Kanca isim İtalyanca gancio Bir şey çekmeye yarar, ucu çengelli demir çubuk: "Hepsi hazırlandılar, halatlar rota edildi, kan...
Kanca
isim İtalyanca gancio
"Hepsi hazırlandılar, halatlar rota edildi, kancalar gerildi ve denizde köpüklü bir iz erteleyerek ileri atıldılar."- N. Hikmet.
Atasözü, Deyim ve Birleşik fiiller
- kancayı takmak (ya da atmak)
Birleşik Sözler
- kancabaş
- kanca burunlu
Rüyada Kanca Görmek
KANCA a. (ital. gancio'dan).
1. Herhangi bir şeyi asmaya, çekmeye, yakalamaya vb. yarayan ucu çengelli çubuk.
2. Giysilerde açık olan iki tarafı birbirine tutturmak için kullanılan ufak çengel.
3. (Herhangi birine) kancayı takmak, kancayı atmak, bir kimsenin kötülüğü için uğraşmak; bir kimselerle kavga çıkarmak için fırsat kollamak ya da bir niçin yaratmaya ezberlemek.
—Aktar. Çoğu zaman kaldırma makinelerinin kablolarına ya da zincirlerine bağlanan, son aşama değişken boyutlarda, ters sual işareti şeklinde metal parça. || Liman ve aktarma-depolama işçilerinin, elle taşınması zor yükleri asmakta kullandıkları metal parça.
—Ask. havc. ve Ask. denize. Güverteye iniş kancası, bir tayyare gemisinde bir uçağın gövdesinde bulunan ve iniş esnasında güverteye enine yerleştirilmiş metal kablolara takılarak frenlenmesini elde eden kanca.
—Balıkç. Avlanan büyük balığı sandala alabilmek için kullanılan araç.
—Denizbil. Bir kıyı okunun ırmak ağzına ya da körfeze doğru uzanan kıvrık ucu.
—Denize Palangaların makara saçanlarında, yük sistemlerinde ve daha bir sürü yerde kullanılan bir ucu çengel şeklinde metal gereç. || Kanca gönderi, ucuna filika kancası takılan uzun ağaç gönder. || Aborda kancası, borda bordaya gelen iki gemiyi birbirine yanaştırmada kullanılan iki ya da bir sürü kollu kanca. || Bosalı kanca, içine geçirilen halatı ya da zinciri fırlatmakta kullanılan kanca. || Çifte kanca, iki kancanın karşılıklı olatak tek bir sapan üstüne takılmasıyla oluşturulan ve yükleme-boşaltma sistemlerinde kullanılan donanım. || Çivili istif kancası, vapur ambarlarındaki çuvalları istiflemede kullanılan el kancası. || Demir kanca, demirden yapılmış çengel şeklinde kanca. || Dilli kanca, ağız kısmına yaylı bir dil bulunan kanca. (Bu dil sapan vurulduğunda, sapanın kancadan çıkmasını önler.) || Fırdöndülü kanca, mesnedi içinde dönebilen kanca. (Çoğu zaman yükleme- boşaltma sistemlerinde kullanılır. Kancanın mapa, tarafına yerleştirilen fırdöndü halatın ağırlık altında gam almasını önler.) || Filika kancası, filikaları iskeleden açmak ya da iskeleye yanaştırmak için kullanılan gönderli kanca. || inceli kanca, ucuna bir ince takılı olan ve bir cismi çekmede, geçici olarak bir mekanda tutmada ya da bir filikayı vapur bordosına hızla yanaştırmada kullanılan bir tür kanca gönderi. || Kandi- lisa kancası, kandilisa selviçelerinin çımalarına konan ve yelkeni hisa etmede kullanılan selviçe. || Pelikan kanca, çoğu zaman zincir bosa sistemlerinde kullanılan bir kanca türü. (Kancanın vücutları bir zincir baklası üstüne yatırılır ve kapama anelesiyle gövde kapatılır.) || Salyafora kancası, demir zincirlerini istiflemede kullanılan kanca. || Sustalı kanca, ağız kısımı sustalı bir üslupla kapatılmış kanca. (Bu sustalı dil, kancanın takıldığı yerden çıkmasını önler.) || Yük kancası, yükleme-boşaltma sistemlerinde kullanılan çelikten yapılmış kanca. (Eşanl. koça.)
