Ey Sevgili!.. Gönlümüzü alan… Bizi kendin...
Hoş geldin Ey Sevgili!..
Ey Sevgili!..
Gönlümüzü alan…
Bizi kendine bağlayıp; gül ile bülbül gibi meftun kılan…
Sen gittin gideli salât ve selâmlar dökülüyor, kalplerin tercümanı dudaklardan.
Ey Sevgili!..
Başımızı dizlerine koymayı…
Ellerimizi sevgi merhametiyle çarpan göğsüne dokundurmayı…
Kalplerimize akan rahmet nefesini solumayı…
Âlemlere yaydığın “Lâ ilahe illallah” rayihasını doyasıya koklamayı…
Hiçbir dilin terennüm etmediği duâlarına âmin demeyi…
Özlüyoruz.
Ey Sevgili!..
Dünyayı aydınlatan o nûrunun, ruhumuza kondurduğun o bûsenin aşkıyla yanıyoruz.
“Canımız, anamız-babamız Sana feda olsun Yâ Rasulallah” diyoruz.
Uyanıkken; gezdiğin, oturduğun, sevindiğin, üzüldüğün, coğrafyaya dalıyoruz.
Gözyaşları arasında “Medet, ey sevgili medet!..” diyoruz.
Ey Sevgili!..
Öyle bir zamandayız ki; ne işlediği belli, ne de durduğu…
Akrep ahir zamana kilitlenmiş; yelkovan “Çöle İnen Nûr”u gösteriyor.
İnsanlık ârafa hapsolmuş; ruhlar hoyratça savruluyor.
Mazlumlar yollara dökülmüş; Senin huzur veren gölgeni arıyor.
Ey Sevgili!..
Kıtaları, ummanları, sahraları, dahası zamanları aşarak bir kez daha Sana geldik.
Kirlenmiş ruhumuzun içindeki mecnunca halimize bakarsın diye…
Kapındayız; baksan da bakmasan da…
Ey Sevgili!..
Salât ve selâm Sana…
Hoş geldin…
Şeref verdin…
Ey Sevgili, en Sevgili!..
Sabri Gültekin
YORUMLAR