SAFRA a. (ar. safra). Gösterim: 30 Boyut: 9.1 KB" style="max-width:100%;margin: 2px;"/> 1. Karaciğer tarafınca s...
SAFRA a. (ar. safra).
Gösterim: 30
Boyut: 9.1 KB" style="max-width:100%;margin: 2px;"/>
1. Karaciğer tarafınca salgılanan (günde 800-1 000 mİ) ve sindirime destek olan, havada yeşeren altın sarısı renginde acı sıvı. (Eşanl. ÖD.) [Bk. ansikt. böl.]
2. Safra bastırmak, azca bir şey yiyerek açlığını yatıştırmak. || Safra yeşili, siyaha yakın koyu yeşil renk. || Safrası kabarmak, açlıktan midesi bulanmak, kusacak benzer biçimde olmak.
—Esk. Sarı.
—Biyokim. Safra sitleri, kolesterol katabolizmasından ileri gelen ve safra kanallarınca, glikokol ve torin ile birleşik olarak salgılanan steroit yapılı asitler, (insan safrasında dört safra asidi bulunur: kolik asit, kenodezoksikolik asit, dezoksikolik asit ve yaratı oranda litokolik asit. Kanda ve idrarda oran belirlemeleri bazı karaciğer hastalıklarını [sarılıklar] teşhis etmeye ve izlemeye yarar.) || Safra pigmentleri, safrada bulunan hemoglobinin katabolizmasından ileri gelen maddeler (en mühimleri bilirübin ve biliverdindir). || Safra tuzları, safra asitlerinin sodyumlu ya da potasyumlu tuzları, bilhassa sodyum glikokolat ve torokolat. (Yağların emülsiyon haline geçmesini kolaylaştırır yağ asitlerini çözünürleştirir ve pankreas lipazını etkinleşti rirler.)
—Ecz. Sığır safrası, sığırdan elde edilmiş ve tedavide midevi ve kelagog olarak, katı özüt ya da toz halinde kullanılan kuru safra.
—Fizyol. A safrası, koledok kanalından gelen safra. || B safrası ya da kese safrası, safrakesesi nde toplanan safra. || C safrası ya da karaciğer safrası, karaciğerin içinde ya da kanalında bulunan safra.
—Tip. Safra aygıtı, bir yanda safrayı salgılayan (karaciğer) öte yanda safranın bağırsağa dökülmesini elde eden (safra yolları) organların tümü. (Safra yolları, karaciğer içi safra yollarının oluşturduğu karaciğer kanalı, safrakesesi, safrakesesi kanalı ve koledok kanalından meydana gelir.) || Safra fistülü, safrakesesını dışa ya da sindirim kanalına bağlayan anormal ya da deneysel delik. || Safra oluşumu, safranın salgılanmasını elde eden dokusal fizyolojik süreçlerin tümü. (Karaciğere özgü görevlerden biridir.) || Safra sirozu, karaciğerin içinde ya da haricinde safranın birikmesinden ileri gelen siroz. || Safra söktürücü - KOLAGOG. || Safra taşları, bilhassa kolesterolden oluşan ve safra yollarına yerleşerek karaciğer koliklerıne ve çeşitli kolesistitlere yol açan taşlar.
—ANSİKL. Karaciğer hücreleri tarafınca safra kanalcıklarına salgılanan safra, saf- rakesesinde toplanır, burada biriktirilerek yoğunlaştırılır. Sindirim esnasında koledok kanalı kanalıyla incebağırsağa (onikipar- makbağırsağı) akar. Yüzde 95'i sudur ve başlıca bileşenleri safra tuzlan, bilirübin ve kolesteroldür.
Safra bir sindirim özsuyudur, yağların sindiriminde rol oynar. Pankreas özsuyu ile beraber, mide kimusunun asidini yanstzlaştırır. Öte taraftan safrakesesi ile bağırsağın kasılma hareketlerini uyarır. Bazı metabolizma artıklarının ve birçok ilacın dışa atılmasında mühim rol oynar. Herhangi bir nedenle bağırsağa akmaması sarılığa niçin olur.
Safra, kabızlığa ve bağırsaktaki sindirim bozukluklarına karşı kurutulmuş özüt halinde ağızdan ya da makat kanalıyla kullanılır.
Boyut: 9.1 KB" style="max-width:100%;margin: 2px;"/>
1. Karaciğer tarafınca salgılanan (günde 800-1 000 mİ) ve sindirime destek olan, havada yeşeren altın sarısı renginde acı sıvı. (Eşanl. ÖD.) [Bk. ansikt. böl.]
2. Safra bastırmak, azca bir şey yiyerek açlığını yatıştırmak. || Safra yeşili, siyaha yakın koyu yeşil renk. || Safrası kabarmak, açlıktan midesi bulanmak, kusacak benzer biçimde olmak.
—Esk. Sarı.
