Rüzgâr Nedir?

Rüzgâr isim Farsça r°zgÂ¥r 1 . Havanın yer değiştirmesiyle oluşan esinti, yel, bad. 2 . ( meteoroloji ) Rüzgâr çizelgesinde hız...

Rüzgâr

isim Farsça r°zgÂ¥r





1 . Havanın yer değiştirmesiyle oluşan esinti, yel, bad.

2 .
(meteoroloji) Rüzgâr çizelgesinde hızı 17-21 deniz mili olan ve kuvveti 5 ile gösterilen esinti.



Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
  • rüzgâr almak
  • rüzgârdan rutubet kapmak
  • rüzgâr ekip fırtına biçmek
  • rüzgâr gelecek delikleri tıkamak
  • rüzgâr şeklinde
  • rüzgâr tutmamak
Birleşik Sözler

  • rüzgâr altı
  • rüzgâr çizelgesi
  • rüzgâr erozyonu
  • rüzgârgülü
  • rüzgârölçer
  • rüzgâr üstü
  • rüzgâr yükü
  • dik rüzgâr
  • fırtınaya yakın rüzgâr
  • hafifçe rüzgâr
  • egemen rüzgâr
  • güçlü rüzgâr
  • mutedil rüzgâr
  • yanık rüzgâr
  • saba rüzgârı









  • Rüzgar tribünleriyle elektrik üretip satabilmenin maliyeti nedir?


  • Rüzgar ve Rüzgar Çeşitleri


  • Rüzgar Sörfü Nedir? Rüzgar Sörfü





RüZGAR a. (fara rüzigâr, yel, vakit, şans).

1. Bir yüksek tazyik alanından alçak tazyik alanına doğru yer değiştiren hava hareketi; yel. (Bk. ansiki. böl. Deniz bil. Bot. Iklimbil. ve Mit.)

2. Rüzgâr almak, bir yer sözkonusuysa, rüzgâra açık olmak: Kıyının bu kesimi çok rüzgâr alır. || Rüzgâr avlamak, hiçbir şey elde edememek, boşuna çaba harcamak. || Rüzgâr gelecek delikleri tıkamak, bir işin doğurabileceği sakıncalar için lüzumlu önlemleri almak.





*Avc. Rüzgâra karşı avlanmak, rüzgârın estiği yöne doğru ilerleyerek ya da rüzgârın estiği yönden gelecek avları bekleyerek avlanmak. || Rüzgârı almak, rüzgâra karşı yürümek.


*Denizbil. Rüzgâr akıntısı, SüRüKLENME AKINTISI'nın eşanlamlısı. Rüzgâr çekiği, yüzeysel su hacminin rüzgârın etkisiyle açıklara doğru hareket etmesi ve deniz yüzeyinin alçalması. (Alttaki su hacminin dengeleyici olarak yükselmesine yol açabilir.) || Rüzgâr yığması, denizde yüzeysel su hacminin rüzgârın etkisiyle kıyıya doğru hareket ederek yığılması. (Deniz yüzeyinin yükselmesine ve bunu dengeleyen bir altakıntıya niçin olur.)


*Denize. Rüzgâr altı, bir geminin rüzgâra bakan bordasının karşısındaki borda. || Rüzgâr altına düşmek, bir gemiden söz ederken, bordasından esen rüzgârın etkisiyle, seyrettiği rotadan rüzgâr altına doğru kaymak. | Rüzgâr altı kıyı, rüzgâra bakan kıyı. || Rüzgâr altı yapmak, rüzgârı bir bordadan alacak şekilde gemiyi çevirerek, diğeri borda süresince denizde durgun alan oluşturmak. || Rüzgâr azaltmak, sert ve fırtınalı havalarda, yelkenlerin parçalanmaması için, kimi yelkenleri mayna edip, bazılarını camadana vurarak, yüzeylerini küçültüp yelken donanımı üstündeki basıncı hafifletmek. || Rüzgâr basıncı, rüzgârın bir vapur üstünde oluşturduğu tesir. || Rüzgâr baştan, rüzgârın pruvadan estiğini belirten deyim. || Rüzgâr flaması, direk şıpkasına çekilen ve rüzgârın estiği yönü gösteren ince uzun şerit biçiminde flama. Rüzgâr gülü -GüL. || Rüzgâr tarafı, rüzgârın estiği yön. || Rüzgâr üstü, bir geminin rüzgâr alan bordası. || Rüzgâr üzerine çıkmak, yelkenle seyreden bir gemiden söz ederken, olabildiğince orsasına çıkarak, rüzgârın estiği yönde seyretmek. || Rüzgâr üstünü korumak, başka bir gemiye bakılırsa rüzgâr avantajına haiz olmak. || Rüzgâr yakası, yelkenlerin rüzgârın estiği yönde kalan yakası. || Rüzgâra açık yüzeyler, bir geminin rüzgâr alan öğelerinin (üstyapılar, direkler vb.) tümü. || Rüzgâra baş tutmak, bir gemiden söz ederken, pruvasını rüzgârın estiği yöne çevirerek seyretmek.

