MüSTAKBEL sıt. (ar. müstakbel). 1. Gelecekte, ileride gerçekleşecek bir şeye ilişkin olan şey için kullanılır: işte müstakbel eşim....
MüSTAKBEL sıt. (ar. müstakbel).
1. Gelecekte, ileride gerçekleşecek bir şeye ilişkin olan şey için kullanılır: işte müstakbel eşim.
2. Esk. Karşılanan.
Esk. Gelecek vakit; istikbal.
Kaynak: Büyük Larousse
1. Gelecekte, ileride gerçekleşecek bir şeye ilişkin olan şey için kullanılır: işte müstakbel eşim.
2. Esk. Karşılanan.
Esk. Gelecek vakit; istikbal.
Kaynak: Büyük Larousse
müstakbel
ödat Arapça mustakbel
ödat Arapça mustakbel
- ileri bir tarihte beklenen, gelecek: "Nasfet ve acıma dilenmek benzer biçimde bir ilke yoktur. Türk milleti, Türkiye'nin müstakbel evlatları, bunu, bir an hatırdan çıkarmamalıdırlar."- Mustafa Kemal Atatürk.
- isim, ödat Gelecek (vakit), istikbal.
- ilerideki, gelecek; gelecek vakit, istikbâl edilen.
- gelmesi beklenen vakit.
müstakbel ingilizcesi
- future, intended, prospective, unborn
YORUMLAR