Okuma Nedir?

OKUMA a. 1. Her türiü işareti ve işaretlemeyi okumak, çözmek eylemi: Bir kitabı okuma, harita ve plan okuma. Grafikleri okuma. (Bk....

OKUMA a.

1. Her türiü işareti ve işaretlemeyi okumak, çözmek eylemi: Bir kitabı okuma, harita ve plan okuma. Grafikleri okuma. (Bk. ansikl. böl. ikonogr.)

2. Yazılı olanı okumak, çözmek ve idrak etmek olgusu: Okuma dersi (Bk. ansikl böl. Ruhbil ve Eğit.)




3. Bir metni bilhassa içeriğini değerlendirmek için gözden geçirmek, okumak eylemi: Kimi kitaplar, aniden çok okumayı gerektirir.

4. Bir metni dinleyiciler önünde yüksek sesle okumak eylemi: Bir şiiri güzel okuma.

5. Bir metnin çözümlenmesi, yorumlanması, ne anlama geldiğinin belirtilmesi: Çoğul okumalara olanak veren bir metin.

6. Bir uğraşı olarak ele alınan okumak eylemi: Okumayı sevmek. Okuma alışkanlığı.

7. Okuma kitabı, öğrencilere okumayı sevdirmek amacıyla hazırlanan, içinde değişik metinlerin yer almış olduğu kılavuz kitap. || Okuma yazma, okuma yazmayla ilgili temel bilgi ve beceriler: Okuma yazma öğretiminde yeni yöntemler.


*Bilş. Hafıza okuma, bilgisayar merkezi belleğine kaydedilen ve bir süre sonra, işlenmek suretiyle, bir bilgisayar merkezi biriminin bir kütüğüne aktarılan detayları tanıma işlemi. || Bozucu okuma, bilgisayar belleğinde yazılı detayları, bozarak ya da silerek okuma yöntemi; bu yöntem, aynı bilgilere bir süre sonra başvurulmak isteniyorsa, silinen bilginin okumadan derhal sonrasında tekrardan yazımını gerektirir. || Disk okuma, manyetik bir disk üstüne yazılmış ve bir süre sonra bir bilgisayarın merkezi belleğine aktarılan bir bilgi kümesini tanıma işlemi. || Manyetik okuma, manyetik kayıt (mesela bir kart ya da bir şerit üstünde) ya da manyetik ya da mıknatıslanabilir bir mürekkeple yazılmış alfasayısal karakterler şeklinde gizlenen detayları tanıma yöntemi. || Optik okuma, grafik şekilde kaydedilmiş detayları tanımada kullanılan optikelektronik yöntem. (Bk. ansikl. böl.) || Otomatik okuma, bir bilgisayar çevre biriminin, bilgisayarda gizleme ya da işleme amacıyla, alfasayısal ya da grafik şekilde gösterilen detayları otomatikman tanıması.


*Din. Okuma secdesi - TİLAVET SECDESİ.


*Eğit. Okuma haftası, ilköğretim birinci sınıflarda okuma yazmayı öğrenmeye başlamış olan öğrencileri ödüllendirmek için düzenlenen törenlerin yapıldığı hafta. (Bu törenlerde başarıya ulaşmış öğrencilere kitap, ders araç ve gereçleri vb. armağanlar verilir okuma yazma ile ilgili yazılar, şiirler okunması mümkün.).


*Elektroakust. Kaydedilmiş işaretleri başlangıçtaki biçimleriyle (elektriksel ya da akustik) tekrardan elde etmek işlemi.


*Telekom. Ses okuma, telefon kulaklıklarından ya da kimi kez bir telgraf hoparlöründen piyasaya çıkan ve Mors abecesine nazaran kodlanmış telgraf iletilerini gösteren sesleri, işitsel olarak yorumlama.


*Tip Ökumayı öğrenme güçlüğü - DİS- LEKSİ.


*ANSİKL. XIX. yy.'daki siyasal, tutumsal ve toplumsal gelişme, bir eğitim hakkının doğmasına yol açmıştı, ikinci Dünya savaşı'ndan sonrasında Unesco'nun başlıca gayelerinden birisi üyelerinin okuma yazmayı geliştirmek için aldıkları tüm önlemleri desteklemekti. 1951'de Unesco uzmanları, okuryazar kişiyi, "günlük yaşamla ilgili olguların kolay ve kısa bir açıklamasını anlayarak okumaya ve yazmaya yetenekli†olarak, 1962'de de "kendi grubu ve topluluğu içindeki rolünü başarıya ulaşmış bir şekilde oynamak bakımından okuma yazmanın mecburi olduğu tüm etkinlikler için lüzumlu, okumada, yazmada ve aritmetikte erişilen neticeleri, bu kabiliyetlerini hem kendi gelişmesinin, hem de top luluğun gelişmesinin hizmetine vermeyi sürdürmesini ve ülkesinin yaşamına etkin olarak katılmasını sağlayacak bilgi ve edinci kazanmış şahıs" olarak tanımlıyorlardı.