*Tiramola manevrası meydana getiren ya da demir üstünde yatan bir gemiden söz ederken, pruvasını rüzgârın estiği yöne çevirmek. || Rüzgâra kaçmak, yelkenli bir gemiden söz ederken, rüzgârı pupasına ya da laçka borinasına alarak seyretmek. || Rüzgâra sokulmak, bir yelkenliden söz ederken, olabildiğince orsasına seyretmek. || Rüzgân atlatmak, bir bordadan rüzgârı alarak seyreden bir yelkenliden söz ederken, rüzgârı pupa ya da orsasından atlatarak öteki bordasına geçirmek. || Rüzgârı pupadan almak, rüzgârı kıçtan alarak seyretmek. || Rüzgârını almak, bir yelkenli tekneden söz ederken, başka bir yelkenli teknenin rüzgâr üzerine geçerek, bu teknenin rüzgâr almasını önlemek. || Rüzgârını kapamak, yelkenli bir gemiden söz ederken, başka bir gemiye bakılırsa rüzgârın geldiği tarafta bulunmak, böylece de o gemiye yaklaşmak ya da o gemiden uzaklaşmak olanağına haiz olmak (yelken periyodu savaşlarında, başarı sağlamanın temel koşuluydu). [Eşanl. RüZGÂR üSTüNE GEÇMEK.] || Dik rüzgâr yelkenle seyreden bir geminin rotasına dik yönde esen rüzgâr. || Dümeni rüzgâr altına basi, bir geminin rüzgâr alan bordasını değişiklik yapmak amacıyla, serdümene, dümeni rüzgâr altına basması için verilen komut. || Emin rüzgâr, hep aynı yönden esen rüzgâr || Kararsız rüzgâr, sertliği ve esiş yönü devamlı değişen rüzgâr. || Uygun rüzgâr, izlenen rotada rahatça ilerlemeyi elde eden rüzgâr. || Uygun rüzgâr almak, yelkenli bir tekneden söz ederken, en verimli hıza erişebilmek için rüzgâra bakılırsa en uygun rotada seyretmek.


*Gökbil. Gökada rüzgârı, gökada diskindeki süpernovaların patlamasından lanan ve bu diskin yıldızlararası gazının dışarı atılmasıyla ortaya çıkan vaka. || Güneş rüzgârı, devamlı olarak güneş tacından gezegenlerarası ortama doğru kaçan ve genişlemesi Güneş'in manyetik alanıyla denetlenen, bilhassa protonlar ve nötronlarla yüklü tanecik akışı. (Yer yörüngesi yakınında 200-900 km/sn'lik hızlara ulaşabilen güneş rüzgârı, Güneş'in dönmesinden lanan gezegenlerarası manyetik alanın sarmal yörüngesini izler. Bu akış, Güneş püskürtülerinin ve taçsal tedirginliklerin etkisiyle süratli fışkırmalar halinde mahalli ve geçici olarak hızlanabilir.) || Kutup rüzgârı, yukarı enlemlerde, iyonos- ferden manyetosferin kuyruğuna doğru kaçan, yüklü taneciklerin oluşturduğu ses- üstü akı. || Yıldız rüzgân, kimi sıcak ve kütlesel yıldızların atmosferinden kaçan taneciklerin devamlı akışı. (Yıldız rüzgârları, bu yıldızların yaşamları süresince, büyük seviyede kütle kaybetmesine niçin olur.)


*Isıt, havld. Rüzgâr başlığı, bir duman borusunun en yüksek noktasına yerleştirilen ve bir mil üstünde dönerek çıkış ağzını rüzgâr yönüne yönelten başlık.


*iklimbil. Rüzgârgülü, değişik yönlerden gelen rüzgârların frekansını gösteren diyagramlara verilen ad. (Bk. ansiki. böl.) || Rüzgâr oyuğu - YARDANG.


