VURGULAMAK g. f. 1. Bir heceyi, bir sözcüğü vurgulamak, onları bir vurguyla belirginleştirerek baskılı biçimde söylemek. 2. Bir biç...
VURGULAMAK g. f.
1. Bir heceyi, bir sözcüğü vurgulamak, onları bir vurguyla belirginleştirerek baskılı biçimde söylemek.
2. Bir biçimi, bir düşünceyi vb. vurgiulamak, dikkati üzerlerine çekerek onları daha belirgin, daha anlamlı kılmak; ortaya çıkarmak, altını çizmek: Bakışları vurgulayan bir makyaj. Bir tanıtma yazısında yapıttaki tutarsızlıkları sistematik bir biçimde vurgulamak.
3. Bir eylemi, bir durumu, bir duyguyu vb. vurgulamak, onları daha güçlü, daha yoğun kılmak; büyütmek artırmak: Bir baskıyı, bir çabayı vurgulamak. Bir benzerliği, bir ayrılığı vurgulamak için her şeyi yapmak.
4. Bir düşünceyi, bir öğretiyi, bir ilkeyi vb. vurgulamak, bir şeyden (soyut) söz ederken, o düşünceyi, öğretiyi, ilkeyi vb. belirlemek, ana çizgilerini, özünü oluşturmak, onlara damgasını vurmak: Bir kuramı vurgulayan ana düşünce.
*Koregr. Bir prova sırasında fazla yorulmadan balenin tümünü yorumlamaya hazır duruma gelebilmek için önceden bilinen adım ve hareketlerin yalnızca ana çizgilerini ortaya koymak.
* vurgulamak edılg. f.
1. Vurgu ile söylenmek: Bu dilde sözcüklerin hep son heceleri vurgulanır.
2. Belirginleştirilmek, yoğunlaştırılmak, belirlenmek.
1. Bir heceyi, bir sözcüğü vurgulamak, onları bir vurguyla belirginleştirerek baskılı biçimde söylemek.
2. Bir biçimi, bir düşünceyi vb. vurgiulamak, dikkati üzerlerine çekerek onları daha belirgin, daha anlamlı kılmak; ortaya çıkarmak, altını çizmek: Bakışları vurgulayan bir makyaj. Bir tanıtma yazısında yapıttaki tutarsızlıkları sistematik bir biçimde vurgulamak.
3. Bir eylemi, bir durumu, bir duyguyu vb. vurgulamak, onları daha güçlü, daha yoğun kılmak; büyütmek artırmak: Bir baskıyı, bir çabayı vurgulamak. Bir benzerliği, bir ayrılığı vurgulamak için her şeyi yapmak.
4. Bir düşünceyi, bir öğretiyi, bir ilkeyi vb. vurgulamak, bir şeyden (soyut) söz ederken, o düşünceyi, öğretiyi, ilkeyi vb. belirlemek, ana çizgilerini, özünü oluşturmak, onlara damgasını vurmak: Bir kuramı vurgulayan ana düşünce.
*Koregr. Bir prova sırasında fazla yorulmadan balenin tümünü yorumlamaya hazır duruma gelebilmek için önceden bilinen adım ve hareketlerin yalnızca ana çizgilerini ortaya koymak.
* vurgulamak edılg. f.
1. Vurgu ile söylenmek: Bu dilde sözcüklerin hep son heceleri vurgulanır.
2. Belirginleştirilmek, yoğunlaştırılmak, belirlenmek.
Kaynak: Büyük Larousse
YORUMLAR