UZLAŞMAK gçz. f. Karşılıklı ödünler vererek bir anlaşmaya varmak, uyuşmak: Partiler erken seçim konusunda uzlaştılar. * uzlaşılmak ...
UZLAŞMAK gçz. f. Karşılıklı ödünler vererek bir anlaşmaya varmak, uyuşmak: Partiler erken seçim konusunda uzlaştılar.
* uzlaşılmak edilg. f. Uzlaşmaya varılmak, uzlaşma sağlanmak: Onlarla uzlaşılamayacağını bilmeliydiniz.
* uzlaştırmak ettirg. f. Bir kimseyi, bir kimseyle uzlaştırmak, kimseleri (birbıriyle) uzlaştırmak, onların birbiriyle anlaşmalarını, uzlaşmalarını sağlamak: Babayla oğulu uzlaştırmak. Kendi çıkarlarını başkalarınkilerle uzlaştırmak.
* uzlaşılmak edilg. f. Uzlaşmaya varılmak, uzlaşma sağlanmak: Onlarla uzlaşılamayacağını bilmeliydiniz.
* uzlaştırmak ettirg. f. Bir kimseyi, bir kimseyle uzlaştırmak, kimseleri (birbıriyle) uzlaştırmak, onların birbiriyle anlaşmalarını, uzlaşmalarını sağlamak: Babayla oğulu uzlaştırmak. Kendi çıkarlarını başkalarınkilerle uzlaştırmak.
Kaynak: Büyük Larousse
YORUMLAR