* İnş. Rüzgâr bağlantısı, bir çatkının ya da bir duvarın şekil değiştirmesini ya da devrilmesini önleyen düzenek (göğüsleme, perde vb.). [Eşanl. KONTRVANTMAN.] (Bk. ansiki. böl.) || Rüzgâr kapısı, soğuğun evin içlerine girmesini önlemek için, kış süresince mevcut kapının önüne ya da arkasına yerleştirilen geçici kapı.


*Jemorfol. Rüzgâr aşındırması, rüzgârın yer yüzeyindeki tesiri. || Rüzgâr tesiri, rüzgârın etkili olduğu ve bazı yüzey biçimlerinin oluşmasına neden olan süreçler. (Bk. ansiki. böl.) || Rüzgârla aşındırmak, rüzgârın etkisiyle yıpratmak.


*Meteorol. Rüzgâr fırıldağı, bir yapının tepesine yerleştirilen ve bir mil üstünde dönerek rüzgârın estiği yönü gösteren değişik biçimlerde (ok, kuş, bayrak, vb.) yapılmış hafifçe levha. (Bk. ansiki. böl.)


*Spor. Rüzgâra karşı sıralanma, bisiklet yarışında, bir gruptaki sporcuların karşıdan gelen rüzgârdan minimum etkilenecekimiş varakIBenzer ki bir şikâyeti var rüzgârdan" (Kalımlı, çayırda dökülen yapraklar perişan olup dağılmış. Sanki esen yelden ya da zamandan ve dünyanın halinden şikâyetleri var) (Kalımlı]. Yel anlamıyla sevgilinin saçının kokusunu taşımış olduğu, haber ulaştırdığı anlatılır. Gezip gezdiği için divane, önüne kattıklarını süpürüp götürmüş olduğu için lerraş (hizmetçi), sevgilinin saçlarıyla oynadığı için meşşafa'dır (süsleyici). Süre ve dünya anlamıyla bekleneni vermediği halde ondan yakınılır.


*Iklimbil. Rüzgâr gülü çizmek için ilkin ana ve ara yönlere bakılırsa rüzgârların aylık ya da senelik ortalama frekansları hesaplanır ve bu frekanslar, uzunluğu bc"1 W' ölçeğe bakılırsa belirlenen doğru, dikdörtgen ya da değişik şekillerle gösterilir. Ek olarak bir çok diyagramlarda rüzgârsız günlerin frekansı, gülün ortasındaki daire ya da çokgen içine yazılır. Rüzgâr güllerinin daha karmaşık çeşitleri de vardır. Bunlar, yönünden başka, rüzgârın hızını değişik birimlerle gösterirler.


*Iklimbil. ve Meteorol. Hava kütlesiyle rüzgârı birbirine karıştırmamak gerekir. Rüzgâr şeklinde hava hacmi de hareketlidir; fakat hava hacmi büyük boyutlarda (yatay yayılımı birkaç bin kilometredir) bir atmosfer parçasıdır. Rüzgârsa, bir hava hacmi içinde yer edinen, derhal devamlı daha ufak boyutlu bir harekettir. Bölgesel rüzgârlar, bir bölgeyi etkisinde bırakır (sözgelimi Ege kıyılarında yazları egemen olan efazyen, Provence'ta mistral, Akdeniz kıyılarında çölden esen Scirokko şeklinde). Mahalli rüzgârlar'ın alanı daha da küçüktür: bir vadiyi, kenti ya da körfezi etkisinde bırakır (İzmir' deki imbat şeklinde). Netice olarak, rüzgârın yönü tüm bir hava hacminin hareket yönünü devamlı belirtmez.

Rüzgârları tesir merkezleri (antisiklonlar ve alçak tazyik alanları) belirler. Rüzgârlar, yüksek basınçlı bölgelerden alçak basınçlı bölgelere doğru yaratı. Şu halde yönleri, bu merkezlerin konumlarına, kısaca eşbasınç eğrilerinin biçimine bağlı olarak değişmiş olur. Ek olarak, yüzey şekilleri, sapmalara ya da yönelmelere (bundan yalnızca alt hava tabakaları etkilenir) niçin olabilir Rüzgârın sertliği ya da hızı, tazyik gradyanı ne kadar çoksa o denli büyük olur. Bir rüzgârın yönü belirtildiğinde, rüzgârın geldiği yön anlaşılır: mesela batı rüzgârı, batıdan gelen ve doğuya doğru esen bir rüzgârdır. Saniyede metre, saatte kilometre, deniz mili ya da Beaufort derecesi olarak belirtilen rüzgâr hızı, anemometrey- le ölçülür. Rüzgârların bir çok türbülanslıdır; kısaca hızları her saniye değişebilir. Hızı nerede ise asla değişmeyen rüzgârlara "laminer rüzgâr" denir. Türbülans karadaki engebelere sürtünmenin ve havanın düşey kararsızlığının bir sonucudur.

