Tabela isim (tabe'la, l ince okunur) İtalyanca tabella 1 . üzerinde tanıtıcı, belirtici bir yazı, açıklama, işaret veya resim...
Tabela
isim (tabe'la, l ince okunur) İtalyanca tabella
1 . üzerinde tanıtıcı, belirtici bir yazı, açıklama, işaret veya resim bulunan, tahta veya sac parçası, levha:
2 . Hastane, yatılı okul, askerî birlik gibi toplu yemek verilen yerlerde, günlük yemek için çıkarılan erzakın türünü, miktarını gösteren çizelge.
3 . Hastanelerde her hastanın gündelik yemek ve ilacının yazıldığı kâğıt.
Birleşik Sözler
isim (tabe'la, l ince okunur) İtalyanca tabella
1 . üzerinde tanıtıcı, belirtici bir yazı, açıklama, işaret veya resim bulunan, tahta veya sac parçası, levha:
"Birinci kata çıkıyorum, tabelalara bakıyorum, aradığımı bulamıyorum."- R. H. Karay.
2 . Hastane, yatılı okul, askerî birlik gibi toplu yemek verilen yerlerde, günlük yemek için çıkarılan erzakın türünü, miktarını gösteren çizelge.
3 . Hastanelerde her hastanın gündelik yemek ve ilacının yazıldığı kâğıt.
Birleşik Sözler
- tabela bahis
TABELA a. (ital. tabelladan).
1. üzerinde bir amblem, tanıtıcı bir yazı, işaret, resim vb. bulunan, tahtadan, metalden vb levha. (Bk. ansikl. böl.)
2. Toplu olarak yemek verilen kuruluşlarda (okul, hastane, askeri birlik, kuruluş vb.) günlük yemek için çıkarılan erzakın türünü ve miktarını gösteren çizelge.
3. Hastanelerde, hastanın günlük yemeğinin ve ilacının yazıldığı kâğıt
4. Ticarethane tabelası, işyerinin çalışma konusunu, işletme adı ya da unvanını, sahibini belirten ve görünür bir yerde bulunan yazı.
*ANSİKL Güz. sant. Romalılar tabela kullanırlardı. Pompei'de birkaç tabela ele geçirildi. Bunlar, dükkânda satılan erzakı betimleyen ya da zanaatçının etkinliğini çağrıştıran mumlu boyayla yapılmış resimler, taş ya da pişmiş toprak alçakkabartmalardır. Ortaçağda her evin, diğerlerinden ayırt edilmesini sağlayan bir tabelası vardı. Ticari tabelaların kullanılmasına XIII. yy.'ın sonlarında başlandığı sanılmaktadır. Bunlar genelde yapının ön cephesine oyuluyor, bazen köşe direğine dahil ediliyor ve her zaman canlı renklerle boyanıyordu.
Fransa'da Ortaçağ'ın sonundan itibaren, dükkânının önünde, sokağa doğru uzanan bir çubuğa asılı tabelalar kullanılmaya başladı (günümüze ulaşan en eski örnek XVII. yy.'dan kalmadır). XVII. yy.'dan başlayarak değişik ticari tabela türleri ortaya çıktı. VVatteau'nun gerçekleştirdiği Gersaint"'in tabelası, dükkânın kapı sundurmasına eğik olarak asılan dar ve uzun tabela türünün en tanınmış örneklerinden biridir.
Birçok ünlü sanatçı, gençlik dönemlerinde ya da hatır için tabelalar gerçekleştirdiler: Holbein bir öğretmene (Basel müzesi), il Caravaggio ve Fr. Hals meyhanelere, Le Moyne Amiens'deki bir peruka satıcısına, Chardin bir cerrah-berbere tabelalar yaptı. Greuze bir tütüncünün tabelasını çizdi: Au Huron. Hogarth ve Gillot da birçok tabela gerçekleştirdiler. Prud' hon'un Cluny'deki bir şapkacıya, Gâricault'nun bir nalbanta, Courbet'nin de Nyon' daki bir hancıya yaptıkları tabelalar günümüze ulaşmıştır. Deux Pierrots tabelası Gavarni'nin, Meudon'daki bir hanın tabelası da Millet'in yapıtıdır. Millet ise, Nötre -Dame-de-Lorette sokağındaki A lAs- somption mağazasının tabelasını yaptı.
XX. yy.'da ışıklı tabelalar bazen cephenin tümünü kaplar.
1. üzerinde bir amblem, tanıtıcı bir yazı, işaret, resim vb. bulunan, tahtadan, metalden vb levha. (Bk. ansikl. böl.)
2. Toplu olarak yemek verilen kuruluşlarda (okul, hastane, askeri birlik, kuruluş vb.) günlük yemek için çıkarılan erzakın türünü ve miktarını gösteren çizelge.
3. Hastanelerde, hastanın günlük yemeğinin ve ilacının yazıldığı kâğıt
4. Ticarethane tabelası, işyerinin çalışma konusunu, işletme adı ya da unvanını, sahibini belirten ve görünür bir yerde bulunan yazı.
*ANSİKL Güz. sant. Romalılar tabela kullanırlardı. Pompei'de birkaç tabela ele geçirildi. Bunlar, dükkânda satılan erzakı betimleyen ya da zanaatçının etkinliğini çağrıştıran mumlu boyayla yapılmış resimler, taş ya da pişmiş toprak alçakkabartmalardır. Ortaçağda her evin, diğerlerinden ayırt edilmesini sağlayan bir tabelası vardı. Ticari tabelaların kullanılmasına XIII. yy.'ın sonlarında başlandığı sanılmaktadır. Bunlar genelde yapının ön cephesine oyuluyor, bazen köşe direğine dahil ediliyor ve her zaman canlı renklerle boyanıyordu.
Fransa'da Ortaçağ'ın sonundan itibaren, dükkânının önünde, sokağa doğru uzanan bir çubuğa asılı tabelalar kullanılmaya başladı (günümüze ulaşan en eski örnek XVII. yy.'dan kalmadır). XVII. yy.'dan başlayarak değişik ticari tabela türleri ortaya çıktı. VVatteau'nun gerçekleştirdiği Gersaint"'in tabelası, dükkânın kapı sundurmasına eğik olarak asılan dar ve uzun tabela türünün en tanınmış örneklerinden biridir.
Birçok ünlü sanatçı, gençlik dönemlerinde ya da hatır için tabelalar gerçekleştirdiler: Holbein bir öğretmene (Basel müzesi), il Caravaggio ve Fr. Hals meyhanelere, Le Moyne Amiens'deki bir peruka satıcısına, Chardin bir cerrah-berbere tabelalar yaptı. Greuze bir tütüncünün tabelasını çizdi: Au Huron. Hogarth ve Gillot da birçok tabela gerçekleştirdiler. Prud' hon'un Cluny'deki bir şapkacıya, Gâricault'nun bir nalbanta, Courbet'nin de Nyon' daki bir hancıya yaptıkları tabelalar günümüze ulaşmıştır. Deux Pierrots tabelası Gavarni'nin, Meudon'daki bir hanın tabelası da Millet'in yapıtıdır. Millet ise, Nötre -Dame-de-Lorette sokağındaki A lAs- somption mağazasının tabelasını yaptı.
XX. yy.'da ışıklı tabelalar bazen cephenin tümünü kaplar.
Kaynak: Büyük Larousse
YORUMLAR