Ordu hususi, isim (o'rdu) Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer edinen illerinden biri. ordu (II) isim 1 . Bir devleti...
Ordu
hususi, isim (o'rdu)
hususi, isim (o'rdu)
Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer edinen illerinden biri.
ordu (II)
isim
isim
1 . Bir devletin silahlı kuvvetlerinin tümü:
"Şu kopan fırtına Türk ordusudur ya Rabbi / Senin uğrunda ölen ordu budur ya Rabbi."- Y. K. Beyatlı.
2 . Bu topluluğun başlıca bölümlerinden her biri:
"Dördüncü Ordu Karargâhına gidiş, artık bir mabede çıkılıyor şeklinde baş döndürür."- F. R. Atay.
3 . Amaç, kalite vb. yönlerden benzeyen insanların bütünü.
4 . Çok sayıda insan, kalabalık.
Birleşik Sözler
ordubozan ordu donatım orduevi ordu komutanı
ordu merkezi tertipli ordu
Devletlerin kara, deniz ve hava kuvvetlerinden oluşan silahlı enerjisini niteleÂmek için çoğunlukla ordu sözcüğü kullanılır. Eskiden yalnızca sefere çıkan askeri birlikleÂrin oluşturduğu güce ordu denirdi. GünümüzÂde deniz ordusu, hava ordusu şeklinde bölümlen-meler de olmakla beraber, ordu daha çok kara kuvvetlerinin örgütlenmesindeki bir birimi de ifade eder. Buna gore ordu, iki ya da daha çok sayıdaki kolordudan meydana gelen askeri birliğin adıdır.
MsxLabs TemelBritannica TDK
Ordu'nun Dereleri türküsünün hikayesi nedir?
Ordu - Merkez - Ordu Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi
Ordu - Merkez - Hususi Ordu Lisesi
ORDU a.
1. Bir devletin askeri güçlerinin tümü: Türk ordusu. Fransız ordusu.
2. Bir sefere, bir harekât bölgesine, bir göreve gönderilen ya da büyük bir komutanın emrine verilen askeri güçlerin tümü: Harekât ordusu. Friedrich ll'nin ordusu.
3. Birçok kolordudan, tümenden oluşan ve cephe savaşıyla, geri hizmetlerin örgütlenmesini beraber yürüten büyük askeri güç birimi. (Bk. ansikl. böl.)
4. Kara ordusu, deniz ordusu, hava ordusu; Türkiye'de askeri kara, deniz ve hava kuvvetlerine verilen ad.
5. Bir grup oluşturan azca ya da çok tertipli düşman ya da saldırgan kalabalık: Çekirge ordusu.
6. Aynı amacı paylaşan, benzeri işler icra eden insan topluluğu: Düşünce ordusu. Eğitim ordusu.
7. Ordu bozan - ORDUBOZAN.
*Ask. Ordu evi - ORDUEVİ. || Ordu emri, taktik ve yönetimsel işlerin yürütülmesini sağlamak amacıyla ordu komutanları tarafınca gösterilen komut. || Ordu hizmet birlikleri, bir harekât alanında ordunun yönetimsel hizmetlerini yürütmek amacıyla kurulmuş bulunan destek hizmet ve destek birliklerine verilen ad. || Ordu komutanı, bir orduya komuta eden ve çoğu zaman orgeneral rütbesinde olan asker. || Ordu malı, askeri hizmet için sağlanan ve dağıtılan göç eder mallarla askeri hizmet için ayrılmış taşınmaz mallar.
*Ulusal müdafa bakanlığı ile Silahlı kuvvetler'in elindeki her türlü devlet malı. || Ordu merkezi, ordu karargâhının bulunmuş olduğu yer. || Ordu üssü, harekâtın yürütülmesi esnasında, ordu ikmal ve bakım bölgesinin kurulup çalışmasını elde eden üst düzey lojistik komutanlık. || Ordular grubu, stratejik bir hedefin ele geçirilmesi amacıyla ordu ya da büyük birliklerden birkaçının geçici olarak tek bir komuta altında toplanmasıyla oluşturulan kuvvet.