Anlık değişimler (türbülans) hesaba rüzgâr gülü şekilde sıralanması. (Yarışçılar, birbirlerini koruyacak şekilde rüzgâra dik olarak sıralanırlar; rüzgâra açık yer, bisikletçiler tarafınca sırayla doldurulur.)


*Teknol. Rüzgâr enerjisi, rüzgâr esintileri esnasında oluşan hava akımlarının taşımış olduğu ve uygun bir düzenekle mekanik enerjiye dönüştürülebilen kinetik enerji türü. (Bk. ansikl. böl.) || Rüzgâr motoru, rüzgârın kinetik enerjisini, mekanik enerjiye dönüştüren, döner kanatlı ya da palalı sistem; bu mekanik enerji, bir mil üstünde, bir elektrik makinesini (mesela bir pompa) ya da bir alternatörü tahrik etmek için kullanılabilir.


* sıf. Ayakkc. Rüzgâr ayak, ayakkabıcılığın geleneksel bir el sanatı olma niteliğini koruduğu bazı yörelerde, bilhassa Çankırı'da adam ayakkabısının en büyük numarasına denir.


*ANSİKL. Bot. Rüzgâr bitkilerin yaşamında çok mühim rol oynar. Çiçektozlarının iletilmesine (anemofil döllenme) ya da diyasporların saçılmasına (tohumlar, meyveler, vb.) destek olabilir. Ek olarak odunlu bitkilerin biçimleri üstünde etkili olur; dallar sadece "rüzgârdan masun" tarafta canlı kalıp gelişebildiğinden azca ya da çok belirgin bir bakışımsızlık ortaya çıkar (“bayrak" biçimli ağaçlar, anemomorfoz). Bu etkisinde bırakır daha çok sert rüzgârların egemen olduğu dağların yamaçlarında ve bazı kıyılarda belirgindir. Bazı ağaçlar diğerlerine bakılırsa rüzgâra ve rüzgârla sürüklenen deniz suyu serpintilerine karşı daha dayanıklı olduklarından deniz kıyısına dikilirler; demirhindi, servi ve sıcak ülkelerde fılaos (demirağacı), araukarya. Bunun tersine, ağaçlar, yerleşim yerlerini ve ekili alanları rüzgârın etkisinden ve rüzgârın niçin olduğu aşınmadan korumak için kullanılır. Bu durumda, kavak, servi, mazı şeklinde ağaçlar kullanılarak rüzgâr siperleri yapılır. Kuvvetli ve sık esen rüzgârlar, ortamın kurumasına (atmosfer, toprak) yol açarak yalnız kurakçıl bitkilerin yaşamasına olanak bırakır.


*Ed. Divan edebiyatında sözcüğün üç anlamı (vakit, dünya, yel) içinde tevriye yapılır: “Baki çemende fazlaca perişan katılmazsa, rüzgârların ortalama hızı değişmez. Bu rüzgârlar, mekanik kurallarına bakılırsa, hızın giderek artmasına yol açan kuvvetlerin etkisiyle başlarlar. Eğer hız durağan(durgun) kalıyorsa bunun sebebi, rüzgârın esmesine neden olan kuvvetlerin çok acele dengelenerek sıfıra inmesi ve hava hareketinin, esmeye başlama evresinden sonrasında eylemsizlik sebebiyle sürmesidir.

1. Yükseklerde (3 km'nin üstünde) eşbasınç eğrilerine paralel olarak ve yüksek basınçları sağına, alçak basınçları soluna (Buys-Ballot kuralı] alarak hareket eden jeostrofik rüzgârlar yaratı. Bu tür rüzgâr üç kuvvetin birleşmesiyle oluşur:

a) gradyanın kuvveti, eşbasınç eğrilerinden uzaklaşmayla ters orantılıdır; tazyik türevi belirtilir. Yalnızca bu kuvvet etkili olduğunda rüzgâr eşbasınç eğrilerine dikey yönde yaratı,

b) Coriolis kuvveti (kütle birimi üstüne: 2 (iv sin y>); hava hareketini K. yarıküre' de sağa, G. yarıkürede sola doğru saptırır;

c) Merkezkaç kuvvet, eşbasınç eğrileri ka- visliyse (en sık rastlanan durum) tesir yapar ve havayı eşbasınç eğrilerinin dışına doğru yöneltir.

