cefakeş ödat, eskimiş (cefa:keş) Arapça cefÂ¥ + Farsça -keş Cefa çeken, sıkıntıya katlanan: "Bu, cefakeş bir işçi kadının h...
cefakeş
ödat, eskimiş (cefa:keş) Arapça cefÂ¥ + Farsça -keş
ödat, eskimiş (cefa:keş) Arapça cefÂ¥ + Farsça -keş
- Cefa çeken, sıkıntıya katlanan:
Büyük sorun, üzgü, eziyet, zulüm
Örnek: Esirlikte ve cefada, millet ruhunu tavlandıran bir sır olduğuna o akşam inandım. R. E. ünaydın
Örnek: Esirlikte ve cefada, millet ruhunu tavlandıran bir sır olduğuna o akşam inandım. R. E. ünaydın
YORUMLAR