sempati isim Fransızca sympathie Bir insanoğlunun bir başkasına karşı organik ve içgüdüsel olarak bir eğilim, sevgi ve yakınlık du...
sempati
isim Fransızca sympathie
Bir insanoğlunun bir başkasına karşı organik ve içgüdüsel olarak bir eğilim, sevgi ve yakınlık duyması, cana yakınlık, sıcakkanlılık.
(birine) sempati duymak (ya da beslemek) (birinin) sempatisini kazanmak
Empati ve Sempati temalı münazara için tavsiye verir misiniz?
SEMPATİ a. (fr. sympathie; lat. sympa- thia; yun. sympatheia, duygusal kaynaş- ma'dan).
1. iki insanoğlunun içinde karşılıklı yakınlıktan ve benzerliklerden oluşan içten ilgi, sevgi: Aralarında derin bir sempati vardır.
2. Bir kimsenin başka bir insana duyduğu içten ve sıcak organik eğilim; yakınlık: Bir hiç kimseye sempatisi olmak. Bir hiç kimseye sempatiyle yaklaşmak. Bir hiç kimseye sempati duymak, sempati beslemek. Bir kimsenin sempatisini kazanmak.
3. Bir partiye, bir düşünceye vb. sempati duymak, o partiye, onun temsil etmiş olduğu şeye yakınlık, eğilim duymak; o düşünceyi pozitif bulmak: Liberallere, liberal düşüncelere sempati duymak.
*Tip. Bir organda zedelenme ya da bozulma olduğu süre benzerinde ortaya çıkan değişim. (Bir böbreğin bozulması ödünleyici olarak diğeri böbreğin aşırı çalışmasına niçin olur. Bunun tersine, bir gözün zedelenmesi, diğeri gözde de lez- yona niçin olabilir [sempati oftalmisi].)
*liptar. Sempati tozu, güneşte kavrulmuş hidratlı demir sülfatın toz haline getirildikten sonrasında arapzamkı ile karışımından elde edilmiş görgül ilaç. Batı'da, XVII. yy.'da yaraların iyileştirilmesinde benzeri olmayan kabul edilirdi. (Gizbilimciler bu ilacın uzaktan da tedavi etme kabiliyetine haiz olduğuna ve bunun da yaralardan çıkan pansumanları bu madde ile ovalamakla gerçekleşeceğine inanırlardı.)
1. iki insanoğlunun içinde karşılıklı yakınlıktan ve benzerliklerden oluşan içten ilgi, sevgi: Aralarında derin bir sempati vardır.
2. Bir kimsenin başka bir insana duyduğu içten ve sıcak organik eğilim; yakınlık: Bir hiç kimseye sempatisi olmak. Bir hiç kimseye sempatiyle yaklaşmak. Bir hiç kimseye sempati duymak, sempati beslemek. Bir kimsenin sempatisini kazanmak.
3. Bir partiye, bir düşünceye vb. sempati duymak, o partiye, onun temsil etmiş olduğu şeye yakınlık, eğilim duymak; o düşünceyi pozitif bulmak: Liberallere, liberal düşüncelere sempati duymak.
*Tip. Bir organda zedelenme ya da bozulma olduğu süre benzerinde ortaya çıkan değişim. (Bir böbreğin bozulması ödünleyici olarak diğeri böbreğin aşırı çalışmasına niçin olur. Bunun tersine, bir gözün zedelenmesi, diğeri gözde de lez- yona niçin olabilir [sempati oftalmisi].)
*liptar. Sempati tozu, güneşte kavrulmuş hidratlı demir sülfatın toz haline getirildikten sonrasında arapzamkı ile karışımından elde edilmiş görgül ilaç. Batı'da, XVII. yy.'da yaraların iyileştirilmesinde benzeri olmayan kabul edilirdi. (Gizbilimciler bu ilacın uzaktan da tedavi etme kabiliyetine haiz olduğuna ve bunun da yaralardan çıkan pansumanları bu madde ile ovalamakla gerçekleşeceğine inanırlardı.)
Kaynak: Büyük Larousse
YORUMLAR