50'li yıllardan bu yana bütün ülkelerde okuma yazma bilmeyenlerin oranı devamlı şekilde azaldı. 1970'te % 32,4 iken 1990'da % 25,7'ye düştü; fakat okuma yazma bilmeyenlerin gerçek sayısı, nüfus artışı sonucu, aynı 20 yıl içinde 742 milyondan 948 milyona yükselerek artmayı sürdürdü. Bu sayı içinde hanımefendilerin oranı gitgide arttı. Okuma yazma haritasıyla yoksulluk haritası örtüşürse de (dünyanın en yoksul 25 ülkesinde nüfusun % 80'i okuma yazma bilmemekte, başka 173 ülkede bu oran % 50'nin üstünde olmaya devam etmektedir), son zamanlarda sanayileşmiş ülkelerde de yüksek bir sayıda işlevsel okumaz yazmazlar, doğrusu topluma katılmaları için lüzumlu temel okuma, yazma ve hesap bilgilerinden (bir tren tarifesini okumak ya da bir iş formunu doldurmak şeklinde) yoksun kişiler olduğu saptanmıştır. 1991'de ABD'de meydana getirilen değerlendirmeler nüfusun % 10'undan çoğunun gerçekte okuma yazma bilmediğini ve okul çağındaki gençlerde bu oranın pek az bulunduğunu ortaya koydu.


*Bilş. Optik okuma. Detayları elle girme (yükleme), otomatik sistemlerde ve bilişim sistemlerinde, mühim bir maliyet ve hata unsuru oluşturduğundan optik okuma çok sayıda araştırma ve gelişmeye mevzu olmaktadır. Büyük optik okuma uygulamaları içinde, mektup ayırma, banka çeklerini ve pek çok ürünün ambalajları üstünde yazılı çubuklu kodları okuma sayılabilir.

Optik okuma, tanınacak karakterin oluşturduğu görüntüyü ve bir kodu çözümleyen ve ışığa hassas diyotlardan oluşan bir çubuk ya da matrisle gerçekleştirilir; bu matris hususi bir işlemciye, bu kodlanmış görüntüyü, bellekte saklı aranılabilecek tüm karakter görüntüleriyle karşılaştırma ve en yakın görüntüyü arama olanağı verir: karşılık gelen karakter, bundan dolayı aranan karakter olarak kabul edilir.


*İkonogr. Okuma konusunu işlemiş olan flaman ve hollandalı ressamlar içinde, Van Ostade (Gazete okuma, Louvre müzesi), N. Maes (Brüksel), Ö. Teniers (Gazete okuma, Viyana), G. Dou (Mukaddes Kitap'ı okuma, Louvre müzesi) sayılabilir. XVIII. yüzyılda, Creuze (Mukaddes Kitap) okuma, Dresden) şeklinde transız ressamlar bu tablolardan esinlendiler. Bununla birlikte, J.-F. De Troy (Bir Moliöre okuması, Londra). C. Van Loo (İspanyol usulü okuma, Sen-Petersburg), Delacroix (hususi kol.), Boucher (Mme Geoffrin'de bir D'Alembertokuması, desen, hususi kol ), Fantin Latour (Lyon), Manet (Louvre), D. Wilkie (Bir vasiyetnameyi okuma, Münih), Marcoussis'i de (Lamba altında okuyan adam, Art moderne ulusal müzesi, Paris) anmak gerekir. Okuyan hanım ise, Vermeer (Amsterdam) ve Renoir'ın (Louvre) başyapıtlarına mevzu olmuştur.


*Ruhbil. ve Eğit. İlköğretimin birinci yılı okuma öğrenimine ayrılmıştır. Çocuk ikinci sınıfa fakat okuma biliyorsa geçer. Oysa ilkokulun birinci yılı sonunda, evlatların yalnız üçte birinin rahatça okuyabildiği görülmektedir.

