Plasenta, Membranlar ve Kordon Inflamasyonu Bu maddedeki yazılar yalnızca bilgi verme amaçlıdır. Yazılanlar, tabip uyarısı ya da u...
Plasenta, Membranlar ve Kordon Inflamasyonu
Bu maddedeki yazılar yalnızca bilgi verme amaçlıdır. Yazılanlar, tabip uyarısı ya da uzman önerisi değildir.
Bakteri ve viruslar, fetus ve plasentaya, vajina ve serviksten asendan enfeksiyon şeklinde, maternal kan akımıyla, transabdominal yoldan (ör. iatrojenik bulaşma) ve içten (ör. Fallop tübünden) ulaşabilir. Plasentaların %20'sinden fazlasında korioamnionitis görülür ve çoğu zaman servikal engeli aşarak uterusa varan asendan enfeksiyonu belirler. Enfeksiyonun asendan bulunduğunun kanıtı, iltihabın, çoğul gebeliklerde, üst keseler inflamasyon kapsamına girmeden, alt kesede bulunmasıdır. Membranların yırtılmasından itibaren geçen süre, enfeksiyonla pozitif korrelasyonluyken organizmaların amniotik sıvıya, membranların sağlam oldukları koşullarda da ulaşabildiği bir gerçektir.
Korioamnionitis, erken doğum eylemi, neonatal enfeksiyon ve intrauterin hipoksiyle belirgin olarak bağlantılıdır. Klinik belirtilerin bulunmadığı vakalarda, çoğunlukla patolojik kanıtlı korioamnionitise rastlanır. Buna karşılık, ateş, lökositoz ve uterus duyarlığının, intrauterin enfeksiyon olarak yorumlanması halinde, iltihabın hiçbir histolojik kanıtı, başka sebepleri (ör. apandisit, piyelonefrit) düşündüremez. Semptomların yokluğunda ya da perinatal bakımın bulunmadığı hallerde, kararlı maternal enfeksiyon ilk olarak plasental incelemede farkedilebilir. Buradaki örnekler, sifilis, listeriosis, malaria, Chagas hastalığı ve tüberkülozdur. Korioamnionitisle ilgili türlü organizmalar, fosfolipid A2 ihtiva eder ve sonuçta, fetal membranlarda ve maternal desiduada büyük miktarlarda bulunan esterleşmiş araşidonik asidden pros-taglandin salgısını başlatır. Bu ürünlerin, erken doğum eyleminin patogenezini oluşturduğu kabul edilir ve bunların plasental damarlara tesirleri, fetal hipoksiye neden olur.
İltihap hücreleri (polimorfonükleer lökositler), plasentaya, villuslararası bölgenin maternal tarafınca ve fetoplasental kan damarlarından girer ve amniotik kaviteye doğru hareket eder. Funisitis denen umbilikal kordon enfeksiyonunun histolojik kanıtı, uzun sürmüş, şiddetli enfeksiyonun varlığını gösterir. Uzun sürmüş enfeksiyonun başka emareleri, korionik damarlarda duvar trombozu ve yozlaşmış amniotik membran epitelidir. Enfeksiyona niçin olmuş bakteri/virüslerin histolojik incelemede tanınması çok güçtür ve çoğu zaman, bu mevzuda, neonatal tedaviye yarayamayacak kadar geç bilgi edinilir.
İntervillosİtis, başlıca korionik vuruşları çevreleyen enfeksiyonu tanımlar ve maternal kanla taşınan enfeksiyon için karakteristiktir. İntervillosİtis, apseyle biramda bulunursa, Listeria enfeksiyonu olması kuvvetle ihtimaller içindedir. Villitis, villusların içinde irin hücrelerinin -genellikle lenfositler, histiositler ve plazma hücreleri bulunmasıdır ve çoğunlukla, maternal emareleri görülmeyen ya da çok hafifçe olan, buna karşılık öldürücü fetal etkili hastalıklarda rastlanır. Gebelikte bu enfeksiyonların varlığından kuşku ettirten, sonografik olarak, fetal gelişme geriliğinin, hidrops, hidrosefali ya da hepatosplenomegalinin saptanmasıdır. Plasenta analizi, doğrulayıcı tanıyı sağlar ya da bilhassa ölü doğumda, plasenta patolojik incelemeye acele hazırlanırsa, enfeksiyöz ajanın tespiti mümkün olur. Kronik villitis, konjenital sitomegalovirüs enfeksiyonlarında, parvovirüs enfeksiyonlarında, toksoplazmosiste ve sifiliste görülür, Perinatal enfeksiyonlar, Bölüm 26'da anlatılmıştır.
Etiolojisi bilinmeyen villitis ismini alan bir takım villitis vakalarında, hiçbir patolojik ya da belirgin klinik niçin saptanamaz. Bu durumun prevalensi, %7-%l4 içinde değişmektedir ve İlişkili perinatal komplikasyonlar, intrauterin gelişme geriliği, durumun tekrarlama eğilimi ve ölümdür. Villusların hastalığa alınması, seyrek dağınık odaklardan yaygın alanlara kadar değişiyor ve villuslarda, mononükleer hücre infiltrasyonu, damar tıkanması ve villöz fibrosis görülür. Bu mevzuda araştırmaların derinleştirileceği üç olasılıktan bahsedilmektedir: Tanınmamış bir virüsün oluşturduğu hastalık, plasentanın reddine ya da grefkonak hastalığına benzer bir immun tepki ya da preeklampsi ve maternal uteroplasental vaskü-ler yetmezlikle ilişkili bir vaziyet.
