Belirmek (nsz) 1 . Önce belli veya görünür olmayan bir şey ortaya çıkmak, tezahür etmek: "Yarı yola yaklaştığında, köprünün...
Belirmek
(nsz)
1 . Önce belli veya görünür olmayan bir şey ortaya çıkmak, tezahür etmek:
"Yarı yola yaklaştığında, köprünün karşı ucunda, ona doğru gelen bir karaltı belirdi."- A. Kulin.
2 . Bir düşünce veya durum kesin bir biçim almak, tebellür etmek:
"Kafasında günden güne çeşitli düşünceler, çeşitli kaygılar beliriyordu."- O. Hançerlioğlu.
3 . İyice görünür ve anlaşılır bir durum almak, tebarüz etmek:
"İki kaşının arasında, yaşından ziyade asabiyetini ele veren birkaç çizgi belirdi."- E. Şafak.
(nsz)
"Yarı yola yaklaştığında, köprünün karşı ucunda, ona doğru gelen bir karaltı belirdi."- A. Kulin.
2 . Bir düşünce veya durum kesin bir biçim almak, tebellür etmek:
"Kafasında günden güne çeşitli düşünceler, çeşitli kaygılar beliriyordu."- O. Hançerlioğlu.
3 . İyice görünür ve anlaşılır bir durum almak, tebarüz etmek:
"İki kaşının arasında, yaşından ziyade asabiyetini ele veren birkaç çizgi belirdi."- E. Şafak.
YORUMLAR