OYUN ÇALIŞMASINDA REJİNİN GÖREVİ âTiyatro yönetmeninin görevi gerçeğin görünüşünü değişiklik yapmak değildir, gerçeği gizleyen örtüleri k...
OYUN ÇALIŞMASINDA REJİNİN GÖREVİ
âTiyatro yönetmeninin görevi gerçeğin görünüşünü değişiklik yapmak değildir, gerçeği gizleyen örtüleri kaldırmaktır.â
Tiyatro yönetmeni bir orkestra şefi gibidir. Nasıl bir orkestra şefi elindeki çalgıların ne süre ve neresi için lüzumlu bulunduğunu biliyor ve o gerekliliğe bakılırsa kullanıyorsa (bundan dolayı şefin elindeki çalgıların verimini ve hususi durumunu bilmesi gerekir) yönetmen de elindeki sanatların özelliklerini ve kullanacağı yere bakılırsa değerlerini bilmek zorundadır.
Yönetmenin iki türlü tesir alanı vardır. Birincisi oyuncuya karşı öbürü ise seyirciye karşı olan tesir alanlarıdır. Daha doğru bir tanımla seyirciye ulaşmak için kullandığı araç olan oyuncuyu ve başka sahnesel öğeleri iyi kullanmalıdır. Oyuncunun en büyük aracı olan kelimelerin doğru iletimi için vurguya, tonlamaya dikkat edip bunların uygun hareketlerle ve mizansenlerle desteklenmesini sağlamalıdır. Ama böylece anlatmak istediği dünya görüşünü karşı tarafa geçirebilir. Fakat bu kafi değildir. Bunun yanı sıra yukarıda bahsedilen sahnesel etmenleri (dekor,ışık,müzik,kostüm,akseusar vb.) değerlendirmesi ve etkin bir biçimde kullanımı gerekmektedir. Bu tür şeyler gaye olan seyirciye doğru bir iletimin sağlanması için rahat mealde yönetmenin yapması ihtiyaç duyulan uygulamalardır.
Yönetmen hem yaratıcı hem de bir yorumcu olmak durumundadır. Başka sanat dallarını, tüm bu sanat dallarının bir bileşimi olan tiyatro içinde iyi bir biçimde yorumlamalıdır. Diğer yandan yapacağı ekleme, çıkarma vb. benzer biçimde şeylerle güzel duyu bütünlüğü ortaya çıkaran şahıs olarak da yaratıcı bir özelliği vardır. Bununla birlikte yaratıcı özelliği yardımıyla tiyatro da büyük ehemmiyet taşıyan çağını yaşama ya da çağına uygun eserler verme hususi durumunu sergileyebilmelidir.
Gerçek yönetmende bulunması ihtiyaç duyulan üç ana özellik şöyleki sıralanabilir.
1. Dünya görüşü 2. Şahsi yaratıcılık 3. Bilimsel kabiliyet
Bu değişkenlere bağlı olarak her yönetmen için ayrı bir tarif yapılabilir ve ayrı bir uygulamadan bahsedilebilir. Yukarıda verilen üç ana özellik fotoğraf, müzik, edebiyat, mimarlık vb. benzer biçimde sanat dalları, psikoloji, sosyoloji, tarih, felsefe, dil benzer biçimde ilim dallarıyla dekor, kıyafet, oyunculuk vb. güzel duyu ve teknik bilgilerle beslenmelidir. Yönetmenin tüm bu tarz şeyleri yapabilmesi ve kendine uygun dünya görüşünü yaratabilmesi için çevresinde ve dünya üstünde gerçekleşen vakaları yakından izlemesi ve bu tarz şeyleri yorumlayabilecek bir kapasiteye haiz olması gerekir. Diğer yandan sahnedeki araçlarından olan oyuncu ve başka insanlarla iletişimini sağlam bir temele oturtabilmesi için karakter yapısından anlaması gerekir. Tüm bunlarla beraber lüzumlu birliği ve disiplini sağlayabilmek için otoriter olması gerekir. Kendini oyuna kaptırmamalıdır ve gerektiğinde kendisini eleştirebilmeli ve oyuna yabancılaşarak dışardan bakan bir göz olabilmelidir. Öz eleştiri gücü yönetmen için oldukça önemlidir.
