ilkin zarf (ö'nce) İlk olarak, ilk başlarda, sonrasında karşıtı: "Ilkin hep beraber basın suçunu tanım edelim."- ...
ilkin
zarf (ö'nce)
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
zarf (ö'nce)
- İlk olarak, ilk başlarda, sonrasında karşıtı:
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
- ilkin can, sonrasında canan
Birleşik Sözler
- bir an ilkin
- bir ayak ilkin
- bigün ilkin
- öncelikle
- milattan ilkin
- kambriyen öncesi
- mantık öncesi
- okul öncesi
- tarih öncesi
Cumhuriyetten ilkin ve sonrasında hanımefendilerin okur yazarlık oranı nedir?
Ölmeden ilkin yapılması ihtiyaç duyulan 50 şey nedir?
Hamilelikten ilkin kan pıhtılaşmasının tedavisi nedir?
ÖNCE be.
1. ilk olarak, ilk başlarda; öncelikle: Ilkin eve gidelim. Ilkin sen konuş. Sözlerine ilkin inanmadım. Ilkin ben geçeceğim.
2. Süre bildiren sözcüklerden sonrasında, bir eylemin, bir olayın vb. üstünden, belirtilen kadar sürenin geçmiş bulunduğunu bildirir: iki ay ilkin. Yirmi yıl ilkin.
3. Ilkin can sonrasında canan, insanoğlunun bencilliğini, öncelikle kendisini, ondan sonrasında yakınlarını, sevdiklerim düşündüğünü söylemek için söylenir.
* ilg.
1. a. + dan ilkin, aşağılık + dan ilkin, zamanda ya da yerde öncelik belirtir; evvel: Bu vaka savaştan çok ilkin olmuş, ilaçları yemekten ilkin alabilmek. Ben senden ilkin geldim. Okula sizden ilkin gideceğim.
2. -ma + -dan ilkin, bir eylemin, bir olayın, bir durumun vb. belirtilen eyleme bakılırsa geçmişte kaldığını belirtir: Karar vermeden ilkin çok değerlendirdim. Bu vaka buraya taşınmamızdan ilkin olmuş. Bu kazayı geçirmeden ilkin bir sporcuydu.
* a.
1. Başlangıçtaki, daha önceki bölüm, geçmiş süre: Bu işin öncesini kim bilebilir ki?
2. Evvel, bir süre önce, ilk başlarda, eskiden, evvelce: Olacakları evvelinde kestirmek. Evvel bu şekilde güzel değildi. || Önceleri, ilk başlarda, ilk başlarda: Önceleri bu şekilde davranmazdı.
sıf. Fels. Aristoteles'te, nesnenin duyulara oranla bulunmuş olduğu duruma denir. (Bk ansikl. böl.)
*Ansİkl. Fels. Aristoteles, bizlere bakılırsa ilkin ile “kendinde önce†içinde bir fark yapar ve şu şekilde der: “Önce ve en iyi malum, ikili bir mana taşır. Çünkü tabiatı gereği ilkin olanla bizlere bakılırsa ilkin olan içinde özdeşlik olmadığı şeklinde, tabiatı gereği en iyi bilinenle bizlere bakılırsa en iyi malum içinde da özdeşlik yoktur. Duyuma en yakın olan nesnelere, “bize bakılırsa önce†ve “bize bakılırsa en iyi malum" ve duyulardan en uzak nesnelere de “mutlak olarak ilkin" ve “mutlak olarak en iyi bilinen†ismini veriyorum†(İkinci analitikler [Analytika hystera], 1, 2).
1. ilk olarak, ilk başlarda; öncelikle: Ilkin eve gidelim. Ilkin sen konuş. Sözlerine ilkin inanmadım. Ilkin ben geçeceğim.
2. Süre bildiren sözcüklerden sonrasında, bir eylemin, bir olayın vb. üstünden, belirtilen kadar sürenin geçmiş bulunduğunu bildirir: iki ay ilkin. Yirmi yıl ilkin.
3. Ilkin can sonrasında canan, insanoğlunun bencilliğini, öncelikle kendisini, ondan sonrasında yakınlarını, sevdiklerim düşündüğünü söylemek için söylenir.
* ilg.
1. a. + dan ilkin, aşağılık + dan ilkin, zamanda ya da yerde öncelik belirtir; evvel: Bu vaka savaştan çok ilkin olmuş, ilaçları yemekten ilkin alabilmek. Ben senden ilkin geldim. Okula sizden ilkin gideceğim.
2. -ma + -dan ilkin, bir eylemin, bir olayın, bir durumun vb. belirtilen eyleme bakılırsa geçmişte kaldığını belirtir: Karar vermeden ilkin çok değerlendirdim. Bu vaka buraya taşınmamızdan ilkin olmuş. Bu kazayı geçirmeden ilkin bir sporcuydu.
* a.
1. Başlangıçtaki, daha önceki bölüm, geçmiş süre: Bu işin öncesini kim bilebilir ki?
2. Evvel, bir süre önce, ilk başlarda, eskiden, evvelce: Olacakları evvelinde kestirmek. Evvel bu şekilde güzel değildi. || Önceleri, ilk başlarda, ilk başlarda: Önceleri bu şekilde davranmazdı.
sıf. Fels. Aristoteles'te, nesnenin duyulara oranla bulunmuş olduğu duruma denir. (Bk ansikl. böl.)
*Ansİkl. Fels. Aristoteles, bizlere bakılırsa ilkin ile “kendinde önce†içinde bir fark yapar ve şu şekilde der: “Önce ve en iyi malum, ikili bir mana taşır. Çünkü tabiatı gereği ilkin olanla bizlere bakılırsa ilkin olan içinde özdeşlik olmadığı şeklinde, tabiatı gereği en iyi bilinenle bizlere bakılırsa en iyi malum içinde da özdeşlik yoktur. Duyuma en yakın olan nesnelere, “bize bakılırsa önce†ve “bize bakılırsa en iyi malum" ve duyulardan en uzak nesnelere de “mutlak olarak ilkin" ve “mutlak olarak en iyi bilinen†ismini veriyorum†(İkinci analitikler [Analytika hystera], 1, 2).
Kaynak: Büyük Larousse
YORUMLAR