*Ask. tar. Ordu hâzinesi, OsmanlI döneminde sefere çıkan ordu ile beraber götürülen, çeşitli maliye defterleri ile paranın korunduğu çadır. || Ordu kadısı, osmanlı ordusunda, sefer esnasında ortaya çıkan hukuki ve şeri sorunların çözümlenmesiyle görevli olanlara verilen ad. (Bu vazife önceleri kazaskerlerce yürütülürdü. Onların sefere katılmamaya başlamasıyla ulemadan atananlarca yürütülmeye başlandı. Yeniçeri ocağı'nın 1826'da kaldırılmasına kadar varlığını sürdüren ordu kadıları Mekke payesi şeklinde yüksek bir aşama sayılırdı.).! Ordu kaimesi, Kırım^avaşı esnasında giderlerin karşılanması için piyasaya sürülen 10 ve 20 kuruşluk tahviller.
* Tanzimat'tan ilkin sefere çıkan sadrazamların ülkedeki çeşitli bölgelerin yöneticilerine yazdıkları emirlere verilen ad. (Bu tür emirler ince, uzun boydaki hususi kâğıtlara yazılarak gönderilirdi.) || Ordu mühimmesi, Osmanlılar'da, harp sırasındaki gelişmelerin divanda görüşülmesi esnasında tutulan zabıtların işlendiği bir tür karar defteri. || Ordu şeyhi, osmanlı ordusunda askeri coşturmakla görevli din adamı. (Tanzimat'tan sonrasında meydana getirilen düzenlemeler esnasında bu vazife ve bu görevin ilişik olduğu makam kaldırıldı.) || Ordu şikâyet defteri, osmanlı ordusunda sefer esnasında, ordu içinde oluşan çeşitli türden şikâyetlerin kaydedilerek işlendiği defter. || Ordu tepesi, ordunun yürüyüş kolu üstünde, arkadan gelen birliklerin izleyecekleri yönü belirtmek için sipahiler tarafınca iki fersah arayla meydana getirilen tepe biçiminde işaret. || Orduyı hümayun, osmanlı ordularına verilen ad.
*Fels. Yedek endüstri ordusu, marxçılara gore, işi olmayan bırakılmış emekçi kitlesi. (Kari Marx'a gore, yedek endüstri ordusu, paracı üretim tarzının varlık şartıdır, bu sebeple emekçileri bağımlı bir halde meblağ ve ücret haddinin asgari bir düzeyde saptanmasına hizmet eder.)
*ANSİKL. Ordu, bir devlet, ya da devlete özgü bazı niteliklere haiz bir teşkilat tarafınca, direkt doğruya ya da dolaylı olarak devşirilmiş ve bu devletin, ya da örgütün temel çıkarlarına saygı gösterilmesini sağlamak ve bu amaçla müdafa ve hücum harekâtları düzenlemek suretiyle donatılmış, silahlandırılmış ve askerce eğitilmiş insanlardan meydana gelen hiyerarşik bir topluluktur. Ordu, en genel anlamıyla, bir devletin ya da bir topluluğun, askeri olanaklarının bütünüdür (türk ordusu, amerikan ordusu). Daha dar bir anlamda, ordu deyimi hususi bir alanda savaşmak amacını taşıyan harp araçlarının bölümleri için de kullanılır (kara ordusu, deniz ya da hava ordusu). Nihayet, ordu, mevcudu birkaç bin kişiden, yüz binlerce kişiye kadar değişebilen büyük bir kara ya da hava birimidir. Ordular, komutanlarının adıyla (Fatih'in ordusu), görevlendirildikleri harekât sahasıyla (Ege ordusu), ya da bir rakamla (VIII. ordu) anılabilirler.
*Ask. tar. Yüzyıllar süresince orduların yapıları ve önemi, coğrafi duruma, ekonomik ve siyasal koşullara, kurucularının iradesine ve tekniklerin gelişimine bağlı olarak değişti. Bir arada varlığını sürdürmüş birçok ordu türü ayırt edilebilir.
