sakat sıfat Arapça sa®aµ 1 . Vücudunda hasta veya eksik bir yanı olan, engelli, özürlü: "Ben gördüğünüz gibi bir sakat aske...
sakat
sıfat Arapça sa®aµ
1 . Vücudunda hasta veya eksik bir yanı olan, engelli, özürlü:
"Ben gördüğünüz gibi bir sakat askerim, malul."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . mecaz Bozuk veya eksik:
"Sakat bir anlatım."- .
"Sakat bir iş."- .
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
sakata gelmek sakat olmak
MS'li hastanın ölme ihtimali veya sakat kalma riski nedir?
Kemalettin Tuğcu'nun "Sakat Çocuk" romanının özetini verir misiniz?
Rüyada Sakat Olmak
SAKAT, -tı sıt. ve a. (ar. sakat). Bir ya da birden çok organını kullanamaz durumda olan kimse için kullanılır.
* sıt.
1. Bir ya da birden çok organı eksik ya da iş göremez durumda olan hayvan için kullanılır.
2. Herhangi bir nedenle işlevini yerine getiremeyen organ için kullanılır. Sağ kolu sakattır.
3. Herhangi bir bozukluğu, eksiği ya da hatası olduğu düşünülen şey için kullanılır: Sakat bir anlatım. Sakat bir iş.
4. Sağlıklı olmayan, akla, mantığa uygun görünmeyen: Bunlar sakat düşünceler. Sakat bir ilişki.
*El sant. Sakat kalmak, külçe bakır dövülüp levha haline getirilirken, bir tarafa fazla çekiç darbesi gelmesi sonucu levhada çatlak oluşmak. (Külçe bakır dövülürken kıskaççı, parçayı sürekli döndürerek her tarafın eşit ölçüde incelmesini sağlar. Döndürme işlemi yeterince yapılmazsa çekiç darbeleri bir tarafa fazla gelir ve bakırın oradan çatlamasına neden olur.)
* a. Bir şeyin hatalı, işe yaramayan bölümü; defo, özür: Sakatı olan malları ucuza satmak.
*iş huk. Sakat ve eski hükümlü çalıştırma. (Bk. ansikl. böl.)
*ANSİKL. İş huk. işverenler elli ya da daha fazla işçi çalıştırdıkları işyerlerinde yüzde iki oranında sakat kişiyi meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun bir işte, yine yüzde iki oranında eski hükümlüyü de mesleklerine uygun bir işte çalıştırmakla yükümlüdürler (İş k. md. 25). Sakatların ve eski hükümlülerin nitelikleri, hangi işlerde çalıştırılabilecekleri, ücret ve özel çalışma koşulları tüzükle düzenlenir. Sakatların işyerlerine alınmalarında o işyerinin işçisi iken sakatlanmış olanlara öncelik hakkı tanının Sakat ve eski hükümlü çalıştırma yükümlülüğüne uymayan işverenler para cezasına çarptırılır (İş k. md. 98).
* sıt.
1. Bir ya da birden çok organı eksik ya da iş göremez durumda olan hayvan için kullanılır.
2. Herhangi bir nedenle işlevini yerine getiremeyen organ için kullanılır. Sağ kolu sakattır.
3. Herhangi bir bozukluğu, eksiği ya da hatası olduğu düşünülen şey için kullanılır: Sakat bir anlatım. Sakat bir iş.
4. Sağlıklı olmayan, akla, mantığa uygun görünmeyen: Bunlar sakat düşünceler. Sakat bir ilişki.
*El sant. Sakat kalmak, külçe bakır dövülüp levha haline getirilirken, bir tarafa fazla çekiç darbesi gelmesi sonucu levhada çatlak oluşmak. (Külçe bakır dövülürken kıskaççı, parçayı sürekli döndürerek her tarafın eşit ölçüde incelmesini sağlar. Döndürme işlemi yeterince yapılmazsa çekiç darbeleri bir tarafa fazla gelir ve bakırın oradan çatlamasına neden olur.)
* a. Bir şeyin hatalı, işe yaramayan bölümü; defo, özür: Sakatı olan malları ucuza satmak.
*iş huk. Sakat ve eski hükümlü çalıştırma. (Bk. ansikl. böl.)
*ANSİKL. İş huk. işverenler elli ya da daha fazla işçi çalıştırdıkları işyerlerinde yüzde iki oranında sakat kişiyi meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun bir işte, yine yüzde iki oranında eski hükümlüyü de mesleklerine uygun bir işte çalıştırmakla yükümlüdürler (İş k. md. 25). Sakatların ve eski hükümlülerin nitelikleri, hangi işlerde çalıştırılabilecekleri, ücret ve özel çalışma koşulları tüzükle düzenlenir. Sakatların işyerlerine alınmalarında o işyerinin işçisi iken sakatlanmış olanlara öncelik hakkı tanının Sakat ve eski hükümlü çalıştırma yükümlülüğüne uymayan işverenler para cezasına çarptırılır (İş k. md. 98).
Kaynak: Büyük Larousse
YORUMLAR