve yönetmeliği'ne nazaran yasaktır. Aynı mevzuda hepimiz ayrı ayrı şikâyet hakkını kullanır. Meydana getirilen şikâyet reddedilirse şikâyetçiye bu yüzden ceza verilmez. Sadece şikâyetçi şikâyet ederken bilerek ya da bilmeyerek kabahat işlemişse ek olarak görevli tutulabilir. Meydana getirilen şikâyetler ne olursa olsun soruşturularak bir karara bağlanır.
*Cez. us. huk. Bir suçun işlenmesi durumunda, kaide olarak, devlet direkt doğruya soruşturma yaparak sanık hakkında kamu davası açar. Bu durumda suçtan ziyan olan kişinin şikâyette olmasına gerek kalmamıştır. Buna karşılık kimi suçların kovuşturulması suçtan zarar görenin şikâyetine bağlıdır. Suçtan ziyan olan kişinin açmış olduğu ceza davasına kişisel dava denir. Kovuşturulması şikâyete bağlı olan suçlar Ceza muhakemeleri usulü k.'nda belirtilmiştir (md. 344). Kaide olarak şikâyetin dilekçeyle yapılması gerekir. Şikâyet dilekçeleri mahkemeye ve savcılığa yapılabileceği benzer biçimde zabıtaya ve mülki amirlere de verilebilir. Şikâyet hakkı suçtan ziyan olan kişiye aittir. Bu hakkın kullanılması için bir sûre vardır. Bu süre, şikâyet hakkı olan kişinin, zarar verici eylemle zarar veren kişiyi öğrenmesinden başlayarak, altı aydır (Türk cez. k. md. 108). Suçtan ziyan olan şahıs, bu süre geçtikten sonrasında şikâyet ederse, kovuşturma yapılamaz.
*ic. ifl. huk. Şikâyetin konuşu icra ve batkı dairelerinin işlemleridir, icra ve batkı k.'na nazaran şikâyet sebepleri şunlardır:
1. işlemin yasaya aykırı olması;
2. işlemin vakaya uygun olmaması;
3. bir hakkın yerine getirilmemesi;
4. bir hakkın sürüncemede bırakılması, icra memurunun yapmış olduğu işlemden ziyan olan hepimiz şikâyet yoluna başvurabilir. Şikâyet, kaide olarak, bu işlemlerin öğrenildiği tarihten başlayarak yedi gün içinde yapılır. Sadece, bir hakkın yerine getirilmemesinden ya da sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı devamlı şikâyet yoluna başvurulabilir (md. 16). Şikâyet, kendiliğinden icrayı durdurmaz. icra incelem mercii, şikâyet üstüne yapacağı araştırma sonucunda bunun süresi içinde yapılmadığı ya da haklı nedenlere dayanmadığını görürse şikâyetin reddine karar verir.
Incelem mercii şikâyeti kabul ederse üç şekilde karar verebilir:
1. işlemin bozulması;
2. işlemin düzeltilmesi;
3. işlemin yapılmasını buyurma.
1. Hoşnutsuzluğunu belirten söz ya da yazı, yakınma, sızlanma: Tabip ilkin hastanın şikâyetlerini dinledi. Bu tür şikâyetlerinle hepimizi üzdüğünün bilincinde mısın?
2. Tedirginlik veren, hastalık yaratan bir vaka ya da durumu ilgili bölgelere, kimselere bildirme; bunu bildiren söz ya da yazı: Şikâyetini geri almak. Şikâyetinizi sözlü olarak değil, yazıyla yapın.
3. (Bir şeyden) şikâyet etmek, ondan yakınmak, sızlanmak: Parasızlıktan, ilgisizlikten şikâyet etmek.
4. (Bir kimseyi) şikâyet etmek, bir kimsenin yanlış bir davranışını ya da doğru olmayan bir işini ilgililere söz ya da yazıyla iletmek
5. Şikâyet kutusu, kimi durumlarda, kamu hizmeti görülen yerlerde görevin yürütülmesi ya da görevlilerle ilgili şikâyetlerin yazılı olarak iletilmesi amacıyla belirli bölgelere konulmuş kutu. || Şikâyet mektubu, bir görevlinin yanlış ve fena eylemleriyle davranışlarını ilgili ve yetkili makama bildiren yazı. || (Bir yerinden) şikâyeti olmak, bir organıyla ilgili bir rahatsızlığı bulunmak: Midesinden şikâyeti var. || Şikâyetin, şikâyetiniz nedir?, bir rahatsızlığın, probleminin, yakınmanın nedenini öğrenmek için kullanılan kalıp söz. || Şikâyette bulunmak, şikâyet etmek.