Bir antisiklonda ya da alçak tazyik alanında bu üç kuvvetin bileşimi farklıdır; şu sebeple gradyan birinde eşbasınç eğrilerinin dışına, ötekinde içine doğrudur.

2. Yerde bir dördüncü kuvvet işe karışır: sürtünme. Bu kuvvet ilkin hızı yavaşlatır, sonrasında, jeostrofik rüzgârın yönünü alçak tazyik alanlarına doğru saptırır. Sürtünmenin azca olduğu okyanus yüzeylerinde rüzgârın hızı, ortalama olarak jeostrofik rüzgâr hızının % 70'ine eşittir ve yönü, eşbasınç eğrilerine paralel esen jeostrofik rüzgârla 10° - 20°'lik bir açı yapar. Sürtünmenin daha çok olduğu karalarda hız, jeostofik rüzgâr hızının sadece % 40'ına ulaşır. Eşbasınç eğrisiyle rüzgâr yönü arasındaki açı da 40° - 50°'dir. Bundan dolayı antisiklonlar ve alçak basınçlar karalar üstünde denizlerden daha kısa ömürlüdür.

Rüzgârın hızı, tazyik gradyanıyla doğru ve enlemin sinüsüyle ters orantılıdır; kısaca, tüm diğeri koşulların eşit olması halinde, alçak enlemlerde daha kuvvetli yaratı Tropikal bölgelerde rüzgârların ulaştığı aşırı şiddetin sebebi budur.


*Inş. Rüzgârın uyguladığı yatay kuvvet, tüm diğeri yatay kuvvetler şeklinde, yapıların şekil değiştirmesine ya da devrilmesine yol açabilir. Ahşap bir çatkının oynayarak gıcırdaması, göğüsleme şeklinde rüzgâr bağ lantılarıyla önlenir. Düzlemsel bir çerçeveyi şekil değiştirmez duruma getirmek için eklem yerlerini takviye etmek ya da çapraz öğeler yardımıyla üçgenlere ayırmak gerekir. Birçok düzlem içinde rüzgâr bağlantısı sağlamak için de aynı yola başvurulabilir: ankastre birleştirmeler ve daha genel olarak, kararlılık perde'si ya da bükülmez levhaları olan düzenekler kullanılır. Yüksek binalarda, kararlılığı sağlamak için daha çok düşey borulu strüktür lerden (ya tüm bina süresince, ya da bir çekirdekle sınırlanmış) yararlanılır.


*Jeomorfol. Rüzgâr, taşıyıcı bir etkendir, sadece bu işlevi geçmişte çok abartılmıştır: gücü oldukça sınırlıdır, şu sebeple çapı 1 santimetre'yi geçen kırıntılı maddeleri sürükleyemez; ince parçacıkları, çaplarına bakılırsa ha vada ya asıltı halde, ya sıçratarak ya da yuvarlayarak taşır ve nebat örtüsünün devamlı olmaması gerekir. Buna bakılırsa rüzgâr, yeri seçici olarak süpürür; taşıyamadığı parçaları yere bırakır: bu iri öğeler yüzey de birikerek çöl kaldırımlarını, regleri oluş tururlar. Bu eleme etkisine, bir de kayaç ların taneli ayrışmasıyla oluşan ince mal

bununla beraber, bu tür aşınma sadece yere yakın noktalarda etkilidir: bu yolla man- tarkayalar, killi-milli zeminlerde oyulan sırt- çıklarla ayrılmış oluklar (yardanglar) oluşur. Daha muhteşem olanları, kumullardan (nebka ya da barkan tipi), geniş kumul alanlarına (ergler) kadar çok çeşitli şekil ve genişlikteki kum birikintileridir. Rüzgâr etkisiyle oluşan bu çok sayıda şekil içinde plajların arkasında yer edinen ve nemli bölgelere kadar sokulan kıyı kumullarını da sayabiliriz.


*Meteorol. Meteoroloji istasyonlarındaki rüzgâr fırıldakları bir kanatla donatılan ve yatay bir eksen çevresinde dönebilen bir oktan oluşur. 1850'ye doğru, rüzgâr fırıldağından alınan işaretler elektriksel olarak meteoroloji istasyonlarına iletilmeye başladı Havaalanlarında bunun yerine rüzgâr torbası kullanılır.


