NEZ a. (ar. nezEsk. 1. Bir şeyi bulunmuş olduğu yerden sökme, koparma. 2. Kaldırma, elinden alma, yok etme: "Başkalarından yaş...
NEZ a. (ar. nezEsk.
1. Bir şeyi bulunmuş olduğu yerden sökme, koparma.
2. Kaldırma, elinden alma, yok etme: "Başkalarından yaşamak hakkını nez edecek bir yargı lüzumu hâsıl olunca..." (H. Z. Uşaklıgil).
3. Can çekişme, ölmek suretiyle olma: Halet-i nez (can çekişme).
4. Nez etmek - nezetmek,
NEZ a. (ar. nez). Esk. Ara bozma, bozgunculuk.
1. Bir şeyi bulunmuş olduğu yerden sökme, koparma.
2. Kaldırma, elinden alma, yok etme: "Başkalarından yaşamak hakkını nez edecek bir yargı lüzumu hâsıl olunca..." (H. Z. Uşaklıgil).
3. Can çekişme, ölmek suretiyle olma: Halet-i nez (can çekişme).
4. Nez etmek - nezetmek,
NEZ a. (ar. nez). Esk. Ara bozma, bozgunculuk.
Kaynak: Büyük Larousse
Nez
YORUMLAR