TUTTURMAK gçz. f. Bir kimse sözkonusuysa, herhangi bir konuda diretmek, aklına kovdtıöıı bir sevi ısrarla istemek. Eve gidelim diye...
TUTTURMAK gçz. f. Bir kimse sözkonusuysa, herhangi bir konuda diretmek, aklına kovdtıöıı bir sevi ısrarla istemek. Eve gidelim diye tutturdu. Kırkından sonra yazar olacağım diye tutturdu.
* g. f. Bir şey tutturmak, ona başlamak, onu yapmakta olmak, sürdürmek: Türkü, şarkı tutturmak.
*Kâğ. san. Islak haldeki sürekli kâğıt yaprağını önce kâğıt makinesinin eleklerinden, daha sonra da kurutucusundan geçirerek makineyi çalışır duruma getirmek işlemi.
* g. f. Bir şey tutturmak, ona başlamak, onu yapmakta olmak, sürdürmek: Türkü, şarkı tutturmak.
*Kâğ. san. Islak haldeki sürekli kâğıt yaprağını önce kâğıt makinesinin eleklerinden, daha sonra da kurutucusundan geçirerek makineyi çalışır duruma getirmek işlemi.
Kaynak: Büyük Larousse
YORUMLAR