SALDIRMAK g. f. 1. Bir hiç kimseye, bir hayvana,bir şeye istila etmek, hırsızlık, kavga, öldürme zarar verme vb. amacıyla onlann üz...
SALDIRMAK g. f.
1. Bir hiç kimseye, bir hayvana,bir şeye istila etmek, hırsızlık, kavga, öldürme zarar verme vb. amacıyla onlann üzerine atılmak; zarar vermek amacıyla bir sertlik eyleminde bulunmak: Bizlere bıçakla hücum etti. Rakip takımın taraftarian taşlarla otobüsümüze hücum etti. Kurtlar koyun sürüsüne hücum etti.
2. Bir ülkeye, bir bölgeye bir gruba (vasıta tümleci +) istila etmek, güç kullanarak bir yere girmek, bir gruba karşı silahlı bir eylemde bulunmak; saldırmak: Bir askeri birliğe bir askeri bölgeye istila etmek. Düşmana istila etmek. Düşman mevzilerine tanklarla istila etmek.
3. Bir yere bir şeye istila etmek, bir yere doğru koşuşmak, bir şeye üşüşmek; saldırmak: Bayramda ekmek çıkmayacağını duyan halk fınnlara hücum etti. Bilet bulamayanlar kapılara hücum etti.
4. Bir hiç kimseye bir kuruma, bir şeye saldımnak, bir kimseyi, bir kurumu ağır bir üslupla suçlamak, eleştirmek; bir metin, bir konuşma vb. sözkonusuysa, bu eleştirileri, suçlamaları içermek: Muhale fet iktidara ağır bir üslupla hücum etti. Toplumsal değerlere hücum eden bir eleştiri.
*Balıkç. Balık için kullanıldığında, aniden iğneyi kapmak.
* saldırtmak ettirg. f. Istila etmek eylemini yaptırmak.
1. Bir hiç kimseye, bir hayvana,bir şeye istila etmek, hırsızlık, kavga, öldürme zarar verme vb. amacıyla onlann üzerine atılmak; zarar vermek amacıyla bir sertlik eyleminde bulunmak: Bizlere bıçakla hücum etti. Rakip takımın taraftarian taşlarla otobüsümüze hücum etti. Kurtlar koyun sürüsüne hücum etti.
2. Bir ülkeye, bir bölgeye bir gruba (vasıta tümleci +) istila etmek, güç kullanarak bir yere girmek, bir gruba karşı silahlı bir eylemde bulunmak; saldırmak: Bir askeri birliğe bir askeri bölgeye istila etmek. Düşmana istila etmek. Düşman mevzilerine tanklarla istila etmek.
3. Bir yere bir şeye istila etmek, bir yere doğru koşuşmak, bir şeye üşüşmek; saldırmak: Bayramda ekmek çıkmayacağını duyan halk fınnlara hücum etti. Bilet bulamayanlar kapılara hücum etti.
4. Bir hiç kimseye bir kuruma, bir şeye saldımnak, bir kimseyi, bir kurumu ağır bir üslupla suçlamak, eleştirmek; bir metin, bir konuşma vb. sözkonusuysa, bu eleştirileri, suçlamaları içermek: Muhale fet iktidara ağır bir üslupla hücum etti. Toplumsal değerlere hücum eden bir eleştiri.
*Balıkç. Balık için kullanıldığında, aniden iğneyi kapmak.
* saldırtmak ettirg. f. Istila etmek eylemini yaptırmak.
Kaynak: Büyük Larousse
YORUMLAR