Sözlü dilin somut ve gösterilebilir bir vakalar ve nesneler bağlamında kullanılan ve ereği dolayımsız haberleşme-iletişim olan bir vaziyet dili olmasına karşılık, yazı dili diyalog olanağından yoksun zamandışı bir haberleşme-iletişim oluşturur. Yazı dili harflere dönüştürdüğü konuşulan dil öğelerinin bir sesbirim bölümlemesini, bir sözcük bölümlemesini ve noktalama kanalıyla bir tümce ve tümce parçaları bölümlemesini ihtiva eder. üstelik pek çok dilde, mesela fransızcada, yazım sesbirimler diziminin kolay bir çeviriyazısını gerçekleştirmekten uzaktır Bu vaziyet çocuğun, okumayı öğrenebilmesi için, sözvarlığı ve sözdizirnine sözlü olarak egemen olmasını, eklemleme güçlüğü olmamasını ve görsel rahatsızlığı bulunmamasını gerektirir. Idrak etme düzeyinde, çocuk şekilleri tanımaya ve sesbirimlerin za- mansal dizisiyle harflerin uzaysal dizisi içinde bir benzeşim kurmaya yetenekli olmalıdır. Okumayı öğrenmenin temel koşullarından birisi de buna istekli olmaktır: okulöncesi dönemde aile çevresiyle kurulan sözsel ilişkilerin niteliğinin okuma ve yazma denilen dolayımlı haberleşme-iletişim üstünde geniş seviyede etkili olduğu sanılır.

Okuma, bilhassa bireşimsel ya da sesbirimsel yöntem denilen geleneksel yöntemle tümce yöntemi denilen yöntemi karşı karşıya getirerek, gerçek bir yöntem savaşımına yol açmıştır. Bireşimsel yöntem, sesbirimler olarak birleşen harflerden (B -A-BA) sözcüklere, sözcüklerden cümlelere doğru bir ilerleme öngörür. Toplu yöntem denilen bağdaşmalı yöntemse (O. Decroly) lüzumlu becerilerin sözcük tanımaya ve çözümlemeye geçmeden, tümce bütünlüğü içinde kazandırılmasını maksatlar.

Kaynak: Büyük Larousse







  • Kitap okuma ve kitap okuma sevgisi ile ilgili poster emek vermesi nasıl yapılır?


  • Okuma ve Okuma Hakkında


  • Cumhuriyetten bu yana hanımefendilerin okuma-yazma oranları nedir?




 

YORUMLAR

Ad

Anlamı Nedir?,22,Biyoloji Konu Anlatımı,25,Cilt Bakımı,82,Coğrafya Ders Anlatımı,978,Genel,46,Güzel Sözler,16075,Music,1,Ne Nedir?,32164,Resimli Sözler,4111,Saç Sağlığı,119,Sağlık Bilgileri,1596,Soru-Cevap,10236,Sports,1,Tarih Konu Anlatımı,5,Teknoloji,36,Türk Dili ve Edebiyatı Konu Anlatımı,2,
ltr
item
Ders Kitapları Konu Anlatımı: Okuma Nedir?
Okuma Nedir?
Ders Kitapları Konu Anlatımı
https://ders-kitabi.blogspot.com/2017/05/okuma-nedir.html
https://ders-kitabi.blogspot.com/
http://ders-kitabi.blogspot.com/
http://ders-kitabi.blogspot.com/2017/05/okuma-nedir.html
true
5083728687963487478
UTF-8
Tüm Yazılar Yüklendi hiçbir mesaj bulunamadı HEPSİNİ GÖR Devamı Cevap Cevabı iptal Silmek Cevabı iptal Home SAYFALARI POST Hepsini gör SİZİN İÇİN ÖNERİLEN ETİKET ARŞİV SEARCH Tüm Mesajlar İsteğinizle eşleşme bulunamadı Ana Sayfaya Dön Pazar Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi Pazar Mon Tue Wed Thu Fri Sat January February March April May June July August September October November December Jan Feb Mar Apr May Jun Jul Aug Sep Oct Nov Dec Şu anda... 1 dakika önce $$1$$ minutes ago 1 saat önce $$1$$ hours ago Dün $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago more than 5 weeks ago İzleyiciler Takip et THIS PREMIUM CONTENT IS LOCKED STEP 1: Share to a social network STEP 2: Click the link on your social network Tüm Kodunu Kopyala Tüm Kodunu Seç Tüm kodlar panonuza kopyalanmıştır. Kodları / metinleri kopyalayamıyor, kopyalamak için lütfen [CTRL] + [C] tuşlarına (veya Mac ile CMD + C'ye) basınız Table of Content