Bu devirde insanoğlu mağaralarda yaşamaktadır. Hava çok soğuktur ve etrafları buzullarla çevrilidir. Yırtıcı hayvanlar ve bilmedikleri tabia...
Bu devirde insanoğlu mağaralarda yaşamaktadır. Hava çok soğuktur ve etrafları buzullarla çevrilidir. Yırtıcı hayvanlar ve bilmedikleri tabiat vakaları sebebiyle hayatları birçok çekince ile doludur. Yiyecek bulmak için yırtıcı hayvanları avlamak gerekmektedir. Bundan başka doğum, ölüm şeklinde anlayamadıkları tabiat vakalarını görmektedirler. Bu vakalar onlarda ilk inançların oluşmasına yol açmıştır.
Yazıyı bilmedikleri için, fikir ve inançlarını, korku ve sevinçlerini ilkin müzik ve dansla, sonrasında fotoğraf ve heykellerle ifade etmeye çalışırlar. Bundan dolayı ilk sanat inanç ve ihtiyaçlardan doğar.
Sanat ile insanların güzel duyu duyguları gelişmeye adım atar.
Mağara devri insanlarından bizlere çok sayıda eserler kalmıştır. Bunlar incelenmiş olduğu süre hep iki mevzunun olduğu görülür: Hanım ve hayvanlar.
Tarihöncesi dönemden kalma hanım heykelciklerine idol denir. Bunlar dinsel amaçlı eserlerdir. İdoller çoğu zaman son aşama şişman, doğala benzemeyen görünüştedir (şematize).
Mağara devri insanlarının beslenmek için hayvan avlaması gerekiyordu. Avların iyi geçmesi ve daha çok hayvan avlamak için çeşitli büyü ve sihirler yapılıyordu. Binlerce yıl süresince mağaraların duvarlarına büyülü resimler, kabartmalar, işaretler yaptılar. Bunlar fotoğraf sanatının ilk örneklerini oluşturur. En ünlüleri FransaÂ’da Lascaux (Lasko), İspanyaÂ’da Altamira mağaralarındadır. Resimlerde el, parmakla çizilmiş çizgiler, avlanan hayvanlar, tuzak resimleri vardır.
YORUMLAR