1 NATO Tanımı 3 NATO’da Değişmeyen Prensipler Özet: “NATO Nedir? NATO Ne Anlamına gelir? Anlamı” başlıklı yazımızda NATO nedir, NATO ne ...
1 NATO Tanımı
3 NATO’da Değişmeyen Prensipler
Özet: “NATO Nedir? NATO Ne Anlamına gelir? Anlamı” başlıklı yazımızda NATO nedir, NATO ne anlamına gelir, NATO kelimesinin tanımı, NATO askeri yapısı, NATO değişmeyen kuralları, NATO komutanlıkları, Türkiye’nin NATO üyeliği, Türkiye’deki NATO üsleri şeklinde NATO hakkında ayrıntılı detayları göreceksiniz.
Özet: “NATO Nedir? NATO Ne Anlamına gelir? Anlamı” başlıklı yazımızda NATO nedir, NATO ne anlamına gelir, NATO kelimesinin tanımı, NATO askeri yapısı, NATO değişmeyen kuralları, NATO komutanlıkları, Türkiye’nin NATO üyeliği, Türkiye’deki NATO üsleri şeklinde NATO hakkında ayrıntılı detayları göreceksiniz.
Özet: “NATO Nedir? NATO Ne Anlamına gelir? Anlamı” başlıklı yazımızda NATO nedir, NATO ne anlamına gelir, NATO kelimesinin tanımı, NATO askeri yapısı, NATO değişmeyen kuralları, NATO komutanlıkları, Türkiye’nin NATO üyeliği, Türkiye’deki NATO üsleri şeklinde NATO hakkında ayrıntılı detayları göreceksiniz.
NATO Tanımı
NATO (İngilizce resmi: North Atlantic Treaty Organization, Fransızca resmi: Organisation du Traité de l’Atlantique Nord ve Türkçe resmî:Şimal Atlantik Antlaşması Örgütü’nün kısaltması), resmen açıklanmasa da II. Dünya Savaşı sonrası oluşan politik ayrımda, İngiliz Lord Ismay’ın deyişi ile “Rusya’yı dışarıda, Almanya’yı alaşağı edilmiş hâlde ve ABD’yi içeride” tutmak için kurulmuştur. Doğrusu gaye salt SSCB’ye karşı güvenlik değildir, bununla birlikte Avrupa’nın güvenliği için ABD’nin katkısını sağlamak, Almanya’nın tekrardan silahlandırılmasını mıntıkaya tehdit oluşturmadan gerçekleştirmektir. Soğuk Cenk döneminde Garp İttifakı olarak da bilinirdi. Çünkü o dönemde ABD kongresi ve kamuoyu ülkenin Avrupa ülkeleri arasındaki ilişkilere karışmasını istemiyordu.
4 Nisan 1949’da Washington Antlaşması ile kurulan NATO bir kollektif müdafa örgütü olarak bilinmektedir. Kurucu antlaşmanın bilhassa üçüncü, dördüncü ve beşinci maddeleri önemlidir. Bu maddelerle üye ülkeler, ortak müdafa için kabiliyetlerini geliştirmeye, herhangi bir üyenin toprak bütünlüğü, siyasî bağımsızlık ve güvenliği tehlikede olduğunda bir araya gelmeyi ve herhangi herhangi birine saldırıldığında bu saldırıya hepsine karşı yapılmış bir hücum olarak kabul etmeyi taahhüt etmişlerdir. Bu tabloda kim bilir en mühim ve tartışmalı madde, NATO’nun vazife sahasını belirleyen 6. maddedir. Literatürde “alan-dışılık” kavramıyla anılan bu düzenlemeye gore, NATO bir tek sınırları antlaşmada açıkça tanım edilen Şimal Atlantik bölgesinde meydana gelen saldırılara karşı işlevseldir. Soğuk Cenk’ın sona ermesinden sonrasında “esnek yorum” yöntemiyle içinde ne olduğu genişletilen bu madde, bilhassa Afganistan müdahalesiyle tamamen işlevsiz kılınmıştır.
NATO’nun kuruluşuna karşı, SSCB ve Şark Bloğu ülkeleri kendi müdafa durumlarını gözden geçirmişler ve 1955’te Federal Almanya’nın NATO’ya alınması üstüne de Varşova Paktı’nı kurmuşlardır. Böylelikle Soğuk Cenk olarak anılan ve 1991’de Varşova Paktı’nın kendini lağvetmesine kadar devam eden kutuplaşma da iyice belirginleşmiştir. Türkiye ve Yunanistan 1952 senesinde eş zamanlı olarak NATO’ya kabul edilmiştir.
