ISIRMAK g. f. 1. Bir kimseyi (bir yerinden) ısırmak, bir yerini ısırmak, dişleri ve iki çene kemiği arasına ile birlikte yaralayacak...
ISIRMAK g. f.
1. Bir kimseyi (bir yerinden) ısırmak, bir yerini ısırmak, dişleri ve iki çene kemiği arasına ile birlikte yaralayacak şekilde kuvvetle sıkmak: Köpek evladı bacağından ısırdı. Bacağını ısırdı.
2. Bir şeyi ısırmak, bir kimse, bir hayvan sözkonusuysa, bir şeye dişlerini geçirmek, onu dişleri içinde sıkmak, dişleriyle kesmek, koparmak: Kalemi ısırmak. Acıdan haykırmamak için mendilini ısırmak. Elmayı ısırmak.
3. Vücutları, bedenin bir kısmını ısırmak, sert, batıcı bir kumaş, yün vb. sözkonusuysa, dalamak, kaşındırmak.
4. Bir kimseyi ısırmak, sert, soğuk bir rüzgâr sözkonusuysa, onu üşütmek, rahatsız etmek: insanı ısıran bir rüzgâr.
* gçz. f. Bir hayvan sözkonusuysa, hücum etmek: Bu köpek çok havlar ama ısırmaz.
* ısırılmak edilg. f. Dişler içinde sıkılmak ya da dişlerle koparılmak.
* ısırtmak ettirg. f. Isırmak işini yaptırmak.
1. Bir kimseyi (bir yerinden) ısırmak, bir yerini ısırmak, dişleri ve iki çene kemiği arasına ile birlikte yaralayacak şekilde kuvvetle sıkmak: Köpek evladı bacağından ısırdı. Bacağını ısırdı.
2. Bir şeyi ısırmak, bir kimse, bir hayvan sözkonusuysa, bir şeye dişlerini geçirmek, onu dişleri içinde sıkmak, dişleriyle kesmek, koparmak: Kalemi ısırmak. Acıdan haykırmamak için mendilini ısırmak. Elmayı ısırmak.
3. Vücutları, bedenin bir kısmını ısırmak, sert, batıcı bir kumaş, yün vb. sözkonusuysa, dalamak, kaşındırmak.
4. Bir kimseyi ısırmak, sert, soğuk bir rüzgâr sözkonusuysa, onu üşütmek, rahatsız etmek: insanı ısıran bir rüzgâr.
* gçz. f. Bir hayvan sözkonusuysa, hücum etmek: Bu köpek çok havlar ama ısırmaz.
* ısırılmak edilg. f. Dişler içinde sıkılmak ya da dişlerle koparılmak.
* ısırtmak ettirg. f. Isırmak işini yaptırmak.
Kaynak: Büyük Larousse
YORUMLAR