Bu maddedeki yazılar yalnızca bilgi verme amaçlıdır. Yazılanlar, tabip uyarısı ya da uzman önerisi değildir.
Bakteri ve viruslar, fetus ve plasentaya, vajina ve serviksten asendan enfeksiyon şeklinde, maternal kan akımıyla, transabdominal yoldan (ör. iatrojenik bulaşma) ve içten (ör. Fallop tübünden) ulaşabilir. Plasentaların %20'sinden fazlasında korioamnionitis görülür ve çoğu zaman servikal engeli aşarak uterusa varan asendan enfeksiyonu belirler. Enfeksiyonun asendan bulunduğunun kanıtı, iltihabın, çoğul gebeliklerde, üst keseler inflamasyon kapsamına girmeden, alt kesede bulunmasıdır. Membranların yırtılmasından itibaren geçen süre, enfeksiyonla pozitif korrelasyonluyken organizmaların amniotik sıvıya, membranların sağlam oldukları koşullarda da ulaşabildiği bir gerçektir.
Korioamnionitis, erken doğum eylemi, neonatal enfeksiyon ve intrauterin hipoksiyle belirgin olarak bağlantılıdır. Klinik belirtilerin bulunmadığı vakalarda, çoğunlukla patolojik kanıtlı korioamnionitise rastlanır. Buna karşılık, ateş, lökositoz ve uterus duyarlığının, intrauterin enfeksiyon olarak yorumlanması halinde, iltihabın hiçbir histolojik kanıtı, başka sebepleri (ör. apandisit, piyelonefrit) düşündüremez. Semptomların yokluğunda ya da perinatal bakımın bulunmadığı hallerde, kararlı maternal enfeksiyon ilk olarak plasental incelemede farkedilebilir. Buradaki örnekler, sifilis, listeriosis, malaria, Chagas hastalığı ve tüberkülozdur. Korioamnionitisle ilgili türlü organizmalar, fosfolipid A2 ihtiva eder ve sonuçta, fetal membranlarda ve maternal desiduada büyük miktarlarda bulunan esterleşmiş araşidonik asidden pros-taglandin salgısını başlatır. Bu ürünlerin, erken doğum eyleminin patogenezini oluşturduğu kabul edilir ve bunların plasental damarlara tesirleri, fetal hipoksiye neden olur.
İltihap hücreleri (polimorfonükleer lökositler), plasentaya, villuslararası bölgenin maternal tarafınca ve fetoplasental kan damarlarından girer ve amniotik kaviteye doğru hareket eder. Funisitis denen umbilikal kordon enfeksiyonunun histolojik kanıtı, uzun sürmüş, şiddetli enfeksiyonun varlığını gösterir. Uzun sürmüş enfeksiyonun başka emareleri, korionik damarlarda duvar trombozu ve yozlaşmış amniotik membran epitelidir. Enfeksiyona niçin olmuş bakteri/virüslerin histolojik incelemede tanınması çok güçtür ve çoğu zaman, bu mevzuda, neonatal tedaviye yarayamayacak kadar geç bilgi edinilir.
İntervillosİtis, başlıca korionik vuruşları çevreleyen enfeksiyonu tanımlar ve maternal kanla taşınan enfeksiyon için karakteristiktir. İntervillosİtis, apseyle biramda bulunursa, Listeria enfeksiyonu olması kuvvetle ihtimaller içindedir. Villitis, villusların içinde irin hücrelerinin -genellikle lenfositler, histiositler ve plazma hücreleri bulunmasıdır ve çoğunlukla, maternal emareleri görülmeyen ya da çok hafifçe olan, buna karşılık öldürücü fetal etkili hastalıklarda rastlanır. Gebelikte bu enfeksiyonların varlığından kuşku ettirten, sonografik olarak, fetal gelişme geriliğinin, hidrops, hidrosefali ya da hepatosplenomegalinin saptanmasıdır. Plasenta analizi, doğrulayıcı tanıyı sağlar ya da bilhassa ölü doğumda, plasenta patolojik incelemeye acele hazırlanırsa, enfeksiyöz ajanın tespiti mümkün olur. Kronik villitis, konjenital sitomegalovirüs enfeksiyonlarında, parvovirüs enfeksiyonlarında, toksoplazmosiste ve sifiliste görülür, Perinatal enfeksiyonlar, Bölüm 26'da anlatılmıştır.
Etiolojisi bilinmeyen villitis ismini alan bir takım villitis vakalarında, hiçbir patolojik ya da belirgin klinik niçin saptanamaz. Bu durumun prevalensi, %7-%l4 içinde değişmektedir ve İlişkili perinatal komplikasyonlar, intrauterin gelişme geriliği, durumun tekrarlama eğilimi ve ölümdür. Villusların hastalığa alınması, seyrek dağınık odaklardan yaygın alanlara kadar değişiyor ve villuslarda, mononükleer hücre infiltrasyonu, damar tıkanması ve villöz fibrosis görülür. Bu mevzuda araştırmaların derinleştirileceği üç olasılıktan bahsedilmektedir: Tanınmamış bir virüsün oluşturduğu hastalık, plasentanın reddine ya da grefkonak hastalığına benzer bir immun tepki ya da preeklampsi ve maternal uteroplasental vaskü-ler yetmezlikle ilişkili bir vaziyet.
Alıntıdır-
Kordon Nedir?
Kordon Kanı ve Kordon Bankacılığı Nedir?
Plasenta Prevya
YORUMLAR