Bir tek demokrasi ile yönetilen Avrupa ve Şimal ABD ülkelerinin bulunmuş olduğu bu ittifaka, İspanya, Franko diktatörlüğü yıkıldıktan sonrasında, 1982 senesinde iştirak etmiştir. Avrupa güvenliğinde ABD’nin bu denli etkili olmasına karşı çıkan De Gaulle döneminde NATO’nun askeri kanadından çekilen Fransa, Sarkozy dönemiyle beraber NATO’yla ilişkilerini yine geliştirmeyi en mühim dış siyaset önceliklerinden biri yapmıştır. NATO’nun etkinliği dış güvenlik ile sınırı olan kalmamıştır. 1950’li yıllarda İtalya’dan başlayarak NATO devletlerinde gizli saklı hususi harekat daireleri kurulmuştur. Gladio ismi ile anılan bu birimler ülkelerdeki devrimci sol hareketler başta olmak suretiyle her tür muhalefete karşı bir tedbir olarak meydana getirilmiştir. Bu birimler bununla birlikte derin devlet teriminin da ortaya çıkmasında büyük rol oynamıştır. Bir çok ülkede bir süre sonra bu birimler ortaya çıkarılarak sorumluları yargılandıysa da, Türkiye dahil büyük bölümü ülke bu süreci hemen hemen yaşamamıştır. NATO, Soğuk Cenk sonrası Gladiokurumlarının dağıtıldığını iddia etse de, bu birimlerin şu anki şartları hakkında kati bir bilgi bulunmamaktadır. SSCB ve Şark Bloğu’nun dağılması ve Soğuk Cenk’ın sona ermesiyle varlığı ve maksatları münakaşa mevzusu olan NATO, kendine yeni hedefler ve vazife sahaları edinmiştir.
Bu tabloda 1990’lar süresince türlü dönüşümler geçiren NATO, 11 Eylül saldırılarını takiben iyice belirginleştiği suretiyle internasyonal terörle mücadeleyi ana hedef olarak belirlemiştir. Başka taraftan, tabii afetlere müdahalede harekete geçirilmesi de 2005 senesinde art arda gelen tabii afetler sonucunda gündeme gelmiştir. Üst düzey internasyonal zirvelerin ve internasyonal spor etkinliklerinin güvenliğinin sağlanması şeklinde değişik faaliyetlerde de bulunmaya süregelen NATO, “insani müdahale” olarak adlandırılan kimi askeri harekatlarda da mevcuttur. Yugoslav savaşları, NATO üyesi ülkelerin ayrılıkçı Hırvatlara, Boşnaklara ve Arnavutlara sunmuş olduğu açık siyasal ve askeri destekle, Yugoslavya devletinin yıkılışıyla sonuçlandı. İlk kapsamlı NATO askeri harekatları olan Kesin Güç ve Bağlaşık Gücü harekatları sonrası ise, eski Yugoslavya topraklarında, NATO askeri üsleri kuruldu.
Bilhassa Gladio birimlerinin teker teker ortaya çıkması ve ABD’nin Irak ve Afganistan işgallerinde oynadığı rol, NATO’ya disiplinli eleştiriler yöneltilmesine sebep olmuştur. Bununla birlikte, BM kararlarının NATO’ya herhangi bir tesirinin olmadığı görüldükten sonrasında, bir çok grup NATO’ya karşı muhalefeti artırmıştır. NATO’nun geleceği mevzusunda tartışmalar hala devam etmektedir.
Teşkilatın askeri yapısı, üye ülkelerin Genelkurmay başkanlarından ya da onlar adına sürekli vazife icra eden temsilci askeri personelden oluşur. Konseye karşı görevli olan Askeri Komite, ittifakın en üst düzeydeki askerî merciidir. Konseye ve Müdafa ve Planlama Komitesi’ne askeri mevzularda bilgi elde eden ve önerilerde bulunan Askeri Komite, iki büyük Nato Komutanlığına talimat verebilmektedir.
Şark Bloku’nun dağılmasından sonrasında NATO’nun geleneksel tehdit değerlendirmesi bitirilmiştir. Bunun yerini emperyalizmin tam olarak nüfuz edemediği ulusal devletler alır. Buna gore; 1990’lı yıllardan itibaren NATO için esas risk, Rusya’nın cepheden planlı bir taarruzundan ziyade, bölgesel kriz ve çatışmaların teşkil etmiş olduğu riskler teşkil etmeye adım atmıştır.
NATO’nun halen Askeri Komiteye bağlı Değişiklik Bağlaşık Komutanlığı ve Operasyonlar Bağlaşık Komutanlığı olmak suretiyle iki büyük komutanlığı mevcuttur. Bununla birlikte Kanada ve ABD Bölgesel Planlama Grupları da mevcuttur. Müdafa Planlama Komitesinin 12 Mayıs1992 tarihindeki kararıyla; “CINHAN” adıyla malum Manş Bağlaşık Komutanlığı, teşkilatı ve mesuliyet sahası tadil edilerek 1 Temmuz 1994tarihinden itibaren “Afnortwest” adıyla Avrupa Yüksek Komutanlığına bağlanmıştır. Avrupa Bağlaşık Komutanlığı (ACE)’nın mesuliyet sahası; kuzeyde, Norveç’in şimal burnundan Akdeniz’in cenup kıyılarına; Avrupada, Atlantik Okyanusu’ndan Türkiye’nin Şark sınırlarına kadar uzanır. “SHAPE” adıyla anılan karargahı, Belçika’nın Mons şehrindedir ve komutanı “Saceur” olarak bilinir. Saceur’un ana ast komutanlıkları ise; Kuzeybatı Avrupa Bağlaşık Komutanlığı (AFNORTWEST), Merkezi Avrupa Bağlaşık Komutanlığı (AFCENT) ve Cenup Avrupa Bağlaşık Komutanlığı (AFSOUTH)’dur
AFSOUTH (Cenup Avrupa Bağlaşık Komutanlığı)’nın Kuruluşu da şöyledir:
(1) LANDSOUTH: Bir İtalyan Generalinin komutasında İtalya’nın savunulmasından mesuldür.
YORUMLAR