*Mit. Yunanlılar, rüzgârların Eolie adalarında, Aiolos'un nezaretinde tulumlar içinde hapsedildiğini ve sadece Zeus ya da Poseidon'un buyruğuyla salıverildiğini anlatırlardı. Başlıca iyi rüzgârlar şunlardı: kuzeyin hırçın rüzgârı Boreas; cenup batı rüzgârı Euros; cenup rüzgârı Notos; batıdan esen hafifçe yel Zephyros.


*Teknol. Rüzgâr enerjisi.

• Tarihçe. Tekne ve gemilerin hareket ettirilmesi için kullanımından bağımsız olarak, rüzgâr enerjisi, insanoğlunun işlettiği en eski enerji larından biridir. Mesela Persler'in, zamanımızdan ortalama 2 000 yıl ilkin, buğday değirmenlerini tahrik etmek için, düşey eksenli rüzgâr motorları kullandıkları bilinmektedir. Batı dünyasında, rüzgâr ya da yel değirmenlerinin ortaya çıkışı XII yy. başlarına rastlar. XIII. yy.'da yel değir menleri, tüm Avrupa'da yaygın olarak kullanılmaya başladı. XIV. yy.'da, bilhassa mühendis Jan Adriaenszon yardımıyla; Hollan- dalılar'ın teknik üstünlüğüne şahit olundu. Bu üstünlük yel değirmenlerini, deniz seviyesi altındaki topraklardan suyu yetkin ve güvenilir bir şekilde akaçlayabilecek bir sisteme dönüştürme gereksiniminden lanıyordu. XVI. yy.'da, yel değirmenleri, bilhassa İngiltere'de, endüstri makinelerini tahrik etmede kullanıldı. Buğu makinesinin ortaya çıkışı bu uygulamaya son verdi, sadece, rüzgâr motorları, XX. yy. başına dek, tarımda, su pompalama işlerinde yaygın olarak kullanıldı. Elektrik ağlarının ve Diesel üreteçlerin gelişimiyle beraber, rüzgâr motorlarının bu tarımsal kullanımı etkinliğini yitirdi. Bununla beraber 70'li yılların başındaki enerji darboğazı, gerek geleneksel uygulamalar (su pompalama), gerek yeni kullanımlar (kırsal bölgelere elektrik sağlanması ya da bir elektrik ağının beslenmesine katkı) için rüzgâr enerjisini tekrardan gündeme getirdi.


*Rüzgâr enerjisinin potansiyeli. Rüzgâr enerjisi, güneş enerjisinin dolaylı bir biçimidir şu sebeple, rüzgârlar, atmosferin güneş ışımasını soğurmasıyla oluşan ısı ve tazyik farklarıyla harekete geçer. Yer'in almış olduğu güneş enerjisinin, ortalama % 2'sinin, rüzgârların kinetik enerjisine dönüştüğü sanılmaktadır, ilişkin enerji miktarı inanılmaz düzeydedir: yılda ortalama 30 milyon TWsa, kısaca 1975'teki dünya enerji tüketiminin 500 katı. Bu enerjinin yalnızca % 10'unun yer yüzeyi civarlarında kullanılabileceği göz önüne alınsa bile, sözkonu- su enerji potansiyeli gene de çok büyüktür. Durumun bu şekilde olmasına rağmen, günümüzde, bu potansiyelin mühim bir bölümünü işletmek oldukça zor olsa gerek. Hakkaten de, bu enerjiden verimli bir şekilde yararlanabilmek için, açık denizlerdeki kara parçalarını ve deniz yüzeylerini çok büyük rüzgâr motorlarıyla donatmak gerekmektedir. Bu koşullarda, rüzgâr enerjisi uygulamalarının uzun süre, ulaşımı güç bölgelerde mahalli kullanımlarla (birkaç kilovvatt'la onlarca kilovvatt içinde değil ulaşan guç uuzeyıerınoe) sınırı olan kalacağı sanılmaktadır. Büyük rüzgâr motorlarının kurulmasına en elverişli alanlar, devamlı rüzgârların tertipli olarak estiği kıyı bölgeleri ve büyük steplerdir. Gerçekte, 30 km/sa'ten (Beaufort ölçeğinde 5 kuvvetinde) büyük bir ortalama rüzgâr hızı gereklidir.


*Rüzgâr enerjisini dönüştürme teknikleri. V(m/sn) hızıyla esen bir rüzgârı S(m2) kesitiyle alan bir rüzgâr motorunun sağlamış olduğu P (kW) gücü, 1927'de transız mühendis Betz'in çıkardığı formülle verilir: P = k- S *V3. ideal bir rüzgâr motoru için k katsayısının kıymeti 0,37'dir; bu durumda, gelen rüzgârın kinetik enerjisinin % 59,3'ü hakkaten geri kazanılır. Gerçekte ise, k katsayısı organik olarak, 0,37'den küçüktür ve kullanılan rüzgâr motorunun tipine ve gücüne bağlı olarak, çoğu zaman 0,1 ile 0,3 içinde değişmiş olur.