*Ulusal ordu. Sadece her vatandaşın fiilen asker olduğu durumda ulusal ordudan söz edilebilir. Cenk süresince, eli tabanca tutan adamların tümü tabanca altına alınır; siyasal yetkililerse ordu komutanı olurlar. Fakat, taktik ve teknik alandaki ilerlemeler kısa sürede bu sistemi etkisiz duruma getirince bu zayıflığı ortadan kaldırmak için etken askerlik hizmeti uygulamaya kondu. Antikçağ siteleri ile ortaçağ komün cumhuriyetlerinde askerlik süresi en aza indirilmişti: sıkça meydana getirilen eğitimler birliğin iyi durumda kalmasını sağlıyordu. Bunlar milis denilen halk ordularıydı. Günümüzde İsviçre konfederasyon ordusu bu ilkeye gore düzenlenmiştir. Silahlann ve uygulanan tekniklerin karmaşıklaşması yanında kuvvetli bir orduya haiz olma isteği de, devletleri askerlik süresini uzatmaya yöneltti. Bugün askerlik hizmeti, ülkelere gore 1 ile 5 yıl içinde (Türkiye'de 2 ay ile 18 ay arası) değişmektedir. Bu sürenin bitiminde yurttaş, yasaların belirttiği koşullar çerçevesinde, her an tabanca altına alınabilecek halde ihtiyatta bekler.
Askerlik hizmeti bakımından vatandaşlar içinde eşitlik gözetilerek oluşturulan orduların yanı sıra, kişilerin hususi kategorilere gore tabanca altına alındığı ordular da vardır.
* Derebeylik ordular. Derebeylerin buyruğu altındaki vasallerin geçici olarak bir araya gelmesiyle oluşmuşlardı. Bu orduların çekirdeğini atlı ve zırhlı soylular meydana getiriyor bunların çevresinde donanımı daha zayıf olan ve ocuların ve topçu sınıfının ortaya çıkışına kadar savaşlarda ikinci derecede rol oynayan, yaya birlikler bulunuyordu.
* Muvazzaf ordular, devamlı olarak eğitimli bir silahlı kuvvet bulundurma gereksiniminden hayata merhaba dedi (Yeniçeri ordusu, Türk ordusu).
* Paralı asker orduları, askerliği bildikleri için tabanca altına alınan yabancılardan oluşuyordu. (Antikçağ'da sapancılar, moderrıçağda macar süvariler). Devlet ya da hükümdar, bir ödenek karşılığında, asker toplama, donanım ve askerlere komuta etmekten görevli olan condottiero ile antak kalma (condotta) yapıyordu.
Milliyetçiliğin gelişmesi, paralı asker ordularının kalkmasına yol açtı. Gene de bu ordular varlıklannı sürdürdüler: sömürgeleştirme hareketleri (bilhassa XIX. yy.'da), bazı devletlerin güçsüzlüğü (savaşçı senyörler döneminde Çin) ya da usta savaşçı gereksinimi (Biafra ya da Katanga çatışmaları) paralı asker toplamayı lüzumlu kıldı.
* Ondu ve cemiyet. Ordunun toplumdaki görevi askeri harekâtların hazırlık ve yürütülmesinden ibaret değildir. Milis ordusu, paralı asker ordusu, ulusal ordu, bazı cemiyet biçimlerinin göstergesidir. Ortaçağ milis ordusu, yürütülmesi büyük bir teknik ustalık gerektirmeyen bir siyasal örgütlenme ve silahlanma tarzının karşılığıdır. XX. yy.'ın ilk yansında, silahlandıkmış kitleler, yüksek bir tanmsal üretkenlik, gelişmiş bir endüstri, çok oranda üretilebilen gereçler ve çok sayıda insan gerektiriyordu. Buna karşılık paralı askerlerin tutulması, onlan tabanca altına alan devlette sık sık sayısal açıdan yetersizlik ve uzman personel eksikliği sorunlarını ortaya çıkarıyordu.