Yönetmen kullandığı her şeyi tanımlamalı ve depolamalıdır. Kadro değerlendirmesi yaparak gruba uygun emek harcamalar yapmalıdır. Bir kişinin yönetmen olabilmesi için yaşanmış olan tüm süreçleri tam olarak özümsemesi gerekmektedir. Bununla birlikte yönetmende bulunması ihtiyaç duyulan en mühim özelliklerden biri de hak kavramıdır. Her yönetmenin kesinlikle kendine bakılırsa bir sistemi vardır.
Uygulama Açısından Reji
Oyunun gelişim sürecinde iki ana bölüm vardır. Biri bir süre önce dramaturgi mevzusu anlatılırken bahsedilen ve edebi metnin sahne metni haline getirilmesini amaçlayan kuramsal dramaturgi, öbürü ise meydana getirilen kuramsal dramaturginin sahne üstündeki yansıması olan deneysel dramaturgidir.
Ilk olarak, bilhassa yönetmen ve dramaturgun ortak emekleri sonucu ortaya çıkan kuramsal dramaturgide edebi metin sahne metni haline getirilir. Burada gaye metnin sahne üstüne taşınmadan ilkin sağlam bir temele oturtulmasıdır. Bu çalışmalarda metnin dünya görüşü, evrensel boyutu, gerekiyorsa çağdaşlaştırma emekleri (meydana getirilen ekleme çıkarma çalışmalarıyla), ayrıntılı karakter incelemeleri, topluluğun repertuarına ve yapısına uygunluğunun araştırılması, yazar ve dünya görüşü hakkında bilgi, vb. çalışmaların yapıldığı ve bu emek harcamalar sonucunda sahne üstüne yansıtılacak bilgilerin depolanmasından oluşur. Tüm bu emek harcamalar bir süre önce de belirtildiği benzer biçimde oyunun yönetmeni ve dramaturgu tarafınca yapılır. Oyunun başka sorumluları (sahne tasarımcısı, kostümcüsü vb.) kuramsal dramaturginin ilerleyen bölümlerinde çalışmalara katılırlar. Tüm bu çalışmalarda kullanılan genel araç-gereç oyun metnidir denilebilir.
Oyunun gelişim sürecinin daha ileriki safhalarını oluşturan deneysel dramaturgide metnin yanında oyuncu, sahne ve küçük ölçekli başka sahnesel etmenlerde oyunun gereçleri arasına girer.
Kuramsal dramaturgi oyunun durağan ya da fikri neticelerini ortaya çıkarırken, deneysel dramaturgi bu durağan ve fikri sonuçlara hareket verir.
Yönetmenin uygulaması daha çok deneysel dramaturgide görüldüğü için bahsedeceğimiz mevzularda bu doğrultuda olacaktır.
Rejisörün Oyun Üstündeki Emek harcamaları
Yönetmenin oyun üstündeki emekleri üç evrede incelenebilir. Bunlardan biride ilki birazcık ilkin bahsedilen kuramsal dramaturgidir. Metin üstündeki emek harcamalar oyunun organik değerlerini ortaya çıkarır. İkinci evre olan oyuncunu sahne üstünde çalıştırılması, sözcüklere bir mealde yaşam verilmesi plastik değerleri ortaya çıkarır. Üçüncüsü ve sonuncusu da sahne tasarımı, ışık, müzik, kostüm benzer biçimde kavramları sonucunda ortaya çıkan teknik değerlerdir.