—Dy. Kancada kuvvet, bir katarı çekebilmek için lokomotifin uygulayabileceği kuvvet. (Bu yararlı kuvvettir; jant kuvvetindeyse bununla birlikte makinenin kendi kendine hareket edebilmesi için lüzumlu kuvvet de yer alır.) || Koşum kancası, taşıtların kasasına tespit edilen ve üstüne koşum halkası takılan kanca.
—Esk. denize. Rampa kancası, yelken dönemindeki deniz savaşlarında, borda bordaya gelen gemileri birbirine rampa etmede kullanılan dört kollu kanca.
—Esk. sil. Kartacalılar'a karşı meydana getirilen deniz savaşı esnasında, Duilius'un tasarladığı harp gereci. (Çengellerle donatılmış uzun bir merdivene çok benzeyen kanca, düşman gemisinin bordasına takılırdı.) || Sur kancası, saldıranları yakalamak ya da geri püskürtmek için surlara yerleştirilen uzun sırık. || Yıkma kancası, kale duvarlarındaki taşları sökmek için saldıranlarca kullanılan, ucunda demir bir çengel bulunan sırık.
—pirine. Fırın kancası - GELBERİ.
—inş. Filiz kancası, betonarme bir yapıda, bir armatür çubuğunun, ankrajını sağlamak için, çengel şeklinde eğilmiş ucu.
—Mak. san. Bir yardım (anahtar, çektirme vb.) üstüne eklemlenen çengellerin her birisi; bu çengellerin beraber tesir edişi kuvvet uygulamak amacıyla bir parçayı kavramayı sağlar.
—ferz. Düğme kancası, düğmeleri iliklere geçirmeye yarayan bükülmez ya da katlanabilir tığ şeklinde, saplı alet.
1. Herhangi bir şeyi asmaya, çekmeye, yakalamaya vb. yarayan ucu çengelli çubuk.
2. Giysilerde açık olan iki tarafı birbirine tutturmak için kullanılan ufak çengel.
3. (Herhangi birine) kancayı takmak, kancayı atmak, bir kimsenin kötülüğü için uğraşmak; bir kimselerle kavga çıkarmak için fırsat kollamak ya da bir niçin yaratmaya ezberlemek.
—Aktar. Çoğu zaman kaldırma makinelerinin kablolarına ya da zincirlerine bağlanan, son aşama değişken boyutlarda, ters sual işareti şeklinde metal parça. || Liman ve aktarma-depolama işçilerinin, elle taşınması zor yükleri asmakta kullandıkları metal parça.
—Ask. havc. ve Ask. denize. Güverteye iniş kancası, bir tayyare gemisinde bir uçağın gövdesinde bulunan ve iniş esnasında güverteye enine yerleştirilmiş metal kablolara takılarak frenlenmesini elde eden kanca.
—Balıkç. Avlanan büyük balığı sandala alabilmek için kullanılan araç.
—Denizbil. Bir kıyı okunun ırmak ağzına ya da körfeze doğru uzanan kıvrık ucu.
