ÖRTENEK a. Bıyol. Hayvanların vücudunu örten ve bütünü ya da bir kısmı ektodermden lanan dokuların tümü. (Bk. ansikl. böl.) *Zool. ...
ÖRTENEK a. Bıyol. Hayvanların vücudunu örten ve bütünü ya da bir kısmı ektodermden lanan dokuların tümü. (Bk. ansikl. böl.)
*Zool. Bazı havyan öbeklerinde (kabuk- lupireler, denizkestaneleri vb.) bedeni sakınan sert kılıf. (Bu kılıfa, duruma gore kavkı, kabuk, kapsül benzer biçimde adlar da verilebilir.) [Eşanl. KILIF, teka.) || Eklembacaklılarda, dış çeper ya da dışiskelet. (üç tabakadan oluşur: dış kutikula; üstderi hücreleri ya da hipoderm: bazal zar) || Yumuşakçalarda, iç kütlenin bütününü ya da bir bölümünü örten ve dış yüzü genellikle bir kavkı (genellikle bedene yapışık durmaz) salgılayan deri kıvrımı. (Örteneğin altında, özellikle solunum organlarını [solungaçlar ya da akciğer] içeren bir örtenek boşluğu bulunur. Örteneğin kenarı dokunmaya karşı çok duyarlıdır ve kimi zaman görme organlarıyla [taraklarda] donanır.) [Eşanl. MANTO] (Bk. ansikl. böl.)
* sıf.
1. Yumuşakçaların örteneğiyle ilgili.
2. Örtenek eklemlen, ikıçenetlilerde, örteneğin kavkı çenetlerine yapıştığı yer.
*ANSİKL. Biyol. örtenekler deriyi, derideki salgı bezlerim, fanerlerı ve çeşitli emsalsiz maddeleri (kutikula, kabuk, bağa) ihtiva ettiği benzer biçimde çoğu zaman mezodermden lanan bağ yapılarını da (altderi, derisidi- kenlilerin kabuğu, balıkların pulları, altderi kemikleşmeleri vb.) ihtiva eder
*Zool. Yumuşakçaların örteneği kavkıyı salgılar; kimi zaman kavkı örteneğin bir kıvrımı altına gizlendiğinden dışardan görülemez (mürekkepbalığı). Örteneğin sinirleri, bir çift yan sinir düğümünden gelir; bu düğümler birçok yumuşakçada çok gelişmiştir ve beyne bağlıdır. Çeşitli ikiçe netli yumuşakçalarda, inciler daha çok örtenekte oluşur.
*Zool. Bazı havyan öbeklerinde (kabuk- lupireler, denizkestaneleri vb.) bedeni sakınan sert kılıf. (Bu kılıfa, duruma gore kavkı, kabuk, kapsül benzer biçimde adlar da verilebilir.) [Eşanl. KILIF, teka.) || Eklembacaklılarda, dış çeper ya da dışiskelet. (üç tabakadan oluşur: dış kutikula; üstderi hücreleri ya da hipoderm: bazal zar) || Yumuşakçalarda, iç kütlenin bütününü ya da bir bölümünü örten ve dış yüzü genellikle bir kavkı (genellikle bedene yapışık durmaz) salgılayan deri kıvrımı. (Örteneğin altında, özellikle solunum organlarını [solungaçlar ya da akciğer] içeren bir örtenek boşluğu bulunur. Örteneğin kenarı dokunmaya karşı çok duyarlıdır ve kimi zaman görme organlarıyla [taraklarda] donanır.) [Eşanl. MANTO] (Bk. ansikl. böl.)
* sıf.
1. Yumuşakçaların örteneğiyle ilgili.
2. Örtenek eklemlen, ikıçenetlilerde, örteneğin kavkı çenetlerine yapıştığı yer.
*ANSİKL. Biyol. örtenekler deriyi, derideki salgı bezlerim, fanerlerı ve çeşitli emsalsiz maddeleri (kutikula, kabuk, bağa) ihtiva ettiği benzer biçimde çoğu zaman mezodermden lanan bağ yapılarını da (altderi, derisidi- kenlilerin kabuğu, balıkların pulları, altderi kemikleşmeleri vb.) ihtiva eder
*Zool. Yumuşakçaların örteneği kavkıyı salgılar; kimi zaman kavkı örteneğin bir kıvrımı altına gizlendiğinden dışardan görülemez (mürekkepbalığı). Örteneğin sinirleri, bir çift yan sinir düğümünden gelir; bu düğümler birçok yumuşakçada çok gelişmiştir ve beyne bağlıdır. Çeşitli ikiçe netli yumuşakçalarda, inciler daha çok örtenekte oluşur.
Birçok ikiçenetlide, örteneğin kenarı, solunumda yararlanılan havanın girip çıkmasını elde eden bir çift borucuk halinde devam eder Bazı kafadarıbacaklılarda da buna benzeyen bir düzene rastlanabilir.
Kaynak: Büyük Larousse
YORUMLAR