Nazır ödat (na:zır) Arapça n¥©ir 1 . Bir yere doğru bakan (ev, oda vb.): "Ufak fakat çok şirin bir oda, gölgelik, denize...
Nazır
ödat (na:zır) Arapça n¥©ir
1 . Bir yere doğru bakan (ev, oda vb.):
"Ufak fakat çok şirin bir oda, gölgelik, denize nazır."- H. Taner.
2 . isim, eskimiş Bakan:
"Eski nazırlardan birisine ilk kere burada rastladım."- A. Gündüz.
Birleşik Sözler
ödat (na:zır) Arapça n¥©ir
"Ufak fakat çok şirin bir oda, gölgelik, denize nazır."- H. Taner.
2 . isim, eskimiş Bakan:
"Eski nazırlardan birisine ilk kere burada rastladım."- A. Gündüz.
Birleşik Sözler
- hariciye nazırı
- telaşe nazırı
Necla Nazır
NAZIR ilg. (ar. nazar, nazâret'ten nazır). Esk. Bir yüzü bir yere bakan, bir cephesi bir yere dönmüş olan; Sokağa nazır bir oda. Cephesi poyraza nazır ev.
♦ a. Esk.
1. Vekil, bakan.
2. Resmi bir yerin ya da bir kurumun tüm işlerini yöneten en yüksek rütbeli işgören, müdür.
3. Nazır-han, bakarak, yansılamak ederek.
*Kur. tar. OsmanlI devletinde bir yönetim bölümünün ya da kuruluşun başındaki en yüksek dereceli görevli. (Cumhuriyetin ilk dönemlerinde "vekil'' denen bugünün "bakan' yerine kullanıldığı benzer biçimde, diğeri bazı memurlukların unvanı olarak da kullanım görmüş oldu: nüfus nazırı, düyunu umumiye nazırı, balıkhane nazırı vb.). || Nazırı imaret, OsmanlI devletinde vakıf imaretlerinin yemekhane yöneticisi. || Nazırı vakf, OsmanlI devletinde mütevellilerin harcamalarını denetleyen görevli. (Vakıflar üstünde tutum yetkisi bulunmayan nazırı vakf, yalnız mütevellilerin vakıf kuralları uyarınca davranmalarını gözetir, gerektiğinde onları uyarır ve karşıt hareketlerde bulunanları üst makamlara şikâyet eder ya da görevden alınmaları için işlem yapardı.)
♦ a. Esk.
1. Vekil, bakan.
2. Resmi bir yerin ya da bir kurumun tüm işlerini yöneten en yüksek rütbeli işgören, müdür.
3. Nazır-han, bakarak, yansılamak ederek.
*Kur. tar. OsmanlI devletinde bir yönetim bölümünün ya da kuruluşun başındaki en yüksek dereceli görevli. (Cumhuriyetin ilk dönemlerinde "vekil'' denen bugünün "bakan' yerine kullanıldığı benzer biçimde, diğeri bazı memurlukların unvanı olarak da kullanım görmüş oldu: nüfus nazırı, düyunu umumiye nazırı, balıkhane nazırı vb.). || Nazırı imaret, OsmanlI devletinde vakıf imaretlerinin yemekhane yöneticisi. || Nazırı vakf, OsmanlI devletinde mütevellilerin harcamalarını denetleyen görevli. (Vakıflar üstünde tutum yetkisi bulunmayan nazırı vakf, yalnız mütevellilerin vakıf kuralları uyarınca davranmalarını gözetir, gerektiğinde onları uyarır ve karşıt hareketlerde bulunanları üst makamlara şikâyet eder ya da görevden alınmaları için işlem yapardı.)
Kaynak: Büyük Larousse
YORUMLAR