—Denize Palangaların makara saçanlarında, yük sistemlerinde ve daha bir sürü yerde kullanılan bir ucu çengel şeklinde metal gereç. || Kanca gönderi, ucuna filika kancası takılan uzun ağaç gönder. || Aborda kancası, borda bordaya gelen iki gemiyi birbirine yanaştırmada kullanılan iki ya da bir sürü kollu kanca. || Bosalı kanca, içine geçirilen halatı ya da zinciri fırlatmakta kullanılan kanca. || Çifte kanca, iki kancanın karşılıklı olatak tek bir sapan üstüne takılmasıyla oluşturulan ve yükleme-boşaltma sistemlerinde kullanılan donanım. || Çivili istif kancası, vapur ambarlarındaki çuvalları istiflemede kullanılan el kancası. || Demir kanca, demirden yapılmış çengel şeklinde kanca. || Dilli kanca, ağız kısmına yaylı bir dil bulunan kanca. (Bu dil sapan vurulduğunda, sapanın kancadan çıkmasını önler.) || Fırdöndülü kanca, mesnedi içinde dönebilen kanca. (Çoğu zaman yükleme- boşaltma sistemlerinde kullanılır. Kancanın mapa, tarafına yerleştirilen fırdöndü halatın ağırlık altında gam almasını önler.) || Filika kancası, filikaları iskeleden açmak ya da iskeleye yanaştırmak için kullanılan gönderli kanca. || inceli kanca, ucuna bir ince takılı olan ve bir cismi çekmede, geçici olarak bir mekanda tutmada ya da bir filikayı vapur bordosına hızla yanaştırmada kullanılan bir tür kanca gönderi. || Kandi- lisa kancası, kandilisa selviçelerinin çımalarına konan ve yelkeni hisa etmede kullanılan selviçe. || Pelikan kanca, çoğu zaman zincir bosa sistemlerinde kullanılan bir kanca türü. (Kancanın vücutları bir zincir baklası üstüne yatırılır ve kapama anelesiyle gövde kapatılır.) || Salyafora kancası, demir zincirlerini istiflemede kullanılan kanca. || Sustalı kanca, ağız kısımı sustalı bir üslupla kapatılmış kanca. (Bu sustalı dil, kancanın takıldığı yerden çıkmasını önler.) || Yük kancası, yükleme-boşaltma sistemlerinde kullanılan çelikten yapılmış kanca. (Eşanl. koça.)
—Dy. Kancada kuvvet, bir katarı çekebilmek için lokomotifin uygulayabileceği kuvvet. (Bu yararlı kuvvettir; jant kuvvetindeyse bununla birlikte makinenin kendi kendine hareket edebilmesi için lüzumlu kuvvet de yer alır.) || Koşum kancası, taşıtların kasasına tespit edilen ve üstüne koşum halkası takılan kanca.
—Esk. denize. Rampa kancası, yelken dönemindeki deniz savaşlarında, borda bordaya gelen gemileri birbirine rampa etmede kullanılan dört kollu kanca.
—Esk. sil. Kartacalılar'a karşı meydana getirilen deniz savaşı esnasında, Duilius'un tasarladığı harp gereci. (Çengellerle donatılmış uzun bir merdivene çok benzeyen kanca, düşman gemisinin bordasına takılırdı.) || Sur kancası, saldıranları yakalamak ya da geri püskürtmek için surlara yerleştirilen uzun sırık. || Yıkma kancası, kale duvarlarındaki taşları sökmek için saldıranlarca kullanılan, ucunda demir bir çengel bulunan sırık.
—pirine. Fırın kancası - GELBERİ.
—inş. Filiz kancası, betonarme bir yapıda, bir armatür çubuğunun, ankrajını sağlamak için, çengel şeklinde eğilmiş ucu.
—Mak. san. Bir yardım (anahtar, çektirme vb.) üstüne eklemlenen çengellerin her birisi; bu çengellerin beraber tesir edişi kuvvet uygulamak amacıyla bir parçayı kavramayı sağlar.
—ferz. Düğme kancası, düğmeleri iliklere geçirmeye yarayan bükülmez ya da katlanabilir tığ şeklinde, saplı alet.
Kaynak: Büyük Larousse
kanca ingilizcesi
1. grappling hook, grapnel.
2. kettle hook (in a hearth).
3. hook.
4. hooked clasp.
-yý takmak/atmak /a/
1. to pester, pick on.
2. to wish (someone) bad luck.
1. grappling hook, grapnel.
2. kettle hook (in a hearth).
3. hook.
4. hooked clasp.
-yý takmak/atmak /a/
1. to pester, pick on.
2. to wish (someone) bad luck.
Rüyada Kanca Görmek
YORUMLAR