*Anayas. huk. Şikâyet hakkı * DİLEKÇE- HAKKI.
*Ask. Silahlı kuvvetlere mensup her rütbedeki personelin, hizmete ve özlük işlerine ilişkin olarak yasa ve yönetmeliklerin kendisine tanımış bulunmuş olduğu hakların herhangi bir nedenle zedelendiği kanısına vardığı süre, hakkını aramak suretiyle ilgili makamlara başvurması. (Bk. ansikl. böl.)
*Cez. us. huk. Suçtan ziyan olan kişinin yetkili adli makamlara başvurması. (Bk. ansikl. böl.)
*ic. ifl. huk. icra ve batkı dairelerinin hukuka aykırı işlemlerine karşı, bunların iptali ya da düzeltilmesi için, icra incelem merciine meydana getirilen müracaat. (Bk. ansikl. böl.)
*ANSİKL. Ask. Şikâyet söz ya da yazıyla ilk amire yapılır. Eğer ilk amir şikâyet edilecekse bu makam atlanarak onun üstündeki amire başvurulur. Silahlı kuvvetler mensubunun toplu olarak şikâyeti iç hizmet kanun ve yönetmeliği'ne nazaran yasaktır. Aynı mevzuda hepimiz ayrı ayrı şikâyet hakkını kullanır. Meydana getirilen şikâyet reddedilirse şikâyetçiye bu yüzden ceza verilmez. Sadece şikâyetçi şikâyet ederken bilerek ya da bilmeyerek kabahat işlemişse ek olarak görevli tutulabilir. Meydana getirilen şikâyetler ne olursa olsun soruşturularak bir karara bağlanır.
*Cez. us. huk. Bir suçun işlenmesi durumunda, kaide olarak, devlet direkt doğruya soruşturma yaparak sanık hakkında kamu davası açar. Bu durumda suçtan ziyan olan kişinin şikâyette olmasına gerek kalmamıştır. Buna karşılık kimi suçların kovuşturulması suçtan zarar görenin şikâyetine bağlıdır. Suçtan ziyan olan kişinin açmış olduğu ceza davasına kişisel dava denir. Kovuşturulması şikâyete bağlı olan suçlar Ceza muhakemeleri usulü k.'nda belirtilmiştir (md. 344). Kaide olarak şikâyetin dilekçeyle yapılması gerekir. Şikâyet dilekçeleri mahkemeye ve savcılığa yapılabileceği benzer biçimde zabıtaya ve mülki amirlere de verilebilir. Şikâyet hakkı suçtan ziyan olan kişiye aittir. Bu hakkın kullanılması için bir sûre vardır. Bu süre, şikâyet hakkı olan kişinin, zarar verici eylemle zarar veren kişiyi öğrenmesinden başlayarak, altı aydır (Türk cez. k. md. 108). Suçtan ziyan olan şahıs, bu süre geçtikten sonrasında şikâyet ederse, kovuşturma yapılamaz.
*ic. ifl. huk. Şikâyetin konuşu icra ve batkı dairelerinin işlemleridir, icra ve batkı k.'na nazaran şikâyet sebepleri şunlardır:
1. işlemin yasaya aykırı olması;
2. işlemin vakaya uygun olmaması;
3. bir hakkın yerine getirilmemesi;
4. bir hakkın sürüncemede bırakılması, icra memurunun yapmış olduğu işlemden ziyan olan hepimiz şikâyet yoluna başvurabilir. Şikâyet, kaide olarak, bu işlemlerin öğrenildiği tarihten başlayarak yedi gün içinde yapılır. Sadece, bir hakkın yerine getirilmemesinden ya da sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı devamlı şikâyet yoluna başvurulabilir (md. 16). Şikâyet, kendiliğinden icrayı durdurmaz. icra incelem mercii, şikâyet üstüne yapacağı araştırma sonucunda bunun süresi içinde yapılmadığı ya da haklı nedenlere dayanmadığını görürse şikâyetin reddine karar verir.
Incelem mercii şikâyeti kabul ederse üç şekilde karar verebilir:
1. işlemin bozulması;
2. işlemin düzeltilmesi;
3. işlemin yapılmasını buyurma.
Kaynak: Büyük Larousse
YORUMLAR