—Biyokim. Safra sitleri, kolesterol katabolizmasından ileri gelen ve safra kanallarınca, glikokol ve torin ile birleşik olarak salgılanan steroit yapılı asitler, (insan safrasında dört safra asidi bulunur: kolik asit, kenodezoksikolik asit, dezoksikolik asit ve yaratı oranda litokolik asit. Kanda ve idrarda oran belirlemeleri bazı karaciğer hastalıklarını [sarılıklar] teşhis etmeye ve izlemeye yarar.) || Safra pigmentleri, safrada bulunan hemoglobinin katabolizmasından ileri gelen maddeler (en mühimleri bilirübin ve biliverdindir). || Safra tuzları, safra asitlerinin sodyumlu ya da potasyumlu tuzları, bilhassa sodyum glikokolat ve torokolat. (Yağların emülsiyon haline geçmesini kolaylaştırır yağ asitlerini çözünürleştirir ve pankreas lipazını etkinleşti rirler.)
—Ecz. Sığır safrası, sığırdan elde edilmiş ve tedavide midevi ve kelagog olarak, katı özüt ya da toz halinde kullanılan kuru safra.
—Fizyol. A safrası, koledok kanalından gelen safra. || B safrası ya da kese safrası, safrakesesi nde toplanan safra. || C safrası ya da karaciğer safrası, karaciğerin içinde ya da kanalında bulunan safra.
—Tip. Safra aygıtı, bir yanda safrayı salgılayan (karaciğer) öte yanda safranın bağırsağa dökülmesini elde eden (safra yolları) organların tümü. (Safra yolları, karaciğer içi safra yollarının oluşturduğu karaciğer kanalı, safrakesesi, safrakesesi kanalı ve koledok kanalından meydana gelir.) || Safra fistülü, safrakesesını dışa ya da sindirim kanalına bağlayan anormal ya da deneysel delik. || Safra oluşumu, safranın salgılanmasını elde eden dokusal fizyolojik süreçlerin tümü. (Karaciğere özgü görevlerden biridir.) || Safra sirozu, karaciğerin içinde ya da haricinde safranın birikmesinden ileri gelen siroz. || Safra söktürücü - KOLAGOG. || Safra taşları, bilhassa kolesterolden oluşan ve safra yollarına yerleşerek karaciğer koliklerıne ve çeşitli kolesistitlere yol açan taşlar.
—ANSİKL. Karaciğer hücreleri tarafınca safra kanalcıklarına salgılanan safra, saf- rakesesinde toplanır, burada biriktirilerek yoğunlaştırılır. Sindirim esnasında koledok kanalı kanalıyla incebağırsağa (onikipar- makbağırsağı) akar. Yüzde 95'i sudur ve başlıca bileşenleri safra tuzlan, bilirübin ve kolesteroldür.
Safra bir sindirim özsuyudur, yağların sindiriminde rol oynar. Pankreas özsuyu ile beraber, mide kimusunun asidini yanstzlaştırır. Öte taraftan safrakesesi ile bağırsağın kasılma hareketlerini uyarır. Bazı metabolizma artıklarının ve birçok ilacın dışa atılmasında mühim rol oynar. Herhangi bir nedenle bağırsağa akmaması sarılığa niçin olur.
Safra, kabızlığa ve bağırsaktaki sindirim bozukluklarına karşı kurutulmuş özüt halinde ağızdan ya da makat kanalıyla kullanılır.
Kaynak: Büyük Larousse
Safra Kesesi Hastalıkları
Safra Kesesi Nedir - Safra Kesesinin Yapısı ve Görevleri
Safra Kesesi Taşı (Koleit)
SAFRA a. (ital. zavorra'dan).
1. Denize. Gemileri ve tekneleri elverişli bir denge konumunda tutmak ya da istenilen su hattına kadar batırmak için, bunların dip kısımlarına yerleştirilen ya da omurgalarına tutturulan ağırlık. (Eşanl. BALAST.)
2. Çevresindekilere tedirginlik ve sorun veren kimse.
3. Safra atmak, beraber bulunması sorun ve zarar veren bir kimseyi ya da şeyi uzaklaştırmak.
—Balıkç. Bazı ağların eteğine, suyun ağı yukarı kaldırmasını ya da akıntının ağı sürüklemesini engellemek için eklenen ağırlık.
—Denize. Dış safra, bir yelkenlinin dış omurgası altına bağlanan dökme demir ya da omurgaya uyacak halde kurşundan yapılmış ağırlık. (Çoğu zaman sportif amaçlı yelkenlilerde kullanılır.) || Durağan(durgun) safra, bir teknenin ayrılmaz bir parçası olan ve çıkarılmayan safra (mesela bir yatın kurşun safrası). || Gezici safra, yeri değiştirilebilen ya da çıkarılabilen safra.
—Havc. Balonlarda kullanılan ve balon pilotlarının, atmosferde yükselmek ya da balonun inişini yavaşlatmak istediklerinde attıkları kum.
1. Denize. Gemileri ve tekneleri elverişli bir denge konumunda tutmak ya da istenilen su hattına kadar batırmak için, bunların dip kısımlarına yerleştirilen ya da omurgalarına tutturulan ağırlık. (Eşanl. BALAST.)
