Cumhuriyetin ilanı sonrası eğitim ve kültür alanında yapılan yenilikler ve değişikliklere genel bir bakış. Yeni Alfabe, TTK, TDK, tekke ve z...
Cumhuriyetin ilanı sonrası eğitim ve kültür alanında yapılan yenilikler ve değişikliklere genel bir bakış. Yeni Alfabe, TTK, TDK, tekke ve zaviyelerin kapanması gibi…
EĞİTİM SİSTEMİNDE YENİLEŞME
• Osmanlı Devleti’nde temel eğitim kurumları medreselerdi. Medreselerde eğitim birkaç dalda ve dinsel açıdan yapılıyordu. Müslümanlar için ayrıca ilkokul düzeyinde mahalle mektepleri bulunuyordu. Çevre halkının katkılarıyla açılan bu okullarda okuma yazma öğretilirdi.
Müslümanlar dışındaki Osmanlı vatandaşları ise diledikleri gibi okullar açıp, öğretim faaliyetlerini istedikleri biçimde düzenliyorlardı.
• İsteyenler, yurdun çeşitli yerlerindeki medreselerde öğrenimlerini sürdürebilirlerdi. Medreseler, hayır işleriyle uğraşan kişiler tarafından açılırdı. Devlet, medreselerin eğitim-öğretim işlerine pek karışmazdı.
• 19. Yüzyılda birkaç mühendis okulu açıldı. Bunu, Harp Okulu ile Tıp Okulu izledi. Tanzimat döneminde, sınırlı sayıda da olsa ortaokul ve lise açıldı.
• 20. yüzyılın başlarında büyük kentler ve çevresinde ilkokullar yaygınlaştırıldı, öğretmen okulları açıldı. Kızlar da okula gönderilmeye başlandı.
• Cumhuriyet döneminde Tevhid-i Tedrisat (Öğretimin Birleştirilmesi) Kanunu ile yurttaki tüm eğitim ve öğretim kurumları devlet denetimine geçti.
• Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim ve öğretim işlerinden sorumlu tek kurum haline geldi.
• Tanzimattan beri ikili bir sistem halini alan (medrese-mektep ikiliği) eğitim ve öğretim, çağdaşlaştırılarak birleştirildi.
• Medreseler kaldırıldı.
• Yabancı azınlık okulları Türkiye Cumhuriyeti’nin denetimine tabi tutuldu.
• Yeni Türk Harfleri’nin kabul edilmesiyle birlikte eğitim ve düşünce hayatı canlandı.
• İlköğretim kuruluşları hızla arttırıldı.
• Ortaokul, lise ve meslek okulları çoğaldı.
• Üniversiteler çağdaşlaşma çabasına hız verdiler.
1925’te Ankara’da Ankara Hukuk Mektebi,
DTCF,
Yüksek Ziraat Enstitüsü açıldı.
1933’te Darülfünun kaldırıldı, istanbul Üniversitesi kuruldu.
19334’te Devlet Güzel Sanatlar Akademisi ve Devlet Konservatuarı açıldı.
YENİ ALFABENİN KABULÜ (3 Kasım 1928)
Türklerin İslâmiyeti kabul etmelerinden sonra ve özellikle Osmanlı Devleti döneminde giderek Türk Dili, Arapça ve Farsça’nın etkisine girmiş, Türkler eski alfabelerini bırakıp Arap alfabesini kullanmaya başlamışlardı.
Arap alfabesi birçok bakımdan Türkçeye uygun düşmüyordu. Arap harfleriyle okumak ve yazmak son derece güçtü. Bu nedenle okuma-yazma oranı çok düşüktü.
Yapılan araştırmalarda Lâtin alfabesinin Türkçeye çok uygun olduğu anlaşılınca Yeni Türk Harfleri resmen kabul edildi.
YORUMLAR