İlk kısımı oluşturan ve metnin yorumlanması olan organik değerlerde, yönetmen eldeki oyunun o aşamadaki tek gereci olan sözcükler yardımıyla oyunun özünü ortaya koyar, niteliklerini ortaya çıkarır. Bu emek harcamalar içinde oyunun geleceğine yönelik kullanacağı araçları ve araçları kullanma biçimini belirlemelidir. İlk bölüm içinde yer edinen başka mühim bir mevzu da, oyundaki vaka örgülerinin ve vaka gelişiminde hangi karakterin ne kadar etkili bulunduğunun ortaya çıkarılmasıdır. Bu çalışmada güdülen genel gaye anlatılmak istenen dünya görüşünün karşı tarafa aktarımında karşılaşıla bilinecek engellerin ortadan kaldırılması ve anlatımın güçlendirilebilmesi için yapılabileceklerin ortaya çıkarılmasıdır. Bu emek harcamalar yapılırken anlatımın güçlendirilmesi için vaka örgüsü ve karakterlerin tanımlanmasının yanında, olayın geçmiş olduğu süre ve mekanın da oyun türüne uygun olarak ortaya konması gerekmektedir. Meydana getirilen tüm bu emek harcamalar sonucunda oyuna aksiyon katacak olayların tesiri ve ifade olanakları üstünde durulur. Olayın tesiri belirlenirken gaye olan izleyici kitlesinin özellikleri baz alınır. Izleyici özelliğine uygun olarak metinde ekleme ve çıkarmalar yapılabilir, ara ya da ön oyunlar eklenebilir. Bu tür şeyler sunumu destekleyecek destek öğelerdir.
Daha sonraki aşama olan plastik değerlerde, yönetmenin sahne üstündeki en mühim ifade aracı olan oyuncunun oyuna uygun olarak çalıştırılması yer alır. Mühim bir değerdir, çünkü oyuncu olmadan hiçbir oyun mana kazanmaz.
Yönetmen bir orkestra şefi olarak akla geldiğinde, sahne üstüne geçmeden ilkin haiz olduğu tek nota sözcüklerdir. Plastik değerlerde bu notaların daha öncesinden belirlendiği benzer biçimde uygulanması için emek harcamalar yapılır. Bu emek harcamalar ilk olarak yönetmenin sistemine bağlı olarak kelimelerin vurgu, tonlamasının verilmesiyle başlar. Vurgu ve tonlama çok önemlidir. Bir kelime doğru vurgu ve tonlama ile başka bir mealde kullanılabilir ve hatta tam tersi bir mana kazanabilir. Bu yüzden meydana getirilen bu çabalama oldukça önemlidir. Bu çabalama sonrasında ise vurgu ve tonlamanın sağlamış olduğu anlatımın daha da pekiştirilmesi için oyuncunun da yaratıcılığıyla hareketler bütünü olan mizansenler eklenmiş olur. Bununla birlikte yavaş yavaş oyuncunun sahnedeki yeri, başka oyuncularla iletişimi kesinlik kazanır.
Son aşama olan teknik değerlendirme aslına bakarsak oyunun sahne üstüne taşınmasıyla başlamış olan bir süreçtir. Ama doğal olarak ki meydana getirilen masa başı çalışmalarında temelleri atılmıştır. Sahne üstünde yavaş yavaş somutluk kazanmaya ve oyunun anlamını pekiştirmeye, anlatımın karşı tarafa geçmesi için tesirini göstermeye adım atmıştır. Bu süreçte provalara katılan teknik elemanlar da bir süre önce belirlenen fikirleri ve sonradan ortaya çıkan fikirleri uygulamaya başlarlar. Bu uygulamada belirleyici olan etmenler, rejinin ve oyunun türüne bağlı olarak farklılık izah edebilir.
Meydana getirilen emek harcamalar sonunda, yönetmen ve başka görevli kadro oyunda gördükleri son eksiklikleri denetim ederler. Bu tür şeyler içinde aksiyonun az olduğu ve mesele yaratabilecek bölgeler, fazlalık benzer biçimde görünen parçaların budanması ya da noksan kalmış olduğu fikredilen bölgeler için yapılacak yeni emek harcamalar sayılabilir.
Tüm bu süreçler sonunda bir oyun sergilenme aşamasına gelmiş ve seyircilerin zihninde yaşam bulması için gösterime hazır hale getirilmiştir.
YORUMLAR