Ulvi sıfat, eskimiş (ulvi: ) Arapça ¤ulv³ 1 . Yüce. 2 . Eşsiz, benzersiz özellikler taşıyan: "Doktor Hikmet, o vakit t...
Ulvi
sıfat, eskimiş (ulvi: ) Arapça ¤ulv³
1 . Yüce.
2 . Eşsiz, benzersiz özellikler taşıyan:
3 . Gökle ilgili olan, semavi.
sıfat, eskimiş (ulvi: ) Arapça ¤ulv³
1 . Yüce.
2 . Eşsiz, benzersiz özellikler taşıyan:
"Doktor Hikmet, o vakit tabiatın bu ulvi manzarası karşısında sarsılarak biraz hakikate gelir gibi oldu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Gökle ilgili olan, semavi.
ULVİ sıf. (ar. culüw'den rulvi). Esk.
1. Yüce, yüksek: Ulvi hisler.
2. Göksel, göğe ait, ilahi: "Ey tatlı ve ulvi gece! Yıllarca devam eti" (Y. K. Bayatlı).
*Esk. gökbil. Güneş'ten uzaklıkları Dünya'dan fazla olduğu için sanki bütün gökyüzünü dolaşıyoımuş gibi görünen gezegenlere verilen ad.
1. Yüce, yüksek: Ulvi hisler.
2. Göksel, göğe ait, ilahi: "Ey tatlı ve ulvi gece! Yıllarca devam eti" (Y. K. Bayatlı).
*Esk. gökbil. Güneş'ten uzaklıkları Dünya'dan fazla olduğu için sanki bütün gökyüzünü dolaşıyoımuş gibi görünen gezegenlere verilen ad.
Kaynak: Büyük Larousse
YORUMLAR