salon isim Fransızca salon 1 . Bir evde konukları ağırlamakta kullanılan en geniş oda: "Hasta alt kattaki salona kadar gitt...
salon
isim Fransızca salon
1 . Bir evde konukları ağırlamakta kullanılan en geniş oda:
"Hasta alt kattaki salona kadar gitti ve bir kanepenin üzerine düştü."- P. Safa.
"Düğün salonu. Konuşma salonu."- .
3 . Dükkân, mağaza:
"Çay salonu. Berber salonu."-
Yapraklı Salon Bitkileri ve Bakımı
Salon ve Oturma Odası Dekorasyonu
Salon Bayanı Nedir?
SALON a. (fr. salon).
1. Konuklann kabul edilmiş olduğu ve diğeri odalara bakılırsa evin daha geniş olan kısmı: Ev, üç oda bir salon. (Bk. ansiki. böl.)
2. Bir tamlayanla beraber hususi kullanımı olan geniş yer: Bekleme salonu. Okuma salonu. Toplantı salonu. Tiyatro salonu.
3. Bir otelde, bir yolcu gemisinde vh her insanın oturabileceği, okuyabileceği, söyleşi edebileceği rahat şekilde döşenmiş yer.
4. Bir kuruluşun yiyecek, resepsiyon, kutlama vh için bir müşteriye ve onun davetlilerine ayırabileceği bölüm: Düğün, otelin büyük salonunda yapılmış oldu.
5. Kimi dükkânlara ve işyerlerine verilen ad: Berber salonu. Çay salonu. Kebap salonu.
6. Salon adamı, hususi olarak düzenlenen kadınlı erkekli toplantılara sık sık katılan, bu benzer biçimde toplantılarda iyi mi davranılacağını bilen ve her yönüyle dikkatleri üstünde toplayan kimse.
*Ask. Onur salonu, alaylarda, bir birliğin tarih ve geleneğini yansıtan, hususi kupa, madalya ve öteki ödüllerin saklandığı salon.
-Ed. bilhassa XVII. ve XVIII. yy.'larda, seçkin bir kadının evinde toplanan ve orda edebiyat, felsefe, politika vb. mevzularda tartışan edebiyatçı, sanatçı ve siyasetçiler çevresi.
*Sonbahar. sant. Fransa'da, yaşayan sanatçıların açmış olduğu, bir çok kez senelik sergi. (Bilhassa Paris'teki Akademi'nin resmi Salonlar'ı sözkonusu olduğunda büyük harfle yazılır.) [Bk. ansiki. böl.]
*Koregr. Salon dansı, bir çok standartlaşmış, çoğu zaman çiftler tarafınca kendine özgü müziği (vals, tango, rumba, paso- dobla jerk, rock vh) eşliğinde, halka açık bir yerde, evde ya da hususi bir salonda meydana getirilen eğlence dansı.
*Mağarabil. Dehlizlerden ya da giriş yerlerinden çok daha geniş boyutlu bölüm.
*Spor. Salon atletizm yanşmaları, kapalı salonda atletizmin emare dallarında meydana getirilen yarışmalar. (Bk. ansiki. böl.) || Salon sporları, kapalı spor salonunda meydana getirilen ekip sporları (basketbol, voleybol, hentbol). || Kapalı spor salonu, salon sporlarının yapıldığı üstü kapalı tribünlü alan.
*ANSİKL. Ortaçağda ve Rönesans'ta, senyörtük konutlannda salon, birçok etkinliğin yapıldığı bir mekândı: salonda uyulerine rakip birçok sergi açıldı.
*Spor. Salon atletizm yanşmaları, pisti 200 m uzunluğunda (6 kulvarlı) oval, ortasında yüksek, sınk, uzun atlama ve gülle atma alanı olan üstü kapalı tribünlü bir alanda yapılır. Bu tür yarışmalar, kısa (50 m sürat, 60 m engelli, 200, 400 m), orta (800, 1 500, 3 000 m) mesafe koşulları, atma (yalnızca gülle atma), atlama (uzun, yüksek, sırıkla yüksek atlama) ve yürüyüş dallarına ayrılır.
1. Konuklann kabul edilmiş olduğu ve diğeri odalara bakılırsa evin daha geniş olan kısmı: Ev, üç oda bir salon. (Bk. ansiki. böl.)
2. Bir tamlayanla beraber hususi kullanımı olan geniş yer: Bekleme salonu. Okuma salonu. Toplantı salonu. Tiyatro salonu.
3. Bir otelde, bir yolcu gemisinde vh her insanın oturabileceği, okuyabileceği, söyleşi edebileceği rahat şekilde döşenmiş yer.
4. Bir kuruluşun yiyecek, resepsiyon, kutlama vh için bir müşteriye ve onun davetlilerine ayırabileceği bölüm: Düğün, otelin büyük salonunda yapılmış oldu.
5. Kimi dükkânlara ve işyerlerine verilen ad: Berber salonu. Çay salonu. Kebap salonu.
6. Salon adamı, hususi olarak düzenlenen kadınlı erkekli toplantılara sık sık katılan, bu benzer biçimde toplantılarda iyi mi davranılacağını bilen ve her yönüyle dikkatleri üstünde toplayan kimse.
*Ask. Onur salonu, alaylarda, bir birliğin tarih ve geleneğini yansıtan, hususi kupa, madalya ve öteki ödüllerin saklandığı salon.
-Ed. bilhassa XVII. ve XVIII. yy.'larda, seçkin bir kadının evinde toplanan ve orda edebiyat, felsefe, politika vb. mevzularda tartışan edebiyatçı, sanatçı ve siyasetçiler çevresi.
*Sonbahar. sant. Fransa'da, yaşayan sanatçıların açmış olduğu, bir çok kez senelik sergi. (Bilhassa Paris'teki Akademi'nin resmi Salonlar'ı sözkonusu olduğunda büyük harfle yazılır.) [Bk. ansiki. böl.]
*Koregr. Salon dansı, bir çok standartlaşmış, çoğu zaman çiftler tarafınca kendine özgü müziği (vals, tango, rumba, paso- dobla jerk, rock vh) eşliğinde, halka açık bir yerde, evde ya da hususi bir salonda meydana getirilen eğlence dansı.
*Mağarabil. Dehlizlerden ya da giriş yerlerinden çok daha geniş boyutlu bölüm.
*Spor. Salon atletizm yanşmaları, kapalı salonda atletizmin emare dallarında meydana getirilen yarışmalar. (Bk. ansiki. böl.) || Salon sporları, kapalı spor salonunda meydana getirilen ekip sporları (basketbol, voleybol, hentbol). || Kapalı spor salonu, salon sporlarının yapıldığı üstü kapalı tribünlü alan.
*ANSİKL. Ortaçağda ve Rönesans'ta, senyörtük konutlannda salon, birçok etkinliğin yapıldığı bir mekândı: salonda uyulerine rakip birçok sergi açıldı.
*Spor. Salon atletizm yanşmaları, pisti 200 m uzunluğunda (6 kulvarlı) oval, ortasında yüksek, sınk, uzun atlama ve gülle atma alanı olan üstü kapalı tribünlü bir alanda yapılır. Bu tür yarışmalar, kısa (50 m sürat, 60 m engelli, 200, 400 m), orta (800, 1 500, 3 000 m) mesafe koşulları, atma (yalnızca gülle atma), atlama (uzun, yüksek, sırıkla yüksek atlama) ve yürüyüş dallarına ayrılır.
Kaynak: Büyük Larousse
YORUMLAR