Yarın Cenâb-ı Hakk’ın huzûruna hesap verm...
Yarın Cenâb-ı Hakk’ın huzûruna hesap verm...
Hepimiz bir imtihan dünyasındayız.
Yarın Cenâb-ı Hakk’ın huzûruna hesap vermeye gideceğiz. Önümüzde ya cennet ya da cehennem olacak. Tekrar dünyaya dönmeye bir imkân da bulunmayacak. Cenâb-ı Hak Kur’ân-ı Kerîm’de, âhirette yaşanacak acıklı manzaralardan haber vererek bizleri şöyle îkaz ediyor:
“Onlar orada (yani cehennemde): «Rabbimiz! Bizi çıkar, (önce) yaptığımızın yerine sâlih ameller işleyelim!» diye feryat ederler. Size düşünecek kimsenin düşünebileceği kadar bir ömür vermedik mi? Size uyarıcı da gelmedi mi? (Niçin inanmadınız?) Şimdi tadın (azâbı)! Zâlimlerin yardımcısı yoktur.”(Fâtır Suresi, 37)
İşte bu müşkil duruma düşmekten kurtulmamız için, Rabbimiz bizden samimî ve dürüst bir kulluk istiyor.
Fânî dostluklarda bile samîmiyet aranır. Hiç kimse riyâkârlığa, ikiyüzlülüğe muhatap olmaktan hoşlanmaz. Herkes dürüst ve samîmî insanı sever. Cenâb-ı Hak da her şeyde olduğu gibi tevbede de dürüstlük istiyor ve:
“Ey îman edenler! Nasûh (tam bir sıdk ve ihlâs ile) tevbe ederek Allâh’a dönün…” (et-Tahrîm, 8) buyuruyor.
YORUMLAR