Ordunun ulusların siyasal yaşamına müdahale etmesini önlemek amacıyla askeri yetkililerin sivil iktidara bağlılığı ilkesi Antikçağ'dan beri dile getirilmiştir. Bu ilkenin uygulanması, Devlet başkanının ordu komutanlığını üstlendiği anda bile kırılgan bir durum yaratır. Ordu sık sık kaba kuvvet olarak siyasal bir rol oynamıştır. Gelişmekte olan ülkelerde, ordunun tertipli ve eğitimli başlıca teşkilat oluşu askeri müdahaleyi kolaylaştırır. Ordu, halka okuma yazma öğretme ve bazı kamu kurumlarının yönetimi şeklinde askerlik haricinde görevler de üstlenir. Buna karşılık, gelişmiş ülkelerde, uzmanlaşma, askerlerin müdafa görevlerine dönmelerini kolaylaştırır (Büyük ulusal orduların zamanı ve kuruluşları için ilgili ülkelerin tarihlerine bakınız.)
1. Bir devletin askeri güçlerinin tümü: Türk ordusu. Fransız ordusu.
2. Bir sefere, bir harekât bölgesine, bir göreve gönderilen ya da büyük bir komutanın emrine verilen askeri güçlerin tümü: Harekât ordusu. Friedrich ll'nin ordusu.
3. Birçok kolordudan, tümenden oluşan ve cephe savaşıyla, geri hizmetlerin örgütlenmesini beraber yürüten büyük askeri güç birimi. (Bk. ansikl. böl.)
4. Kara ordusu, deniz ordusu, hava ordusu; Türkiye'de askeri kara, deniz ve hava kuvvetlerine verilen ad.
5. Bir grup oluşturan azca ya da çok tertipli düşman ya da saldırgan kalabalık: Çekirge ordusu.
6. Aynı amacı paylaşan, benzeri işler icra eden insan topluluğu: Düşünce ordusu. Eğitim ordusu.
7. Ordu bozan - ORDUBOZAN.
*Ask. Ordu evi - ORDUEVİ. || Ordu emri, taktik ve yönetimsel işlerin yürütülmesini sağlamak amacıyla ordu komutanları tarafınca gösterilen komut. || Ordu hizmet birlikleri, bir harekât alanında ordunun yönetimsel hizmetlerini yürütmek amacıyla kurulmuş bulunan destek hizmet ve destek birliklerine verilen ad. || Ordu komutanı, bir orduya komuta eden ve çoğu zaman orgeneral rütbesinde olan asker. || Ordu malı, askeri hizmet için sağlanan ve dağıtılan göç eder mallarla askeri hizmet için ayrılmış taşınmaz mallar.
*Ulusal müdafa bakanlığı ile Silahlı kuvvetler'in elindeki her türlü devlet malı. || Ordu merkezi, ordu karargâhının bulunmuş olduğu yer. || Ordu üssü, harekâtın yürütülmesi esnasında, ordu ikmal ve bakım bölgesinin kurulup çalışmasını elde eden üst düzey lojistik komutanlık. || Ordular grubu, stratejik bir hedefin ele geçirilmesi amacıyla ordu ya da büyük birliklerden birkaçının geçici olarak tek bir komuta altında toplanmasıyla oluşturulan kuvvet.
*Ask. tar. Ordu hâzinesi, OsmanlI döneminde sefere çıkan ordu ile beraber götürülen, çeşitli maliye defterleri ile paranın korunduğu çadır. || Ordu kadısı, osmanlı ordusunda, sefer esnasında ortaya çıkan hukuki ve şeri sorunların çözümlenmesiyle görevli olanlara verilen ad. (Bu vazife önceleri kazaskerlerce yürütülürdü. Onların sefere katılmamaya başlamasıyla ulemadan atananlarca yürütülmeye başlandı. Yeniçeri ocağı'nın 1826'da kaldırılmasına kadar varlığını sürdüren ordu kadıları Mekke payesi şeklinde yüksek bir aşama sayılırdı.).! Ordu kaimesi, Kırım^avaşı esnasında giderlerin karşılanması için piyasaya sürülen 10 ve 20 kuruşluk tahviller.
