ALA a 1. Karışık renk, alaca. *2. Esk Fenalık; alaca: "Adam alası içinde, tavar alası taşında" (Atalar sözü, XV. yy.). * s...
ALA a 1. Karışık renk, alaca. *2. Esk Fenalık; alaca: "Adam alası içinde, tavar alası taşında" (Atalar sözü, XV. yy.).
* sıf. 1. Karışık renkli: Ala doğan. *2. Halk. Açık kestane renkli göz için kullanılır; ela: "Ala gözlü benli dilber/Sen dolasın bana ait şeklinde" (Karacaoğlan, XVII.
yy)
ALA * (fr â la, ital. alla). " Şeklinde, yolunda" anlamı ile kimi kelimelerin başına eklenmiş olur: Alabros -* ALABROS, alafranga * ALAFRANGA, alafransez, atagarson -* ALAGARSON, alakart -* alakart, ala- kok * ALAKOK, alamerikan, alaminüt *alamİnut, alamod, alangle, alaturka -* ALATURKA
ALÂ a. (ar. ralâ ').Esk. 1. Rütbece yükseklik, büyüklük, şan, onur. *2. Alâ-üd- devle, devlet büyüğü. || Alâ-üd-din, din büyüğü.
Büyük L.
* sıf. 1. Karışık renkli: Ala doğan. *2. Halk. Açık kestane renkli göz için kullanılır; ela: "Ala gözlü benli dilber/Sen dolasın bana ait şeklinde" (Karacaoğlan, XVII.
yy)
ALA * (fr â la, ital. alla). " Şeklinde, yolunda" anlamı ile kimi kelimelerin başına eklenmiş olur: Alabros -* ALABROS, alafranga * ALAFRANGA, alafransez, atagarson -* ALAGARSON, alakart -* alakart, ala- kok * ALAKOK, alamerikan, alaminüt *alamİnut, alamod, alangle, alaturka -* ALATURKA
ALÂ a. (ar. ralâ ').Esk. 1. Rütbece yükseklik, büyüklük, şan, onur. *2. Alâ-üd- devle, devlet büyüğü. || Alâ-üd-din, din büyüğü.
Büyük L.
YORUMLAR