Türk Dil Kurumu haraza 1. hlk. Kavga, gürültü, kargaşalık: “Gene mi kavga erenler? Gene mi haraza?” -A. Gündüz. 2.hlk. Sığırın öd k...
Türk Dil Kurumu
haraza
1. hlk. Kavga, gürültü, kargaşalık: “Gene mi kavga erenler? Gene mi haraza?” -A. Gündüz.
2.hlk. Sığırın öd kesesinden çıkan taş.
3.Ciğer hastalığı, öksürük: Ahmet harazalıdır.
4.Büyük baş hayvanların iç organlarından çıkarılan ve sarılık hastalığına iyi gelen bir madde.
5.. Çok semirmiş hayvanlarda kalbin çevresinde oluşan yağ
6. Sığır ciğerinden çıkarılan, öde benzeyen bir madde.
7.Hiddet, sinir: Amma harazalı hanım ha.
8.Coşku: Dün meydana gelen filim çok harazalı idi.
9.Kuyuların ağzına geçirilen oymalı taştan yapılmış çember, kuyu bileziği.
10.Kesim hayvanlarının ödünde ve şirdeninde hasıl olan taş.
haraza ingilizcesi
- quarrel, dustup
YORUMLAR