* Tanzimat'tan ilkin sefere çıkan sadrazamların ülkedeki çeşitli bölgelerin yöneticilerine yazdıkları emirlere verilen ad. (Bu tür emirler ince, uzun boydaki hususi kâğıtlara yazılarak gönderilirdi.) || Ordu mühimmesi, Osmanlılar'da, harp sırasındaki gelişmelerin divanda görüşülmesi esnasında tutulan zabıtların işlendiği bir tür karar defteri. || Ordu şeyhi, osmanlı ordusunda askeri coşturmakla görevli din adamı. (Tanzimat'tan sonrasında meydana getirilen düzenlemeler esnasında bu vazife ve bu görevin ilişik olduğu makam kaldırıldı.) || Ordu şikâyet defteri, osmanlı ordusunda sefer esnasında, ordu içinde oluşan çeşitli türden şikâyetlerin kaydedilerek işlendiği defter. || Ordu tepesi, ordunun yürüyüş kolu üstünde, arkadan gelen birliklerin izleyecekleri yönü belirtmek için sipahiler tarafınca iki fersah arayla meydana getirilen tepe biçiminde işaret. || Orduyı hümayun, osmanlı ordularına verilen ad.
*Fels. Yedek endüstri ordusu, marxçılara gore, işi olmayan bırakılmış emekçi kitlesi. (Kari Marx'a gore, yedek endüstri ordusu, paracı üretim tarzının varlık şartıdır, bu sebeple emekçileri bağımlı bir halde meblağ ve ücret haddinin asgari bir düzeyde saptanmasına hizmet eder.)
*ANSİKL. Ordu, bir devlet, ya da devlete özgü bazı niteliklere haiz bir teşkilat tarafınca, direkt doğruya ya da dolaylı olarak devşirilmiş ve bu devletin, ya da örgütün temel çıkarlarına saygı gösterilmesini sağlamak ve bu amaçla müdafa ve hücum harekâtları düzenlemek suretiyle donatılmış, silahlandırılmış ve askerce eğitilmiş insanlardan meydana gelen hiyerarşik bir topluluktur. Ordu, en genel anlamıyla, bir devletin ya da bir topluluğun, askeri olanaklarının bütünüdür (türk ordusu, amerikan ordusu). Daha dar bir anlamda, ordu deyimi hususi bir alanda savaşmak amacını taşıyan harp araçlarının bölümleri için de kullanılır (kara ordusu, deniz ya da hava ordusu). Nihayet, ordu, mevcudu birkaç bin kişiden, yüz binlerce kişiye kadar değişebilen büyük bir kara ya da hava birimidir. Ordular, komutanlarının adıyla (Fatih'in ordusu), görevlendirildikleri harekât sahasıyla (Ege ordusu), ya da bir rakamla (VIII. ordu) anılabilirler.
*Ask. tar. Yüzyıllar süresince orduların yapıları ve önemi, coğrafi duruma, ekonomik ve siyasal koşullara, kurucularının iradesine ve tekniklerin gelişimine bağlı olarak değişti. Bir arada varlığını sürdürmüş birçok ordu türü ayırt edilebilir.
*Ulusal ordu. Sadece her vatandaşın fiilen asker olduğu durumda ulusal ordudan söz edilebilir. Cenk süresince, eli tabanca tutan adamların tümü tabanca altına alınır; siyasal yetkililerse ordu komutanı olurlar. Fakat, taktik ve teknik alandaki ilerlemeler kısa sürede bu sistemi etkisiz duruma getirince bu zayıflığı ortadan kaldırmak için etken askerlik hizmeti uygulamaya kondu. Antikçağ siteleri ile ortaçağ komün cumhuriyetlerinde askerlik süresi en aza indirilmişti: sıkça meydana getirilen eğitimler birliğin iyi durumda kalmasını sağlıyordu. Bunlar milis denilen halk ordularıydı. Günümüzde İsviçre konfederasyon ordusu bu ilkeye gore düzenlenmiştir. Silahlann ve uygulanan tekniklerin karmaşıklaşması yanında kuvvetli bir orduya haiz olma isteği de, devletleri askerlik süresini uzatmaya yöneltti. Bugün askerlik hizmeti, ülkelere gore 1 ile 5 yıl içinde (Türkiye'de 2 ay ile 18 ay arası) değişmektedir. Bu sürenin bitiminde yurttaş, yasaların belirttiği koşullar çerçevesinde, her an tabanca altına alınabilecek halde ihtiyatta bekler.