Eksenlerinin konumuna (yatay ya da düşey) bakılırsa farklılık gösteren iki büyük rüzgâr motoru kategorisi ayırt edilir: eskiden beri en yaygın olanları, yatay eksenli Rüzgâr motorlarıdır. Bunların eksenlerini, rüzgârın doğrultusuna koşut duracak şekilde, devamlı olarak yönlendirmek gerekir. Hakkaten de, sadece bu şekilde yapılırsa, kanatlar ya da palalar devamlı olarak rüzgâr tesirinde kalır Yatay eksenli ufak.rüzgâr motorları (0,5 ile 50 kW içinde değişen güçler), bir çok kez, çok sayıda kanatla da natılmıştır. Bu durumda bu rüzgâr motorları, gerçekte, Balöares değirmeni (6 kanatlı) ya da yunan değirmeni (12 kanatlı) şeklinde çok sayıda geleneksel değirmeninde ilişkin olduğu, "amerikan tipi" değirmenler grubuna girer. Bu rüzgâr motoru tipi, zayıf rüzgârlarda çalışabilme üstünlüğü gösterir.

Yatay eksenli büyük rüzgâr motorlarında 3 ya da günümüzde olduğu şeklinde ça ğu kez 2 palalı pervaneler kullanılır. Bu "pervaneli değirmen"lerde, çok büyük palaların (100 m uzunluğa dek) gerçekleştirilmesi için, havacılık tekniklerindeki gelişmelerden yararlanılmıştır ve bunlar, 100 kW ile birkaç MW içinde değişen yüksek güçler sağlayabilir. Bunlar, sadece orta ya da yüksek kuvvette rüzgârlar estiğinde çalışabilmelerine karşın, verimleri mükemmeldir. Yapı öğelerinin mekanik yorulmasından lanan ve birçok deneysel rüzgâr motorunda, palaların kopmasına yol açan aksaklık, bunların başlıca problemini oluşturur.

Düşey eksenli rüzgâr motorları, eksenlerine hiçbir yönlendirme uygulamak gerekmediğinden, emek harcama basitlikleri sebebiyle, kuşkusuz, kullanılmış en eski rüzgâr motoru tipidir. Ayrıca bunların verimi, yatay eksenli rüzgâr motorlarınınkinden daha düşüktür. 70'li yıllarda, ABD ve Kanada'nın, 1925'te transız mühendis Darrieus'un geliştirdiği, yeni bir düşey eksenli rüzgâr motoru tasarımını gözden geçirmeye başlamalarıyla beraber, yaygınlığını ve güncelliğini oldukça yitirmiş olan bu rüzgâr motoru tipi, tekrardan gündeme geldi. Söz mevzusu rüzgâr motoru, palaları, bir yumurta çırpıcısının hareketli bölümüyle aynı şekilde hareket eden bir değirmenden oluşur. Darrieus rüzgâr motorlarının, 50 kVV'tan ufak güçlerin üretimi için uygun olabileceği sanılmaktadır.

Rüzgâr enerjisi vakit içinde değişken olduğundan, en ayrıcalıklı uygulama alanı, herhangi aniden gerçekleştirilebilen ve gereksinim ile enerjinin kullanılabilirliği içinde bir kayma sözkonusu olduğunda rahat bir depolamaya olanak veren su pompalama işleridir; bu durumda, pompalanan suyu bir depolama tankında toplamak yeterlidir Elektrik üretimi için, iki durum ayırt edilir: bağımsız ufak da nanımlar ve bir şebekeye eşleştirilmiş büyük donanımlar. Ufak donanımlar -yenilenebilir bir enerji kaynağından yararlanan tüm diğer bağımsız üreteçler şeklinde bir aküların, üretilen elektriği depolayan bir sisteme gereksinimleri yoktur: hakkaten de, bunların bağlı oldukları ağ, değişken bir elektrik üretimini, en azından bu üretim, toplam kapasitesinin ufak bir kısmı kadar olduğu sürece soğurabilir.