2. Çevresindekilere tedirginlik ve sorun veren kimse.
3. Safra atmak, beraber bulunması sorun ve zarar veren bir kimseyi ya da şeyi uzaklaştırmak.
—Balıkç. Bazı ağların eteğine, suyun ağı yukarı kaldırmasını ya da akıntının ağı sürüklemesini engellemek için eklenen ağırlık.
—Denize. Dış safra, bir yelkenlinin dış omurgası altına bağlanan dökme demir ya da omurgaya uyacak halde kurşundan yapılmış ağırlık. (Çoğu zaman sportif amaçlı yelkenlilerde kullanılır.) || Durağan(durgun) safra, bir teknenin ayrılmaz bir parçası olan ve çıkarılmayan safra (mesela bir yatın kurşun safrası). || Gezici safra, yeri değiştirilebilen ya da çıkarılabilen safra.
—Havc. Balonlarda kullanılan ve balon pilotlarının, atmosferde yükselmek ya da balonun inişini yavaşlatmak istediklerinde attıkları kum.
Kaynak: Büyük Larousse
Safra Nedir?
Karaciğerin salgıladığı sarı renkli ve acı, alkali sıvı, öd. %97'si sudan meydana gelen safranın içinde eriyik hâlde maden tuzları, kolesterol, ek olarak safra tuzları ve safra boyaları bulunur. Karaciğer günde 600-800 mililitre dolayında safra üretir. Safranın başlıca iki görevi sindirime yardım etmek ve alyuvarların parçalanmasına katılmaktır. Sindirim görevi mide kimüsünün asidini nötralize etmek, kalsiyumun emilmesini ve yağların metabolizmasını kolaylaştırmak, ek olarak bağırsak florasının bakteriyolojik dengesinin sağlanmasına katılmaktır. Alyuvarların parçalanmasına ilişkin göreviyse, düzgüsel ömrünü tamamlayıp parçalandıktan sonrasında karaciğere gelen alyuvar artıklarını bünyesine alıp atılmasını sağlamaktır.
DEVAMI
Karaciğerin salgıladığı sarı renkli ve acı, alkali sıvı, öd. %97'si sudan meydana gelen safranın içinde eriyik hâlde maden tuzları, kolesterol, ek olarak safra tuzları ve safra boyaları bulunur. Karaciğer günde 600-800 mililitre dolayında safra üretir. Safranın başlıca iki görevi sindirime yardım etmek ve alyuvarların parçalanmasına katılmaktır. Sindirim görevi mide kimüsünün asidini nötralize etmek, kalsiyumun emilmesini ve yağların metabolizmasını kolaylaştırmak, ek olarak bağırsak florasının bakteriyolojik dengesinin sağlanmasına katılmaktır. Alyuvarların parçalanmasına ilişkin göreviyse, düzgüsel ömrünü tamamlayıp parçalandıktan sonrasında karaciğere gelen alyuvar artıklarını bünyesine alıp atılmasını sağlamaktır.
DEVAMI
safra ingilizcesi
- bile, gall, ballast, choler
- bile, gall öd
safra
isim, denizcilik İtalyanca saburra
1 . Gemileri ve her boyda deniz aracını dengede tutmak, istenilen su düzeyine kadar batırabilmek için, dip bölümlerine konulmuş olan ağırlık.
2 . Bazı balık ağlarının alt tarafına takılan, ağın su içinde kalmasını elde eden ağırlık.
3 . Balonlarda bulunan pilotların, yükselmek ya da inişi yavaşlatmak istediklerinde attıkları ağırlık.
4 . mecaz Sorun, tedirginlik, hastalık veren kimse.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
safra atmak
safra (II)
isim Arapça
safra bastırmak
safrası kabarmak
Birleşik Sözler
safra kesesi
safra yeşili
isim, denizcilik İtalyanca saburra
1 . Gemileri ve her boyda deniz aracını dengede tutmak, istenilen su düzeyine kadar batırabilmek için, dip bölümlerine konulmuş olan ağırlık.
2 . Bazı balık ağlarının alt tarafına takılan, ağın su içinde kalmasını elde eden ağırlık.
3 . Balonlarda bulunan pilotların, yükselmek ya da inişi yavaşlatmak istediklerinde attıkları ağırlık.
4 . mecaz Sorun, tedirginlik, hastalık veren kimse.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
safra atmak
safra (II)
isim Arapça
- Öd.
safra bastırmak
safrası kabarmak
Birleşik Sözler
safra kesesi
safra yeşili
Safra
- Dengeyi sağlamak için yelkenli gemilerin sintinelerine konan mâden, taş, kum benzer biçimde ağırlıklar.
SAFRA
- Bir teknede denge saglanmasi için sintinesine konan agirlik.
Safra Kesesi Hastalıkları
Safra Kesesi Nedir - Safra Kesesinin Yapısı ve Görevleri
Safra Kesesi Taşı (Koleit)
YORUMLAR