Askerlik hizmeti bakımından vatandaşlar içinde eşitlik gözetilerek oluşturulan orduların yanı sıra, kişilerin hususi kategorilere gore tabanca altına alındığı ordular da vardır.
* Derebeylik ordular. Derebeylerin buyruğu altındaki vasallerin geçici olarak bir araya gelmesiyle oluşmuşlardı. Bu orduların çekirdeğini atlı ve zırhlı soylular meydana getiriyor bunların çevresinde donanımı daha zayıf olan ve ocuların ve topçu sınıfının ortaya çıkışına kadar savaşlarda ikinci derecede rol oynayan, yaya birlikler bulunuyordu.
* Muvazzaf ordular, devamlı olarak eğitimli bir silahlı kuvvet bulundurma gereksiniminden hayata merhaba dedi (Yeniçeri ordusu, Türk ordusu).
* Paralı asker orduları, askerliği bildikleri için tabanca altına alınan yabancılardan oluşuyordu. (Antikçağ'da sapancılar, moderrıçağda macar süvariler). Devlet ya da hükümdar, bir ödenek karşılığında, asker toplama, donanım ve askerlere komuta etmekten görevli olan condottiero ile antak kalma (condotta) yapıyordu.
Milliyetçiliğin gelişmesi, paralı asker ordularının kalkmasına yol açtı. Gene de bu ordular varlıklannı sürdürdüler: sömürgeleştirme hareketleri (bilhassa XIX. yy.'da), bazı devletlerin güçsüzlüğü (savaşçı senyörler döneminde Çin) ya da usta savaşçı gereksinimi (Biafra ya da Katanga çatışmaları) paralı asker toplamayı lüzumlu kıldı.
* Ondu ve cemiyet. Ordunun toplumdaki görevi askeri harekâtların hazırlık ve yürütülmesinden ibaret değildir. Milis ordusu, paralı asker ordusu, ulusal ordu, bazı cemiyet biçimlerinin göstergesidir. Ortaçağ milis ordusu, yürütülmesi büyük bir teknik ustalık gerektirmeyen bir siyasal örgütlenme ve silahlanma tarzının karşılığıdır. XX. yy.'ın ilk yansında, silahlandıkmış kitleler, yüksek bir tanmsal üretkenlik, gelişmiş bir endüstri, çok oranda üretilebilen gereçler ve çok sayıda insan gerektiriyordu. Buna karşılık paralı askerlerin tutulması, onlan tabanca altına alan devlette sık sık sayısal açıdan yetersizlik ve uzman personel eksikliği sorunlarını ortaya çıkarıyordu.
Ordunun ulusların siyasal yaşamına müdahale etmesini önlemek amacıyla askeri yetkililerin sivil iktidara bağlılığı ilkesi Antikçağ'dan beri dile getirilmiştir. Bu ilkenin uygulanması, Devlet başkanının ordu komutanlığını üstlendiği anda bile kırılgan bir durum yaratır. Ordu sık sık kaba kuvvet olarak siyasal bir rol oynamıştır. Gelişmekte olan ülkelerde, ordunun tertipli ve eğitimli başlıca teşkilat oluşu askeri müdahaleyi kolaylaştırır. Ordu, halka okuma yazma öğretme ve bazı kamu kurumlarının yönetimi şeklinde askerlik haricinde görevler de üstlenir. Buna karşılık, gelişmiş ülkelerde, uzmanlaşma, askerlerin müdafa görevlerine dönmelerini kolaylaştırır (Büyük ulusal orduların zamanı ve kuruluşları için ilgili ülkelerin tarihlerine bakınız.)
Kaynak: Büyük Larousse
YORUMLAR