*Yürürlükteki programlar Günümüzde, dünyada, bilhassa ABD'de, tarımsal uygulamalara yönelik yüz binlerce ufak rüzgâr motoru hizmet verir. Buna rağmen, büyük rüzgâr motorları hâlâ, araştırma ve geliştirme programlarının mevzusudur. Bununla beraber, bu kuvvetli rüzgâr motorlarına ilişkin araştırmaların kökeni, sadece yarım yüzyıl öncesine dayanmaktadır: Rus- lar'ın, 1931'de Balaklava'da (Kırım) hizmete soktukları, pervanesi 31 m çapında olan 100 kVV'lık bir rüzgâr motoru ve Amerikalıların 1941'de Vermont eyaletinde kurmuş oldukları, 1 250 kVV'lık bir anma gücü veren, 53 m çapındaki bir rüzgâr motoru, Fransa'da Fransa Elektrik kurumu (EOF), 1960'ların başlangıcında, sırasıyla 130 kW, 800 kW ve 1 000 kVV'lık güçler verebilen 21 m, 30 m ve 35 m çaplarında üç rüzgâr motorunu denedi. Bununla beraber, bu transız girişimi 1966'da -1980'de Ouessant adasına kurulan 100 kVV'lık bir rüzgâr motoru haricinde (bu aygıt kısa sürede büyük sıkıntılarla karşılaşmıştır) son buldu. 1973'ten başlayarak ABD, büyük rüzgar motorlarıyla tekrardan ilgilenmeye başladı. 1975 ile 1978 içinde, 38 m çapında pervanelerle donatılmış "Mod-0" tipi üç rüzgâr motoru hizmete sokuldu. 2 000 kW gücünde ve 60 m çapında bir rüzgâr motoru (Mod 1), 1978'den bu yana Boone'de (Şimal Karolina) iş yapmaktadır ve Mod-2'ye ilişkin daha da kuvvetli bir rüzgâr motoru (91 m çap 2 500 kW) gerçekleştirilmiştir. Amerikalı uzmanların eka nomik tahminleri, yüz kadar büyük rüzgâr motorundan oluşan bir dizinin, geleneksel enerji larıyla rekabet edebilir düzeyde bir fiyatla elektrik üretebileceği umudunu vermektedir. Ote taraftan, Kanada, Danimarka, Hollanda ve Almanya şeklinde ülkelerde, rüzgâr enerjisinden yararlanmaya yönelik büyük çabalar harcanmaktadır.

Kaynak: Büyük Larousse








 

YORUMLAR

Ad

Anlamı Nedir?,22,Biyoloji Konu Anlatımı,25,Cilt Bakımı,82,Coğrafya Ders Anlatımı,978,Genel,46,Güzel Sözler,16075,Music,1,Ne Nedir?,32164,Resimli Sözler,4111,Saç Sağlığı,119,Sağlık Bilgileri,1596,Soru-Cevap,10236,Sports,1,Tarih Konu Anlatımı,5,Teknoloji,36,Türk Dili ve Edebiyatı Konu Anlatımı,2,
ltr
item
Ders Kitapları Konu Anlatımı: Rüzgâr Nedir?
Rüzgâr Nedir?
Ders Kitapları Konu Anlatımı
https://ders-kitabi.blogspot.com/2017/05/ruzgar-nedir_19.html
https://ders-kitabi.blogspot.com/
http://ders-kitabi.blogspot.com/
http://ders-kitabi.blogspot.com/2017/05/ruzgar-nedir_19.html
true
5083728687963487478
UTF-8
Tüm Yazılar Yüklendi hiçbir mesaj bulunamadı HEPSİNİ GÖR Devamı Cevap Cevabı iptal Silmek Cevabı iptal Home SAYFALARI POST Hepsini gör SİZİN İÇİN ÖNERİLEN ETİKET ARŞİV SEARCH Tüm Mesajlar İsteğinizle eşleşme bulunamadı Ana Sayfaya Dön Pazar Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi Pazar Mon Tue Wed Thu Fri Sat January February March April May June July August September October November December Jan Feb Mar Apr May Jun Jul Aug Sep Oct Nov Dec Şu anda... 1 dakika önce $$1$$ minutes ago 1 saat önce $$1$$ hours ago Dün $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago more than 5 weeks ago İzleyiciler Takip et THIS PREMIUM CONTENT IS LOCKED STEP 1: Share to a social network STEP 2: Click the link on your social network Tüm Kodunu Kopyala Tüm Kodunu Seç Tüm kodlar panonuza kopyalanmıştır. Kodları / metinleri kopyalayamıyor, kopyalamak için lütfen [CTRL] + [C] tuşlarına (veya Mac ile CMD + C'ye) basınız Table of Content